U16 yaşından itibaren takımların alan savunmasına karşı hücum hazırlıkları yapması gerektiğini kabul etmek gerekiyor.
Bu yaşlarda oyuncular artık yalnızca adam adama savunmaya karşı hücum etmeyi değil, farklı savunma biçimlerini tanımayı, okumayı ve bunlara uygun çözümler üretmeyi de öğrenmeliler.
Üstelik alan savunmasına karşı hücum çalışmak, sadece belirli hücum setlerini ezberlemek anlamına gelmemeli.
Oyuncuların boş alanları görmeleri, savunmanın yerleşimine göre pozisyon almaları, doğru zamanda pas vermeleri ve topsuz hareketleri değerlendirmeleri açısından da önemli bir öğrenme fırsatı sunuyor.
Belki de alan savunmasına karşı hücumun, üzerinde çok fazla durmadığımız başka bir faydası daha var: Oyuncuların sahada daha fazla inisiyatif almalarını ve kendi basketbol zekâlarını kullanmalarını sağlaması.
JUNK DEFENSE
Basketbolda rakibin oyununu bozmak diye bir kavram vardır. Eskiden bu tür savunmalara Junk Defense denirdi.
Alan savunmasıyla başlayıp adam adama savunmaya dönmek ya da tam tersini yapmak... Bazen de maç içinde bu iki savunma biçimini birbirine karıştırarak uygulamak. Amaç, rakibin hazırladığı hücum düzenlerini bozmak ve alıştığı oyunu oynamasına engel olmaktı.
Böyle durumlarda hücumun kontrolü biraz da koçlardan çıkar, basketbol zekâsı yüksek oyuncular devreye girer.
Bunlar genellikle maç boyunca sahada koç gibi düşünebilen, kendi istatistiklerini akıllarına getirmeden takımın başarısı için oynayan oyunculardır.
Çoğunlukla oyun kurucu pozisyonundaki bu oyuncular, sahada neler olup bittiğini anlar, savunmanın verdiği tepkileri okur ve buna göre karar verirler.
Aslında bu oyuncuların devreye girdiği başka bir durum daha var: Alan savunmalarına karşı hazırlanan bir iki hücum opsiyonunun ardından başlayan oyun.
ALAN SAVUNMASINA HÜCUM
Açık konuşmak gerekirse, adam adama savunmaya karşı dört beş farklı hücum seti bulunan takımların, alan savunmasına karşı en fazla bir iki hücum setine sahip olmasını herkes oldukça doğal karşılıyor.
İlk bakışta bunun nedenini takımların daha az alan savunmasıyla karşılaşmasına bağlayabilirsiniz.
Ancak alan savunmasına karşı hazırlanan hücum setlerinin içeriğine baktığımızda, adam adama hücum setlerinde pek rastlamadığımız ölçüde oyuncuların serbest hareket ettiğini görüyoruz.
Başlangıçta yapılan bir iki topsuz koşu, bir iki perde ve ardından...
Sen ortada dur, sen dışarıda oyna, sen dip çizgisinde dolaş, topu çevirin, topu ortaya verin, fazla dripling yapmadan çabuk paslaşın...
Bu talimatlardan sonra oyuncuların oyunu kendi kararlarıyla devam ettirmeleri bekleniyor.
Adam adama savunmaya karşı oynanan setlerde ise üç beş opsiyonun ardından hâlâ skor üretememişsek oyuncularımıza talimat! verip onlardan pick and roll veya birebir oynamalarını istiyoruz.
Burada ilginç bir çelişki var.
Alan savunmasına karşı hücum ederken oyuncularımızı daha fazla okumaya, karar vermeye, birbirlerinin hareketlerini takip etmeye ve topu paylaşmaya yönlendiriyoruz.
Acaba oyuncuların koçların çizdiği sınırların dışına çıkıp yaratıcılıklarını kullanmalarını istiyorsak, bunu sağlayacak ortamı biraz da kendimiz mi yaratmalıyız?
Belki de topu paylaşarak oynanan, hızlı karar vermeyi gerektiren bir hücum anlayışına geçmek için rakibin alan savunması veya alışılmışın dışındaki savunma tercihleri bize düşündüğümüzden daha fazla yardımcı olabilir.
Hiç düşündünüz mü ? Oyuncuların karar vermesini istiyoruz ama onlara karar verebilecekleri alanı ne kadar bırakıyoruz?

Yorumlar
Yorum Gönder