Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Şubat, 2021 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

YILLIK BASKETBOL PROGRAM ÖRNEĞİ ( 1975 )

  1975 YILINDA YAPILMIŞ ECZACIBAŞI BASKETBOL TAKIMI PROGRAMI  GEBAD'daki genç antrenör dostlarım benden yıllık, aylık, haftalık proglam nasıl yapılır ? şeklinde bir konuşma yapmam için bir ricada bulundular.  Benim açımdan, ü st düzey takımlarda oynamak ve üst düzey koçların programını uygulayan bir oyuncu olmak ciddi bir avantajdı .   Böylelikle çalıştığım tüm koçlardan edindiğim bilgiler ışığında kendi programlarımı hazırlama şansım oldu.  Ancak benim için bu konuda çok özel olan bir koç rahmetli Aydan Siyavuş'du . Tanımayan genç antrenörler için;  Aydan abi, şu anda kadar Türkiye birinci liginde en çok şampiyonluğa ulaşan ve henüz bu rekoru kırılmayan duayen bir koç.   Aydan abi, beni Galatasaray yıldız takımında, genç milli takımda ve birinci ligde ( Eczacıbaşın'da ) çalıştırmıştı.  Genç antrenör arkadaşlarıma, örnek olması açısından, bu vizyoner koçun ,daha henüz kondisyonerlerin bile görev almadığı dönemde yaptığı kapsamlı senelik programını...

OYUNCUNUZA KIZAR MIYDINIZ ?

Maçın sonunda , sıralı perdeden çıkan SG' ye pas veriyoruz o da, yine ardından aynı sıralı perdeleri kullanarak sol forvete çıkan G' ye veriyor ve setin sonunda  G tarafından atılan iki adet üçlük ile rakibi yakalıyoruz.   Son hücumu da basketle neticelendirirsek maçı kazanacağız.  Ve aynı oyunu yapıyoruz . Ancak PG 'nin adamı dengesini kaybederek yere düşüyor ve PG'nin önü açılıyor.  Aslında SG'ye pas verebilme şansı varken , önü boşalınca çembere yöneliyor ve turnikeye giriyor .  Ancak bir aksilik oluyor ve turnikeyi kaçırıyor. Böylece maçı kaybediyorsunuz. Oyuncunuza neden seti sonuna kadar oynamadın diyerek kızar mıydınız ?  GENERAL, FİLM YAPIMCISI VE BASKETBOL KOÇU İyi generaller verdikleri komutlara uyulacağını önceden bilen generallerdir. Yakın bir zamanda okuduğum bir kitaptan aldığım bu cümlenin içindeki Generaller kelimesi yerine "koçlar" kelimesini koyunca, kendi kendime "vay be cuk diye oturdu" diye düşündüm. Hatta kapasamını genişle...

YARIŞMA VE EĞİTİM BİR ARADA SÜRDÜRÜLEBİLİR Mİ?

Bugün kuşaklar üzerine yapılan bir röportajı dinlerken, yazdıklarım ve çizdiklerimle farklı kuşaklardan gelen genç antrenörlerin gözünde nasıl bir izlenim bırakabileceğimi düşündüm. Gençlerin iş bulma ve buldukları işleri kaybetme kaygısının korkutucu  bir hal alması, bana anlatmaya çalıştıklarımın çoğunun ilk bakışta gereksiz bilgilermiş gibi algılanabileceğini düşündürdü.  Hele bir de, basketbol bilgisi sınırlı yöneticilerin baskısı altında kalan genç antrenörleri düşününce, "bunlar safsata" diyenleri duyar gibi oldum. Eğer çalıştığınız yeni kurulmuş iyi niyetli bir organizasyonsa, bu bilgileri kullanarak , ( belki ) bu tarz yöneticileri , iki üç senenin sonunda etkileyip fikirlerini değiştirme imkanınız olabilir. Ancak gerçek sorunumuz, uzun vadeli düşünmeyi boşuna vakit geçirmek gibi gören uyanık koçların kurdukları organizasyonlar.  Aklın yolu bir kazancaksın hatta hemen kazancaksın, bunun için de az ve öz oyuncu oynatacaksın, tabii ki en iyilerini...  diğerleri...

İLK DRİPLİNG ANTRENMANI

Kurallara göre basketbol sahasında top elinizdeyken sadece topu yerde sektirerek mesafe kat edebilirsiniz.  Buna dripling tekniği denir.  Ancak bu süreçte topu sadece tek elle yere vurabilirsiniz.  Kurallara göre bir defa driplinge başladıysanız, topu tutup tekrar driplinge başlayamazsınız.  Dripling çalışmalarına, önce sabit durumda başlanır.   Bu durumda birçok çalışma vardır bunlardan en önemlisi, sabit durumdaki oyunculara, topu önce bel, sonra diz, ardından ayak bileği yüksekliğinde dripling yapacak şeklide düdükle komut vermektir.  Bunu sağ ve sol elle tekrar ederler. Daha sonra hareketli dripling çalışmalarına geçilir, bunların en çok kullanılanı, sahanın etrafında tek sıra halinde koşan oyuncuların her birinin elinde bir top olur ve topu çizginin üzerine vurarak ( sektirerek) koşuya devam ederler.  Aynı koşu sırasında, topu çizginin sol ve sağ tarafına vurabilirler Tabii, hem ve sol elle çalışmak çok önemlidir.  İKİ ÇEŞİT DRİPLİNG VARDIR :...

ALPEREN DÖRT NUMARA OYNAR MI? YORUMUNUZ NEDİR ?

Önce bu zor durumdan başarıyla çıkmayı beceren, Orhun Ene, Ahmet Çakı başta olmak üzere teknik ekibimizi, oyuncularımızı ve emeği geçen herkesi kutlarım.  Bence bir koç için en zor şeylerden biri az antrenman ve az hazırlık maçı yaparak önemli bir maça çıkmak. Yeni bir takım yeni bir kimya oluşturmanın nedenli önemli olduğunu bu durumu yaşayan her koç bilir.  Ancak ve maalesef, bu durum genellikle üçüncü şahıslar tarafından "aynı şartları, diğer koçlar da yaşıyor ama…" şeklinde değerlendiriliyor.  Eh, üçüncü kişilerin maksadı, üzümü yemek değil de bağcıyı dövmekse söyleyecek pek fazla bir şey yok.   Yepyeni bir kimya oluşturan teknik heyetimiz. On sekiz yaşında yıldız oyuncumuzun yanına en tecrübeli dört oyuncumuzu koyarak bir kimya yaratmış.     Modern basketbolun en etkili pozisyonlarından biri olan üç numaradaki oyuncularımızın NBA'de olması nedeniyle , üç kısa iki uzunlu bir beşi tercih etmiş ki, bence çok yerinde bir tercih. Larkin, Melih, Göksenin, Se...

UZMAN TARAFTAR

                                 TERRY HOLLAND  Son yıllarda basketbol popülerleşirken, medyanın ilgisi  artarken, daha fazla sayıda taraftar kendisini uzman olarak görmeye başlamıştı. Terry Holland ,Virginia’da koçluk yaptığı son senelerdeki bir partide yerel bir doktorun yanına gelip ,”Terry , takımla ilgili sana üç beş tavsiye versem sorun olur mu ?” dediğini hatırlatıyordu.   “Aslında ,” demiş Holland . “sorun olur.”  Adam önce ,Holland’ın şaka yaptığını düşünmüştü. Yapmıyordu.  “ Sana bir soru sorayım,” diye devam etmişti Holland “doktor olmak için kaç sene eğitim aldın ? sekiz, dokuz, on?  Eğer sokaktan birisi gelip , seni bir İki kez çalışırken izlese ve sana nasıl daha iyi bir doktor olabileceğin yönünde tavsiyeler verebileceğini söylese ne cevap verirdin ?  Deli olduğunu düşünürdün , değil mi? Biliyor musun , ben de en az senin işini öğrendiğin kadar uzun ve z...

LEBRON JAMES'İN BGL ( 19 ) MAÇI

, Birbirinden güzel BGL maçlarını izlerken, ABD 'de bu yaşlarda takımlar ve oyuncular ne yapıyor diye merak edip araştırmaya başladım. Genelde yaş olarak en yakın organizasyon High School, yani lise takımları .  Buradaki yaş sınırı 19 tabii bir sonraki seneyi düşünerek takımların çoğu daha küçük yaştaki oyuncuları da oynatıyor. Bu ligde oynanan bayağı maç seyrettim.  Açıkçası bizim oyuncularımız ile oradaki oyuncuları kıyasladığımız zaman çok büyük farklılıklar yok. Aynı acemilikler aynı tarz hatalar.  Ancak takımların oyun tarzları çok farklı . ABD'de çok daha serbest oynarlarken bizim takımlarımız A takımlar ne yapıyorlarsa onu taklit etmeye çalışıyorlar.   Doğrudur, yanlıştır tartışılır ancak burada kritik nokta ABD'de liseden mezun olan bir oyunucu tam dört sene daha NCAA liginde oynuyor sonra Avrupa'ya geliyor veya NBA 'ya gidiyor . Türkiye'de ise biz BGL'den sonra oyuncularımızın hemen A takımda oynamalarını bekliyoruz. ( Bu nedenle artık herkes ...

TAKIM OYUNUNU OYUNCULARA NASIL ANLATIRSINIZ ( PHIL JACKSON )

Samuray, oğullarına takım çalışmasının gücünü göstermek istiyormuş.  Her birine birer ok vermiş ve okları kırmalarını istemiş . sorun yok.  Çocuklar okları rahatlıkla kırmışlar . Sonra Samuray ,oğullarına birbirine bağlanmış üçer ok vermiş ve yine kırmalarını istemiş .  Ama okları hiçbiri kıramamış . “Bu size ders olsun” demiş SAMURAY . “eğer birlik olursanız kimse sizi yenemez. Bu hikaye , büyük hedefe ulaşmak için oyuncular kendi çıkarlarından feragat ettiklerinde bir takımın ne kadar güçlü olabileceğini anlatır .  Bir oyuncu ,şutunu zorlamadığında ya da kendini takımdan büyük görmediğinde sporculuk yeteneğini tam anlamıyla sergiler. Çoğu koç ,genelde taktikler üzerinde durur, bense dikkatimi oyuncuların birlikte şevk içinde oynayıp oynamadığı üzerinde yoğunlaştırmayı tercih ettim.