Ana içeriğe atla

Kayıtlar

2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

HER MAÇ 20 SAYI ATMAK İSTER MİSİNİZ ?

  Ettore Messina geçen yıl verdiği bir seminerde antrenörleri ve oyuncuları etkileyebilecek çok yaratıcı bir fikir ileri sürüyor.  Aslında fikir Michael Jordan’a ait, MJ Avrupa’da yaptığı bir konuşmada, NBA de her maç otuz sayının üzerinde skor yapmayı arzuladığını ve bunu gerçekleştirmek için özel bir planı olduğunu anlatmış.  Aslında Michael Jordan’nin planı çok basit: Kırk sekiz dakikalık maçı bir bütün olarak değil, on iki dakikalık dört periyot halinde düşünüyor. Ve gayesi her periyotta sekiz sayı atmak. Planın en ilginç bölümü ise bu sekiz sayıyı nerelerden bulacağı. Aslında bu sıralama bize kolay baskete ulaşmanın yollarını gösteriyor.  İlk olarak her maç görmeye alışık olduğumuz hızlı hücumun sonunda bulunan boş bir turnike.  İkinci olarak, alınan hücum ribaundu sonrası çember altından bulunacak kolay bir sayı, Üçüncü olarak ise, aldıracağı faul sonrası, serbest atış çizgisinden gelecek olan iki sayı ve son olarak dışarıdan sokacağı tek bir şut.  Bö...

MIKE JAMES KİMDİR ?

Mike James'in Avrupa'daki ilk tecrübesi, bugün bildiğimiz EuroLeague seviyesinde başlamadı. Kariyerine alt seviyelerde kendini kanıtlayarak yükseldi. İlk Avrupa kulüpleri sırasıyla şunlardır: KK Zagreb  (Hırvatistan) –  2012 Lamar Üniversitesi'nden mezun olduktan sonra ilk profesyonel sözleşmesini burada imzaladı. Ancak sadece birkaç ay kaldı ve Aralık 2012'de takımdan ayrıldı.  Hapoel Galil Elyon  (İsrail) –  2013 İsrail 2. Ligi'nde sezonun geri kalanında oynadı. Burada bireysel performansıyla dikkat çekmeye başladı.  Fulgor Omegna  (İtalya) –  2013-14 İtalya DNA Silver Ligi'nde oynadı. Bu sezon onun çıkış yılı oldu. Çok yüksek skor ortalamaları yakaladı ve üst lig kulüplerinin radarına girdi.  Kolossos Rodou  (Yunanistan) –  2014 İlk kez üst düzey bir Avrupa liginde forma giydi. Sadece 8 maçta yaklaşık  21 sayı ortalaması  yakalayınca Avrupa'nın büyük kulüplerinin dikkatini çekti.  Baskonia  (İspanya) –  A...

GENÇ İSPANYOL VE TÜRK GUARDLARI

U20'den Sonra Yol Asıl O Zaman Başlıyor Genç milli takım turnuvaları oyuncuları tanımamız için önemli organizasyonlar. Ancak bu turnuvalar bir kariyerin sonu değil, yalnızca başlangıcı. Aynı jenerasyonda yer alan İspanyol ve Türk guardların bugünkü kariyerlerine baktığımızda ilginç bir tablo görüyoruz.  Burada amaç bir ülkeyi diğerinden üstün göstermek ya da oyuncuları değerlendirmek değil; yalnızca U19-U20 sonrasında kariyerlerin nasıl farklı yönlere gidebildiğini gözlemlemek. İspanya'nın 2004-2005 doğumlu guard kuşağı gerçekten oldukça dikkat çekiciydi. Juan Núñez  genç yaşta Avrupa basketbolunun en büyük oyun kurucu yeteneklerinden biri olarak gösterildi. Real Madrid'den sonra Ulm'da gelişimini sürdürdü, ardından Barcelona'ya geçti. Yaşadığı diz sakatlığı gelişimini yavaşlatsa da hâlâ üst düzey potansiyele sahip bir guard olarak görülüyor. Rafa Villar  son yıllarda önemli bir çıkış yaptı. Valencia'da EuroLeague seviyesinde süre almaya başladı ve ardından kari...

TARİHE GEÇTİĞİNİZ O AN

  Bugün Amerika'da dört yıllık kolej (üniversite) eğitimi sona erdiğinde, tüm öğrenciler kendi hayatlarına doğru yeni bir yolculuğa çıkar. Basketbol takımında oynayan oyuncuların arasından NBA'e gidebilenlerin sayısı ise sanıldığı kadar fazla değildir. Eskiden mezun olan oyuncuların büyük bölümü eğitimini aldığı mesleğe yönelir, basketbola da veda ederdi.  Hani bazen duyarsınız ya, "Gençken basketbol oynardım..." diyen abiler vardır. İşte onların çoğu bu hikâyenin kahramanlarıdır. Son yıllarda ise tablo biraz değişti. Artık bu oyuncuların önemli bir kısmı profesyonel basketbol oynayabilmek için dünyanın farklı ülkelerine gidiyor. Bu da başlı başına konuşulması gereken ayrı bir konu. Ancak benim değinmek istediğim nokta bu değil. Asıl konu, dört yıllık emekle geçen kolej basketbolunun NCAA Turnuvası'nın bitiş düdüğüyle birlikte sona ermesi... Gençlik yıllarının, hayallerin, fedakârlıkların ve binlerce saatlik antrenmanın bir anda geride kalması... Ardından ise yepy...

DATOME'DEN BİR HİKAYE

Final maçından önce  BONİCİOLLİ  Soyunma odasına girdi ve şunları söyledi: "Bakın çocuklar, dün bizim otobüs şoförüyle akşam yemeğindeydim. Bana bomba taşıyan bir kamyon sürmek için orduyla Irak'a gittiğinden bahsetti. Savaş bölgesinde her an silahla vurulma, bir yere çarpma riski vardı. Farkında mısınız? Adam her an kamyonun havaya uçacağını bile bile bu işi kabul etmişti. Ona bunu neden yaptığını sordum. Bana şöyle cevap verdi: "Kamyonu sürmek için bana ayda beşbin euro verdiler, koç. Bunu yapmak zorunda kaldım, ailem için çok paraydı. 'O yüzden, maaşlarımızı düşünerek size şunu söyleyeceğim: Hadi gidip oynayalım. Kötü oynarsak kaybederiz. Sonra da siktir olup gideriz.' 

2022 BASKETBOL OKULU VE ALTYAPI İÇİN DRİLLER VE FİKİRLER

Öncelikle oyuncular arasında çok farklı fiziğe sahip biri yoksa programların yaş gruplarına göre düzenlenmesi gerekiyor.   On üç yaşına kadar olan gruplarla yapılan antrenmanlarda uzun uzun konuşmalar yerine, akıcı antrenman yaptırmalı, hata olunca yüksek sesle hata düzeltilmeli antrenman kesilmemeli.  Yorulunca verilen arada oyunculara hataların neler olduğunu tekrar etmek gerekli.   Bu antrenmanlarda oyuncuların eline çok fazla top değmesi gerekiyor. Topla ve topsuz hareket etmeyi öğrenmeleri, pas ve şut konusunda sürekli tekrar yapmaları.   Şut mekaniği (bacakların durumu şut cebi) pas alma ve verme mekaniklerini öğrenmeleri.  Ardından hangi atışı ne zaman kullanacağını, aynı şeklide hangi pası ne zaman ve nasıl vereceğini öğrenmeleri gerekmekte. (Örnek göğüs pası ya da baş üstü pas)      Tabii bu teknikleri yaparken koşu kat etme duruş şekli ve stop gibi temel kuralların doğru yapıldığından emin olmalıyız.   Daha sonra bu tekniklerin yarı...

ŞUT KAMPI ŞUT KLİNİĞİ ŞUT MAKİNESİ ŞUT

  Son 10 yılda NBA'de üçlük yüzdesinde çok büyük sıçrama yapan oyuncular; Lonzo Ball çaylak sezonunda yaklaşık %30 üçlük atarken daha sonra bunu %37–38 seviyelerine çıkardı. Ancak bu değişim sadece daha fazla şut çalışmasından değil; şut mekaniğini değiştirmesinden, daha iyi şut seçmesinden ve rolünün değişmesinden kaynaklandı.    Julius Randle bir sezonda yaklaşık %28'lerden %41 seviyesine kadar çıktı. O sezon kullandığı şutların kalitesi, takım düzeni ve özgüveni de önemli etkenlerdi.      Brook Lopez kariyerinin ilk bölümünde neredeyse hiç üçlük atmayan bir uzun oyuncuyken daha sonra ligin güvenilir dış şutörlerinden biri hâline geldi. Bu da tamamen rol ve oyun tarzı değişiminin bir sonucuydu.    Bir oyuncunun yüzdesinin %25'ten %38'e çıkmasını etkileyen onlarca değişken vardır: Hızlı hücum ve yarı saha şutlarının oranı.  Köşe üçlüğü mü, tepeden mi kullandığı.  Pası kimden aldığı.  Savunmanın ona gösterdiği saygı.  Dakikalar...

VELİLER VE ÇOCUKLARI

Şimdi geriye dönüp baktığımda, son dört yıl boyunca "Kesin NBA'e gidecek" denilen birçok oyuncu hatırlıyorum.  Çevresindekiler tarafından diğer çocuklardan çok daha yetenekli olduğu söylenen, bir kulüpten diğerine, oradan bir başkasına büyük umutlarla transfer edilen gençler... Okulu bırakıp sadece basketbolcu olabilmek için her sabah antrenmana gelenleri hatırlıyorum. "Hocam, köprüleri yaktık. Okulla bağımız koptu. Tek geleceğimiz basketbol." diyenleri... "Bizim çocuk zaten akademik olarak başarılı olmaz." diyen aileleri... Maçlardan sonra, "Neden bu kadar az oynuyor?", "Neden kadroya giremiyor?" diye hesap soran velileri ve menajerleri... "Henüz fiziksel olarak yeterli değil. Ezilebilir, heyecanlanıyor, çok hata yapıyor." dediğimde, bana milli takıma seçilmiş başka bir oyuncuyu örnek gösterip, "O da aynı durumda ama onu oynatıyorsunuz." diyerek kırılan, hatta kızan insanları... Ama bunların yanında bambaşka hik...