Ana içeriğe atla

ÖYLE PRENSİPLER KONULMALIDIR Kİ,BUNLAR ANTRENMANLAR SIRASINDA ÜZÜNTÜLERE VESİLE OLMAMALIDIR.



Mayıs ayında hem yıldızlar hem de gençler turnuvasında bazı maçları izleme imkanını yakaladım. Belki bazı takımları ve turnuva finallerini seyredemedim ancak günümüzde yapılan alt yapı turnuvaları ile ilgili bayağı fikir sahibi oldum diyebilirim.

Turnuvaları izlerken kendi oynadığım ve ardından alt yapı antrenörlüğü  yaptığım günleri hatırladım ve bazı şeylerin pek değişmediğini bazıların da tamamen değiştiğini gözlemledim.

Uzun zamandır bu blogda yabancı antrenörlerin özlü sözleri ve basketbol ile ilgili tavsiyelerini paylaşıyorum. Bu defa Türkiye’nin gelmiş geçmiş en iyi antrenörlerinden biri  olan Aydan Siyavuş’un 1974 yılında Basket Dergisi’nde çıkan bir yazısını paylaşmak istedim.



( Alt yapıda ve ardından A takımda da oyuncusu olma şansını yakaladığım Aydan ağabeyin öz geçmişi ile ilgili kısa bir bilgiyi de paylaşıyorum. )

Türkiye Basketbol Ligi'nde 7 kez şampiyonluk kazanarak en fazla şampiyonluk yaşayan antrenör oldu. 
Milli takımlar genelinde 500'ün üzerinde maça çıkan Siyavuş, 1981 yılında Türkiye Millî Basketbol Takımı'nın başındayken Bulgaristan'da düzenenlenen turnuvada, Yugoslavya Milli Basketbol Takımı'nı yenerek Türkiye'ye Balkan Şampiyonluğu'nu kazandırdı. 
1990 yılında Efes Pilsen ile Koraç Kupası'nda ilk kez çeyrek finali yakaladı.              


Sadece kendi yetiştirmiş  olduğu oyuncular ile Kadıköy Spor takımına yıldızlarda ve gençlerde Türkiye  şampiyonlukları kazandıran ardından genç takım ile ikinci ligden birinci lige çıkma başarısı gösteren Aydan ağabeyin o yıllardaki basketbol bilgisi kesinlikle yaşadığı devrin çok ilerisindeydi.

Oyuncuların fiziki yapılarının değişmesi ile kaçınılmaz olarak savunma ve hücum düzenlerinde bazı yenilikler ortaya çıktı. En başta bu değişiklikler eski basketbolun modasının geçtiğini  düşündürse de kırk sene önce yazılmış bu yazıyı okuduktan sonra başarıya giden yolun her devirde aynı olduğunu görüyorsunuz.
Genç antrenörlerimiz Aydan ağabeyin kırk yıl önce yazdığı bu yazıdan çok şey öğrenebileceklerine inanıyorum.

Hangi katagori olursa olsun bir basketbol takımında oyuncular ile antrenör arasındaki ilişki çok önemlidir. Günümüzde basının, menecerlerlerin, velilerin daha çok katılımı ile bu ilişki daha da zorlaşmıştır. Sağlam disipline sahip takımlar daha kolay başarıya ulaşırlar. Disiplini sağlamak için bazı kuralları kağıda dökmek ve dikkatli bir şekilde uygulamak işinizi kolaylaştırabilir.
Bu yazı o günün şartlarına göre yazılmış bir örnektir. 

NOT: 
Yazıyı birebir kopyaladım, anlayamadığınız bazı kelimeleri ve cümleleri abilerinize veya babalarınıza sorarak öğrenebilirsiniz.






ÇALIŞMA KAİDELERİ




Öyle prensipler konulmalıdır ki, bunlar antrenmanlar sırasında üzüntülere vesile olmamalıdır.

Antrenörler, basit ve hakikate uygun nizamlar vaz etmelidirler.

Kaideler koyun ve ceza sistemi uygulayın, şöyle ki birinci defa prensiplere aykırı hareket edene 50 tur koşu, ikinci defa 100 tur koşu ve bir hafta antrenman ve maçtan uzaklaştırma, üçüncüde ise takımdan uzaklaştırma.

Bazı antrenörler tayin edeceği cezayı diğer oyuncuların reyine sunma alışkanlığı katiyen terviç edilmez, yanlış tutumdur.

Verilen cezalar doğru ve realist olmalıdır.

Antrenör hiç bir zaman koyduğu kaidelerin aksinin yapıldığını görmemezliğe gelmemelidir. 
Bu durumda antrenör kendini aldatmış olur.

Bunun içinde başkaları tarafından kolayca ihlal edilecek kaideler konulmamalıdır. Böyle bir tutum kazanılabilecek bir mevsime mal olabilir.

Misal olarak konması uygun düşecek kaideleri aşağıda belirtiyoruz.
İçki yok.
Sigarayı mevsim içinde azaltmak ve genel yerlerde içmemek.
Her gün sekiz veya on saat uyku.
Mevsim içinde çok yememek ve bilhassa yağlı yemeklerden kaçınmalı.
Hastalık belirtilerinde derhal ilgililere baş vurulmalıdır.
Her yaralanma ve sakatlanma mutlaka ehemmiyetle tedavi edilmelidir.
Daima kazanmayı düşünmelidir.

Bir takım hiçbir zaman bütün oyuncuları istenen kondisyona gelmeden şampiyon olamaz.

Kondisyonu elde edebilmek ancak çalışma kaidelerine istinasız her oyuncunun uyması ile mümkündür.

Her oyuncunun kendine göre bir derdi vardır, fakat hatırlanmak ve akıldan çıkarmamak gerekir ki asıl mesele takımın problemlerinin tam halledilmesidir.

Antrenör takımı tam yetki ile idare etmekle sorumludur, mağlubiyet halinde tek sorumlu kendisidir.

1974 BASKET DERGİSİ (AYDAN SİYAVUŞ )








Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...