Ana içeriğe atla

Kayıtlar

2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

PAS MI DRİPLİNG Mİ?

Bugün basketbola yeni başlayan çocukları çalıştıran genç bir koç ile sohbet ettik. Bana çalışmalara önce dripling, daha sonra turnike atışı ile başladığından bahsetti. Ben ona, dripling yerine pas ile başlamasının daha iyi olacağını söyledim. Pas ile çalışmalara başlamanın, takım olmak için atılacak ilk adım olduğunu düşünüyorum. Ancak pas, dripling gibi değil. Çalışmak için sadece bir top yeterli olmuyor; mutlaka bir arkadaşa ihtiyaç var. Pas vermek ne kadar önemliyse pası tutmaya çalışmak da o kadar önemli. Ve bunun için özel bilgiler vermek gerekli.   Genelde pas denilince hemen aklımıza iki el ile göğüs pası, baş üstü pas, yere çarptırılarak pas veya tek el paslar geliyor. Ancak pas öğretiminde üç temel aşama olduğu pek aklımıza gelmiyor. Pas öğretiminde önce iki oyuncunun da sabit olduğu paslaşmalar, sonra bir oyuncunun sabit, diğer oyuncunun hareketli olduğu paslar ve ardından en zor olanı, iki oyuncunun da hareketli olduğu paslar geliyor. Genelde “Haydi, paslaşarak karşıya g...

DİRİL VİDEOLARI - SERT SAVUNMALARA KARŞI HAZIRLANMA

  Basketbol hem hızlandı hem de sertleşti, bu nedenle eski diriller yetersiz kalıyor.  Eskiden faul dediğimiz temas artık legal kabul edildiği için oyunculara maç içinde yaşayacakları pozisyonları bu çalışmalar ile antrenmanlarda yaşatmak çok zor. Bu nedenle ciddi araştırmalar yapmanız gerek.    Eğer biraz deneme yanılma yoluyla öğretme lüksünüz varsa o zaman yaratıcılığınız ortaya koyarak yeni diriller üretebilirsiniz.   Geçtiğimiz dört sene süresince ben bu lüksü yakaladım ve internetin de yardımı ile bu konuda ciddi tecrübeler edindim.    Sizlerle, savunmada sertliğe karşı hücum ederken yardımcı olabilecek daha önce uyguladığım bazı dirilleri paylaşmak istiyorum.    İşleyişi ,detayları ve uygulama sırasında nelere dikkat edilmesi gerektiğini beni şahsen arayarak sorabilirsiniz.    Bu konuda yardımcı olmaktan memnun olurum.  

BASKETBOL TARİHİ ( KEVİN G. ANSİKLOPEDİSİ )

  İlk  dönemlerde boyu 1.90’a ulaşan ABD’li sayısı bile bir elin parmaklarını ancak geçebilirken , 2 metre ve üzerindeki basketbolcular hem bulunmaz nimet muamelesi gördüler hem de haksız rekabetin timsali kabul edildiler-  nitekim Frank Lubin gibi devler, uluslararası resmi turnuvalarda bireysel ödül klasmanına bu sebepten ötürü dahil edilmediler.   Basketbolun bu emekleme devrinde potaya en yüksek yüzdeyle hücum etmenin anahtarı haliyle potaya en yakın yerlerde oynamaktan geçiyordu ve boy olarak değilse bile cüsse ve yetenek bakımından fark yaratabilen Henry Dehnert ( Dutch ) gibi öncü isimler, takımın merkezine ; gerek önem gerekse de mevki açısından “ center” ya da “ pivot “ diye tabir ettiğimiz rolün kapsamına alındılar.     Sonraları hakiki devler bu spora akın ettiler; üniversite liglerinde ve profesyonel düzeyde  George Mikkan, Bob Kurland, Don Otten gibi boyu 2 metreyi aşan ve buna karşın vücudunda senkron  ve koordinasyon sorunu yaşamaya...

2011 KIBRIS SEMİNERİ

İnsanların ruhlarını canlandırmayacak küçük planlar yapma. Maçın bazı anlarında ortaya çıkan istek, hırs ve arzuyu tüm maça, tüm maçlara hatta tüm seneye yaymaya çalışın. Büyük organizasyonlar sınırlı sayıda, o nedenle siz görev aldığınız küçük organizasyonları büyütün. Bulunduğunuz yerde fark yaratın. Basketbol beş kişi ile oynandığı, sahanın ölçüleri de aynı olduğu sürece, tüm seminerlerde birbirine benzeyen cümleler duyarsınız.  Ancak üç gün süren bir seminerin en son cümlesi veya en son kelimesi sizi bambaşka yerlere taşıyabilir. Neyi arıyorsunuz: Kazanmanın formülünü mü yoksa oyuncu yetiştirmenin kolay yolu mu? Yoksa her ikisini de mi? Bakın kazanmak için benim geç gelen keşfim ne? Enerji ile kazanmak. İki pota arasında daha çok ve daha hızlı koşan kazanır. Savunma da adamını en çabuk bulan kazanır. En agresif olan kazanır. En kalabalık rotasyona sahip olan kazanır. Kondisyonu en iyi olan kazanır. Kazanmak için hata yapanı yorulan oyuncuya tercih ederim. Standartlara uyarak bi...

SAVUNMADA KAYMAK

Savunmada kaymanın nasıl yapılacağını, vücudun ve bacakların nasıl olması gerektiğini oyunculara öğrettikten sonra, onları karşınıza alıp elinizle ileri, geri ve yana doğru işaretler yaparak çalıştırmak, savunma öğretiminin ilk basamaklarından biri. Çeşitli isimleri olmasına rağmen bu drill eskiden “Ayna”  olarak bilinirdi. Bu çalışmada koçun karşısında bulunan oyuncular, onun işaret ettiği yöne anında kayarak cevap verirler. Buradaki temel amaç, koçun hareketine mümkün olduğunca çabuk reaksiyon vermek.  Dolayısıyla bu drill, savunmada yana kaymanın öğrenilmesinin başlangıç noktası olarak kabul edilebilir. Ancak burada henüz  “kazanmak” veya “mücadele etmek”  bölümü devreye girmiyor. Sadece harekete çabuk reaksiyon veren ve hareketi mekanik olarak daha doğru yapan oyuncular öne çıkıyor. Asıl mücadele ise dripling yapan bir oyuncunun karşısında, aynı savunma hareketlerini kullanarak onun sizi geçmesini engellemeye başladığınızda ortaya çıkar. Koçun karşısında bu harek...

BİR BASKETBOL MAÇI YORUMLARKEN BİLİNMESİ GEREKENLER

Basketbolda bazı temel hücum ve savunma sistemleri vardır. Bu sistemlerin içinde kullanılan yüzlerce farklı taktik, bu taktiklerin uygulanmasında ise onlarca farklı kombinasyon bulunur. Her biri birbirinden farklı olsa da koçlar aynı maç içinde birden fazla sistem kullanabilir, sistemlerin içindeki farklı taktiklere başvurabilir ve bu taktikleri farklı kombinasyonlarla uygulayabilirler. Dolayısıyla sistem, taktik ve kombinasyonları kesin çizgilerle birbirinden ayırmak her zaman kolay değildir. Çünkü koçun elindeki oyuncuların özellikleri, rakibin kim olduğu, maçın gidişatı, skor ve kalan süre gibi birçok faktör antrenörün tercihlerini belirler. Eskiden özellikle NCAA'da bazı koçların belirli sistemleri çok daha katı bir şekilde uyguladığını görürdük. Bu da onların takımlarını ve maçlarını yorumlamayı biraz daha kolaylaştırırdı. Bazı takımlar hızlı oynar, bazıları kontrollü hücum eder, bazıları pivotlarını, bazıları ise guardlarını merkeze alırdı. Hatta bütün maç boyunca alan savunm...

DOĞRU TERCİH YANLIŞ TERCİH VE YORUMCULAR

TV’de basketbol maçı izlerken yorumcuların “doğru tercih” veya “yanlış tercih” dediklerini yüzlerce defa duyuyoruz. Aslında birçok kritere bağlı olan bu yorumun bu kadar kolay ve kesin bir şekilde yapılması beni her zaman rahatsız ediyor. Çünkü bir oyuncunun yaptığı tercihi değerlendirirken yalnızca sonuca bakmak çoğu zaman yeterli olmuyor. Oyuncunun basketbol aklı, yeteneği, takımın oyun stratejisi, rakibin savunması, maçın skoru, kalan süre, faul durumu ve daha birçok değişken aynı anda değerlendirilmeli. Bunların hiçbirini dikkate almadan, yalnızca pozisyonun sonunda ne olduğuna bakarak “doğru tercih” veya “yanlış tercih” demek bana göre basketbolu açıklamaktan çok, sonucu yorumlamak. Bunu anlatan çok basit bir örnek var. Diyelim ki maçın bitimine 5 saniye kala bir sayı öndesiniz. Rakibin topunu kapıyorsunuz ve hızlı hücuma çıkıyorsunuz. Oyuncunuz potaya gidip basketi buluyor. Şimdi ilk bakışta herkes “Harika tercih, maçı bitirdi” diyebilir. Ama gerçekten öyle mi? Basketten sonra 2 ...

KÜÇÜKLER VE TAKIM KİMYASI SORUNU

BSL antrenörlüğüm sırasında hiç unutmadığım bir an yaşamıştım. Rakip, topu getiren kısa oyuncumuzu daha uzun ve daha hantal bir oyuncuyla tutarak oyuna başladı. Bu durumda, normalde çok da top kullanmayan kısa oyuncumuz, hiç set yapmadan adamını geçerek atak etmeye başladı. Basketle sonuçlanan üç dört hücumu aynı şekilde yaptık. Maçın 6-0 başlamasına rağmen, normalde adam değiştirmesi gereken rakip koç aynı eşleşmeyle oyuna devam etti. Bir sonraki hücumda da aynı şeyi yaparken, takımımızdaki diğer oyuncuların yüz ifadeleri dikkatimi çekti. Bana adeta “Hep böyle mi oynayacağız?” der gibi bakmaya başlamışlardı. İşlerin karışacağını o anda anladım. Mantıken yaptığımız her şey doğruydu. Rakibin bize sunduğu eşleşmeyi kullanıyor, kolay sayılar buluyor ve daha maçın başında önemli bir avantaj sağlıyorduk. Ama hiç pas vermeden, her defasında aynı oyuncumuzun sayı atması takımın diğer oyuncularını rahatsız etmeye başlamıştı. Üstelik bahsettiğim oyuncunun takımın en çok sayı atan ilk üç oyuncus...

2027 EN YAŞLI KOÇLAR / NBA NCAA AVRUPA LİGİ - KAZANIRKEN ÖĞRETMEK -

10 SENE ÖNCE İLK SIRAYI ALANLAR  Kazanırken kaybetmek sunumu kısaca basketbol oyunculuk ve antrenörlük geçmişimden bahsederek başlıyor.  Kadın ve Erkek altyapıda ve üst liglerde yaptıklarım ettiklerim vs.. şeklinde, ardından o zamanlar en yaşlı koçlar kimler bölümü geliyor.  Ve "on sene vaktim kaldı "esprisi ile devam ediyor.  İşin ilginç tarafı bugün liglerdeki en yaşlı koçları araştırdığımda karşıma şöyle bir sonuç çıkıyor.  Eğitimin de önemli olduğu NCAA da hala "yetmiş" yaşının üzerinde koçlar varken NBA ve Avrupa Ligi'nde bu yaşta antrenör hiç kalmamış.  Demek ki üst ligler biraz daha yıpratıcı. 2026-27 SEZONU ÜST LİGLERDEKİ EN YAŞLI ANTRENÖRLER SIRALAMASI  NBA 2026-27 Rick Carlisle Indiana Pacers 66 Doc Rivers Milwaukee Bucks 64 Billy Donovan Chicago Bulls 60 Steve Kerr Golden State Warriors 60 EUROLEAUGE – 2026-27  Željko Obradović – 66 Pedro Martínez – 65 Georgios Bartzokas – 61 Pablo Laso – 58 Joan Peñarroya – 57 NCAA  2026-27  ...

ÖZGÜRLÜK MÜ , KURALSIZLIK MI?

Basketbolda oyuncuya özgürlük vermek konusunda zaman zaman farklı düşünceler ortaya çıkıyor. Özellikle genç oyuncularla çalışırken, “Oyuncu topu istediği yere götürsün, istediği zaman pas versin, oyunu kendisi okusun” yaklaşımının gelişim için daha doğru olduğu söylenebiliyor. Ben bu düşüncenin bir bölümüne katılıyorum. Oyuncunun karar verebilmesini, oyunu okuyabilmesini ve sadece antrenörün söylediğini yapan bir oyuncu olmamasını elbette istiyorum. Ama oyuncuyu tamamen serbest bırakmanın, oyuncuya özgürlük vermekle aynı şey olduğunu düşünmüyorum. Benim tercihim,  oyuncunun bir sistem içinde özgür olması. Çünkü basketbol sadece topa sahip olan oyuncunun yaptığı hareketlerden oluşmuyor. Beş oyuncunun aynı anda ne yaptığını, birbirlerinin hareketlerini nasıl tamamladığını ve ortaya çıkan duruma nasıl cevap verdiğini de düşünmek gerekiyor. Bir oyuncuya “Topu istediğin yere götür, istediğin zaman pas ver” dediğinizde, belki ona karar verme özgürlüğü vermiş olursunuz. Ama diğer dört oyu...

KAZANIRKEN ÖĞRETMEK

Bundan on sene önce basketbol antrenörlüğü üzerine bir sunum hazırlamıştım. Çok da profesyonel olmayan bu sunumu, yaklaşık dört farklı üniversitede basketbola meraklı öğrencilerle paylaşma imkânım oldu. Aradan geçen on yılda ise genç takımlardaki oyuncularla çalışma ve onlara bilgi ve birikimlerimi aktarma şansım oldu. Bu süreç, benim de bu konuda kendimi geliştirmeme ve bazı düşüncelerimi yeniden sorgulamama yardımcı oldu. Zaten o sunumda da bahsettiğim gibi, şu anda üst yapılardaki antrenörlerin bu işi bırakma yaşına da yaklaşmış durumdayım. “Kazanırken Öğretmek”  adını verdiğim bu sunumu, postlar halinde bu blogda paylaşmanın daha fazla genç meslektaşıma ve basketbola meraklı gençlere ulaşmasını sağlayacağını düşünüyorum. Önce, sunuma neden böyle bir başlık koyduğumu açıklamak istiyorum. Basketbolda kaliteli öğretimin önündeki en büyük engellerden biri  zaman ve zamanı sınırlayan maç kazanma arzusu. Elinizdeki mevcut oyuncuları eğitmekle maç kazanmayı bir arada yürütmek kon...

HIZLI HÜCUM İÇİN DRİLLER ( VİDEO AÇIKLAMALI )

HIZLI HÜCUM İÇİN DRİLLER VE AÇIKLAMALARINI İÇEREN BİR VİDEO   

KONTROL EDEBİLDİKLERİNİZİ KONTROL EDİN YETER

Size bir basketbol maçının sonucunu değiştirecek binlerce farklı şey sayabilirim. Ancak bunların hepsini her zaman kontrol edemeyiz.  Bununla birlikte, her zaman kontrol edebileceğimiz şeyler de vardır. Bu durumu daha iyi açıklayabilmek için iki farklı düşünce tarzından yola çıkalım. Birincisi, her maça ve her rakibe göre en doğru hücum ve savunmayı uygulamak. Örneğin deplasmanda daha kontrollü, kendi sahanızda ise daha tempolu oynamak gibi. İkincisi ise deplasmanda ya da kendi sahanızda, her maçta ve her rakibe karşı modern basketbolun gerektirdiği hücum ve savunma anlayışını uygulamak. Rakibe göre hazırlık yapacaksanız, oyuncularınızın daha önce farklı oyun tarzlarını uygulamış olması ve basketbol akıllarının ileri seviyede olması gerekir. Bu, üst seviyede yapılabilecek bir şeydir. Ancak altyapıda oyuncuların alışkanlıklarını değiştirmek o kadar kolay değildir. Örneğin boş bir turnikeyi, süre kazanmak amacıyla kullanmaktan vazgeçmelerini istemek, genç oyuncuların kolayca anlayabi...

HERKES HÜCUM SETİ YAPABİLİR

Siz ne derseniz deyin, her takımın en az bir hücum seti olmalı. Ama bu hücum setinin nasıl olacağı, hem ilk maça kalan süreye hem de oyuncularınızın yeteneklerine göre belirlenmeli. Eğer maçlara bir hafta kala bir takım aldıysanız ve elinizde iyi bir kısa oyuncu varsa, kenardan ve tepeden pick and roll oynatabilirsiniz. Bu, bir koç olarak takımın hücumuna yön verdiğinizin göstergesidir. Bu seçim sizin aklınızla oluşmuştur. Çünkü iyi hücum eden oyuncunuza yardımcı olmuşsunuzdur. Ona diğer oyuncuların perde koymasını sağlamışsınızdır. Bu sizin akıllı seçiminizdir. Şimdi bunun üzerine yeni şeyler inşa etme şansınız olacaktır. Mesela uzun oyuncunuza devrilmeyi öğretebilirsiniz. Topu aldıktan sonra çembere nasıl atış yapacağını çalıştırabilirsiniz. Eğer oyuncularınızın içinde zayıf ama dışarıdan şut atma yeteneği olan bir uzun varsa, hücumunuzu biraz daha çeşitlendirebilirsiniz. Kısa oyuncunuzun onunla pick and pop oynamasını sağlayabilirsiniz. Diğer oyuncularınıza topu aldıklarında nasıl ş...