Ana içeriğe atla

GERÇEK SIÇANLAR





Olay, 1970'lerde Amerika'da geçiyor.

Yaz aylarında ülkemizde de yaygınlaşan bir basketbol kampında, hep aynı antrenörleri dinlemekten sıkılan çocuklara biraz farklı şeyler anlatabilecek genç ve henüz pek tanınmayan bir antrenör buluyorlar. Adı Jim Valvano.

Kamp müdürü, Valvano'yu çocuklarla tanıştırdıktan sonra kendi işleriyle ilgilenmek üzere ofisine çekiliyor.

Aradan 45 dakika geçiyor. Dışarıdan gelen gürültüyü merak eden müdür, bakmak için dışarı çıkıyor. Karşılaştığı manzara oldukça ilginç: Onlarca çocuk, Valvano'yu omuzlarına almış, hep bir ağızdan "Veee! Veee! Veee!" diye bağırarak bir potaya doğru taşıyorlar.

Valvano da sanki bir final maçını kazanmış gibi potanın filesini kesiyor, boynuna takıyor ve "Bunu Garden'da da yapacağım!" diye bağırıyor.

Aradan yıllar geçiyor. Valvano, 1983 yılında North Carolina State Üniversitesi'ni NCAA şampiyonluğuna taşıyor. Final düdüğü çaldığında yaptığı şey ise çocuklara verdiği sözü tutmak oluyor: Şampiyonluk filesini kesip boynuna takıyor.

Aslında o takımın şampiyon olmasına pek kimse ihtimal vermiyordu. Ancak Valvano'nun renkli kişiliği, müthiş motivasyon yeteneği ve oyuncularıyla kurduğu ilişki, bu inanılmaz başarının en önemli parçalarından biriydi.

Valvano'nun çocuklara basketbolu anlatırken kullandığı yöntemleri gösteren, yine o yaz kampından bir hikâye daha var.

Bir gün çocuklara, sadece sayı atan, asist yapan ya da gösterişli hareketlerle ön plana çıkan oyuncular olmanın yeterli olmadığını anlatıyor. Bazen bir topu kazanmak için kendini yere atan, rakibin hücumunu durdurmak için hiç düşünmeden önüne geçen ve hücum faulü almaktan çekinmeyen oyuncuların da takım için ne kadar değerli olduğunu vurguluyor.

Ertesi gün kampta işler biraz çığırından çıkıyor!

Çocuklar duvarların, çalıların arkasına saklanıyor, arkadaşlarının önüne aniden çıkarak hücum faulü almaya çalışıyorlar. Düşünsenize, basketbol kampında arkadaşınızın nereden çıkacağını bilemediğiniz bir ortam var!

Valvano'nun bu fedakâr ve gösterişsiz oyunu benimseyen çocuklara taktığı isim ise RATS (Sıçanlar).

Çocuklar bu ismi o kadar seviyorlar ki doldurulmuş beyaz bir fareyi kaykayın üzerine yerleştirerek kendilerine bir de maskot yapıyorlar.

Bu arada, 1983 yılında NCAA şampiyonu olan takımın oyuncularını Sports Illustrated dergisinin yazarı Gary Smith, "True Rats" (Gerçek Sıçanlar) olarak tanımlıyor. Böylece Valvano'nun çocuklara anlatmaya çalıştığı bu oyun anlayışı basketbol tarihine de geçmiş oluyor.

Jim Valvano'nun hayatı ise ne yazık ki çok uzun sürmüyor. 1992 yılında kanser olduğunu açıklıyor ve hastalığıyla verdiği mücadeleyi 1993 yılında, henüz 47 yaşındayken kaybediyor.

Ancak geride yalnızca bir NCAA şampiyonluğu ya da unutulmaz motivasyon konuşmaları bırakmıyor. Basketbolda bazen en değerli oyuncuların, istatistiklerde pek görünmeyen işleri yapanlar olduğunu da hatırlatıyor.

Belki de bu yüzden, yıllar önce bir yaz kampında çocuklara anlattığı o küçük hikâye hâlâ hatırlanmaya değer.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...