Ana içeriğe atla

OYUNCUNUZ BGL’DEN SONRA NE YAPACAK ?

 


Eğer takımınızda gelecekte çok iyi bir Playmaker olacağına inandığınız bir oyuncunuz varsa, hiç beklemeyin. Bugünden itibaren onu takımınızın en iyi savunmacısı olarak yetiştirmeye çalışın.

Oyuncunuz harika bir şutör, iyi bir skorer ya da müthiş bir pasör olabilir. Bunların hiçbiri gerçeği değiştirmemeli. O, takımın en sert savunmacılarından biri olmalı. 

Aldığı darbeleri umursamadan, inatla rakibinin karşısında durmalı; kolay geçilmemeli ve rakibine sayı şansı vermemek için mücadele etmeli.

İşiniz zor. Hücumun cazibesine kapılmış genç bir oyuncuyu bunlara ikna etmek hiç kolay değil. 

Her maç 20-30 sayı atan bir oyuncuya, “Adamını tutamazsan oyundan çıkacaksın” demek de öyle.

Ancak oyuncunuzun U18’den sonra basketbol oynamaya devam etmesini istiyorsanız, bunu yapmak zorundasınız.

Bugün BSL’de forma giyen Türk guardların süre alabilmek için savunmada fazladan çaba göstermeleri gerekiyor. 

Doğuş Özdemiroğlu, Şehmus Hazer ve Berk Uğurlu gibi isimlere bakın.

Oyuncunuz ne kadar yetenekli olursa olsun, savunmada takımın en zayıf halkası olmamalı. 

Hatta agresifliğiyle rakibi en çok yıpratan oyunculardan biri olmalı. İşte o zaman koçu, gençliğine ve tecrübesizliğine rağmen ona şans verebilir.

İki sene önce çalıştırdığım takımda, BGL’den A takıma yükselen iki skorer oyuncudan biri bugün BSL’de, diğeri ise TBL’de oynuyor. 

Her ikisi de rakip takımın atletik, skorer Amerikalılarını savunmakla görevlendiriliyor.

Üstelik bu oyuncular, kendilerine tanınan fırsatı büyük ölçüde savunmada gösterdikleri çabaya borçlular. 

Bu performansı sürdürebilirlerse kendilerini kabul ettirme şansları var. Savunmaları zayıf olsaydı bu fırsatı yakalamaları çok daha zor olurdu.

Nitekim BGL’de onlardan daha iyi oynayan, hatta milli takımlara seçilmiş!  birçok oyuncu hâlâ sırasını bekliyor.



Sistem gereği birlikte oynayan her iki oyunkurucu da maç başına yaklaşık 20 sayı civarında oynuyordu.

2006 doğumlu Efe Postel BSL'de Tofaş'da ilk senesinde, 

2007 doğumlu Yücel Başaran ise TBL'de ilk senesinde 

ortalama 4 sayı atmalarına rağmen yaklaşık 14 dakika sahada kalıyorlar. 





 

 Topa Baskı ve Ters Taraf Pozisyonu

Peki, genç bir oyuncuya savunma nasıl öğretilir? Çoğunuz biliyorsunuz ama ben yine de hatırlatmaya çalışayım.

Bildiğiniz gibi savunma, hücumdan biraz farklıdır. 

Hücumda oyuncunuzun yeteneklerini geliştirmek, yeni beceriler kazandırmak ve farklı çözümler üretmesini sağlamak için pek çok şey yapabilirsiniz. 

Savunmada ise öğretebilecekleriniz daha sınırlıdır.

Öncelikle oyuncunuza, rakibiyle kendi potası arasındaki konumunu ve topun bulunduğu yere göre nerede durması gerektiğini öğretmelisiniz. Yani yalnızca adamını takip etmesini değil, topun pozisyonuna göre doğru yerde durmasını ve o pozisyonu korumasını sağlamalısınız.

Bunun yanında perdelerde nasıl savunma yapacağını ve topa baskı uygularken fiziksel temasa nasıl karşılık vereceğini de öğretebilirsiniz.

Bundan sonrası büyük ölçüde oyuncunuza kalır. Konsantrasyonunu korumalı, mücadeleden vazgeçmemeli ve fiziksel temastan kaçınmamalıdır. Mental olarak güçlü olmalı; yaptığı hataları kabul edip düzeltmek için çaba göstermelidir.

Ancak bütün bunların önünde bir engel var: Hücumun cazibesi.

Genç oyuncuyu ön plana çıkaran, alkışlanmasını sağlayan ve kendisini değerli hissettiren şey çoğu zaman attığı sayılardır. Savunma ise aynı ilgiyi görmez. Oyuncunuzun bu cazibeden kurtulup savunmayı da en az hücum kadar önemsemesini sağlamak zorundasınız.

Bu tatsız ama son derece önemli görevi üstlenmek de maalesef size, yani koçuna düşüyor.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...