Ana içeriğe atla

ZAFERİN KIYISINDA BÖLÜM 2


SOYUNMA ODASI NOT DEFTERİ VE ASİSTANLAR

 

Asistan koç ilk dersini almıştı. "Asla yeterli iş yaptığını düşünme."

 

Odanın duvarlarında bir sürü poster ve yazı aslıydı. “Zafer en az hata yapan takımı şereflendirir.” Knight’ın favorisiydi.

 

Maç geceleri, Knight’ın oyuncuları ile not defterleri olmadan konuştuğu tek zamandı. 

Diğer zamanlar her oyuncu defterini yanında taşımak zorundaydı.

Knight basketbolun tarih veya İngilizce dersinden farksız olduğuna inanır ve “tek fark var, onlarda unuttukları bilgiler için geriye dönüp kitaplarına bakabilirler ama basketbol için böyle bir kitap yok” derdi.

 

Oyuncular rastgele veya komik şeyleri değil ciddi fikirleri deftere geçirmeye dikkat ederlerdi bunun sebebi Knight yıl içinde eline bir defter geçirip sayfalarına göz atmayı alışkanlık haline getirmişti.

 

Her rakip oyuncu ve onu tutacak oyuncu ismini tahtaya yazmıştı, sonrasında oyuncu solak mı yoksa atış yapmak için fake atar mı gibi hatırlatmalar.

 

TOPU İKİ ELLE TUT VE CEZA

 

Haris pası tutmak için elini tembelce uzattığında Knight basmıştı azarı “ Andre, bu takımda tek elle basketbola yer yok . 

Eğer Tanrı bu oyunu tek elinle oynamanı isteseydi göründen çıkan bir el verirdi sana.” 

 

Böylece cuma günü idmanın ortalarında hepsini dışarı kovup onlara, “Yarın sizi burada saat altıda göreceğim” dedi.


Birçok koç için bu eski bir cezalandırma yönetimiydi ana Knight için değil. O hiçbir zaman standart ceza yöntemlerine baş vurmazdı. 

Sahayı terk ettiklerinde saat 8’idi ve Knight iyi hissediyordu ancak “öğlen geri gelin’ dedi.

90 dakika daha çalıştılar.

 

Öğleden sonra oyuncuları saldığında saat 9.15 te Big Ten basın günü için Chicago’ya uçmak üzere hava alanında olmalarını söyleyen Alford ve Robinson hariç hepsine bir gün sonraki gün saat 4.30’da kendi aralarında yapacakları hazırlık karşılaşması için gelmelerini söyledi.

 

TOPLANTI VE KONUŞMALAR

 

Ben biliyorum, hepimiz biliyoruz ki, sizden istediğimiz her şeyi yapmaya çalışıyorsunuz, Bunun her zaman kolay olmadığının farkındayım. Aslına bakarsanız bazen s.ksen olmayacak şeyler bunlar. Ama denemek zorundasınız. Yorgunken oynamak zorundasınız.

 

 

AHLAKLI OLMAK YETMEZ ÇALIŞACAKSIN

 

Biliyorsunuz Michigan takımının guardı Scott Skiles’ı bu takıma sokmanın imkânı yok çünkü Skiles üç defa tutuklandı. Biz sizin gibi çocukları istiyoruz. Ama Scott Skiles her birinizden daha sağlam. 

Basketbol oyununu kazandıran şey sağlamlıktır, çocuklar. Zekadır basketbol maçlarını kazandıran. Düşünmeden oynarsanız ancak kaybedersiniz.

 

Haris dışında hiçbiriniz muhteşem bir atlet değilsiniz. Alford dışında hiçbiriniz muhteşem bir şutör değilsiniz. Kısasınız. Kazanmak için her gün rakip oyunculardan daha zeki ve daha güçlü olmak zorundasınız. Ve maç başlayınca da büyülü ir formülle daha güçlü ve daha akıllı olmak gibi bir formül yok. Her idmanda çabalamamız gerekir.

 

Deplasmandayken otobüslerin takımı karşılamaya hazır olmasından da idareciler sorumluydu.

 

RAKİPTEN DAHA FAZLA SENDEN KORKARLARSA İYİ OYNARLAR

 

Bu Knight’ın temel felsefesiydi. Temel yaklaşımı hiç değişmemişti: korku, bir numaralı silahıydı. Bir oyuncunun kendisine bağırmasından korkmasının ya da gözden düşmesinin onun daha iyi oynamasına yarayacağına inanırdı. Ve eğer ondan rakipten daha fazla korkarlarsa muhtemelen daha iyi oynayacaklar demekti.

 

 

İLK MAÇ ÖNCESİ TECRÜBELİ BİR ARKADAŞINI KONUŞTUR

 

Knight ilk maçın öncesinde soyunma odasında konuşması için eski bir arkadaşını Atletizm direktörü Ralph Floyd’u getirdi. 

Bunu iki nedenle yapıyordu oyuncuların arada sırada farklı bir ses duymasının iyi olacağına olan inancı ikincisi de Floyd’un bundan keyif alacağını bilmesindendi.

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...