SİSTEMİN ÖZÜ DİSİPLİN İLE YETENEĞİ YENMEK
Geçen sene takımın başarısızlığının sistemin kabahati olarak görülmesi, insanların Knight’ın bir yerlerde ipin ucunu kaçırdığını, disiplin ve sağlamlığın katıksız yeteneğe karşı artık galip gelemeyeceğinin anladığını düşünmesi, Knight’ı her şeyden daha çok yıpratmıştı.
Ancak maçın skoru 82-67’ydi Knight ve rakip takımın koçu Pheleps sahanın ortasında sarılmıştı.
Phleps için bu, bir mağlubiyetti. Knight için ise temize çıkma ve intikam alma anıydı.
Tüm dünya bunun yazıp konuşmalıydı. Sistem, hala çalışıyordu.
BURSU ALDIN BU 1 DOLAR DA SENİN BENDEN ALACAĞIN SON ŞEY
Maçı kazanmada baş rolü oynayan Morgan’ın boyu sadece 1.93 olduğu ve pivot mevkiinde oynadığı için çok fazla talibi olmamıştı.
Fazla talibi olmadığından Knight onu Indiana’ya istediğini söylediğinde hemen kabul etmişti.
O ilk baharda, Morgan adına düzenlenen resmi bir davette konuşmacı Knight “Cebinden bir dolar çıkarıp tabağa koymuştu “diye hatırlıyor Morgan. “Bunu sana verip saklamanı, çünkü bedavadan aldığın son şeyin bu olacağını söylemişti.”
Morgan, Ohio State mağlubiyetinde korkunç berbat bir oyun çıkardığı zaman Knight onu eve dönüş uçağına almamıştı.
KURALLAR VE NCAA
NCAA, kendisinin üniversite sporcularına kurallarını uygulatma konusunda yetersiz olduğunu bir defalarca kanıtlamıştı.
Oyunculara arabalar, para, atlar, mülkler, kadınlar aklınıza ne gelirse verilirdi, ama NCAA hemen hiçbir zaman hiçbir şey ispatlayamazdı. Üniversite futbolunda, üniversite basketbolunda hemen tüm büyük okullar hile yapardı. Çoğu da atletleri sömürür ve utanç verici mezuniyet oranları çıkartırdı- bazen de hiç mezun vermezlerdi bile.
NCAA, büyük hilekarları başarılı bir şekilde kovuşturmaya uğratmaya yetersiz ( isteksiz ) olduğu için zaman zaman küçük yemlerin peşinden giderdi.
Örneğin ufak okullardan birinin asistan koçlarından birisini Eylül ayında takımın kendi arasında oynadığı maçta oyuncu olarak katıldığı için cezalandırmıştı. NCAA’a göre koçların da oynadığı maçlar, idmanlarda olsa bile yasa dışıydı.
ONURLU GALİBİYET YOK
“Sorun yeterince canınızın acımaması olması” dedi. “Güzel bir maç oynadığınız için tatminkâr bir halde oturuyorsunuz burada. Tek dileğim şimdi odaya gidip ağlamak. Ağlayabilirim. Çocuklar, manevi zafer diye bir şey yok. Maç orada kazanmamızı bekliyordu ve biz onu kaybettik. Onun yerine bu hilekâr piç kuruları kazandı.
Daha önceden takımın ilk beşini yazdığı kara tahtanın önünde dikiliyordu. Oyuncularına baktı. Onlar da ona. Knight kafasını tahtaya çevirip pek yumuşak olmayan bir şekilde vurdu “tek dileğim gidip ağlamak” Ağlamak üzereydi.

Yorumlar
Yorum Gönder