Çok mu şey istiyorum .....
Basketbolu önce bir spor olarak düşünün. Ardından aynı oyuna bu kez bir sanat eseri gibi bakmayı deneyin.
Spor olarak baktığınızda herkesin dikkat ettiği şey nettir: sonuç. Potadan seken topun ribaundunun alınması, verilen pasın yerine ulaşması, atılan şutun çemberden geçmesi, yapılan bloğun sayı olmasını engellemesi... Bunların hepsi istatistiklere yansır. Maç sonunda da çoğu insan sadece rakamlara bakar. O hareketin nasıl yapıldığıyla ise pek ilgilenmez.
Oysa basketbolun rakamlarla ölçülemeyen bir yanı daha vardır.
Bazen rakip takımın oyuncusu bile yapsa kendinizi alkışlarken bulduğunuz hareketler olur. Ya da istemsizce "Vay anasını!" dersiniz. Çünkü o an yalnızca bir basket ya da bir asist görmezsiniz; estetik, zamanlama ve yaratıcılığın birleştiği kısa bir sanat gösterisi izlersiniz.
Yarım asırdan fazla zaman geçmesine rağmen hâlâ hafızamda canlı kalan hareketler var. Julius Erving'nin attığı o unutulmaz ters turnike... Michael Jordan'ın havada adeta asılı kalıp bıraktığı şut... Serbest atış çizgisinden yükselerek yaptığı o efsanevi smaç...
Bunlar sadece iki sayı değildi. Basketbolun estetik yönünü bütün dünyaya gösteren anlardı.
Elli yılı aşkın süredir basketbolun içindeyim. Bugün bile gözüme hoş gelen, ritmi olan, zamanlaması kusursuz bir hareket gördüğümde aynı heyecanı hissediyorum. Çünkü basketbol sadece kazanmak için oynanan bir oyun değil; doğru oynandığında izleyene de keyif veren bir gösteridir.
Yıllar boyunca hareketlerinde hiç ahenk olmayan, basketbol ritminden uzak ama çok büyük paralar kazanan sayısız kadın ve erkek oyuncu gördüm. Bunun tam tersine, son derece gösterişli hareketler yapan, estetik açıdan göze hoş gelen fakat takımına neredeyse hiçbir katkı sağlamayan oyuncular da izledim.
Bence gerçek ustalık bu iki uç arasında bir yerde yatıyor.
Güzel hareketi doğru zamanda yapabilmek... Estetiği verimlilikle buluşturabilmek... Seyir zevki ile takım oyununu aynı potada eritebilmek...
İşte basketbolun sanat tarafı tam da burada başlıyor.
Belki de bu yüzden bazı oyuncuların istatistiklerini yıllar sonra kimse hatırlamaz. Ama onların yaptığı tek bir hareket, tek bir pas, tek bir smaç ya da tek bir turnike basketbolseverlerin hafızasında onlarca yıl yaşamaya devam eder.
Çünkü basketbol bazen sadece kazanılan bir oyun değildir.
Bazen de izleyenlerin hafızasında kalan bir sanat eseridir.
Yorumlar
Yorum Gönder