Ana içeriğe atla

EUROLEAUGE İSTATİSTİKLERİ






Yüksek tempo konusundaki düşüncelerimi doğrulamak için bir araştırma yapıyordum. Ulaştığım istatistikler, doğru yönde düşündüğümü gösteriyor.

EuroLeague'de bu sezon rakip potaya maç başına en fazla şut kullanan takım, 83 ortalamayla Valencia. Onu 79,5 ile Real Madrid, 79 ile Olympiacos, 78,5 ile Paris ve 77,2 ile Hapoel takip ediyor.

Türk takımlarına baktığımızda Beşiktaş'ın 75,5, Anadolu Efes'in 73, Fenerbahçe'nin ise 71 şut ortalamasıyla oynadığını görüyoruz. 

Bu arada Efes'in maç başına 15,3 top kaybıyla yukarıdaki takımlar arasında en çok top kaybeden takımı olduğunu da belirteyim.


YORUMCU ARKADAŞLAR 

Bu araştırma sırasında bir başka konu da ilgimi çekti. Oynanan 7-8 maçın ardından takımların temel istatistik kategorilerindeki ortalamalarını incelemeye başladım. 

Böylece devre arasında maçın gidişatı hakkında daha somut değerlendirmeler yapmamızı sağlayabilecek bir tablo ortaya çıktı.

Bu çalışmanın, özellikle yorumcu arkadaşlarımıza katkı sağlayacağını düşünüyorum. Amacım elbette kimseyi eleştirmek değil. 

Maçın gidişatını değerlendirirken tahminler yerine, sahada olup biteni daha iyi açıklayan somut verilerden yararlanabilmek.

Bir maçın devre arasında bazı istatistiklere bakarak nelerin yolunda gittiğini, hangi alanlarda sorun yaşandığını ve bu sorunlar devam ederse maçın sonucunun nasıl etkilenebileceğini anlamak mümkün.

Aşağıdaki verilerin, maçları yorumlarken ve değerlendirirken hepimize yardımcı olacağını umuyorum.




2025-26 normal sezonunda 20 takımın her biri 38 maç oynadı. Lig toplamları üzerinden hesaplanan takım başına maç ortalamaları, şut yüzdeleri ve temel istatistikler DBasket’in sezon tablosunda yer alıyor. 

DBasket+1


1. EuroLeague 2025-26 temel lig ortalamaları


İstatistik

Takım başına maç ortalaması

Atılan sayı

86,2

Kullanılan iki ve üç sayılık atışlar

64,3

Saha içi isabet yüzdesi

%47,48

Üç sayı isabet yüzdesi

%36,00

Serbest atış isabet yüzdesi

%78,49

Serbest atış denemesi

19,8

Hücum ribaundu

11,2

Savunma ribaundu

23,5

Toplam ribaund

34,7

Asist

18,9

Top kaybı

12,4

Top çalma

6,4

Blok

2,5


 


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...