Ana içeriğe atla

Kayıtlar

EMİLE / YA DA ÇOCUK EĞİTİMİ ÜZERİNE / JEAN JACQUES ROUSSEAU

Hepimizin zamanı değerli. Yaşınız altmışlara geldiğinde ise zamanın değeri daha da artıyor. Yine de vakit bulabilirseniz, 864 sayfalık bu kitaptan çıkardığım bazı notlara göz atmanızı tavsiye ederim. Ben bu kitabı okuduğumda altmışlı yaşlarımın başındaydım. Eğitim, mesleğimin en önemli parçası olduğu için kitabı büyük bir ilgi ve merakla okudum. İlk bakışta, yaklaşık iki yüz yıl önce yazılmış bir kitabın bugün size ne katabileceğini düşünebilirsiniz. Ancak biraz durup düşündüğünüzde, özünde insanların çok da değişmediğini görüyorsunuz. Özellikle çocukların... Onlar neredeyse hiç değişmemiş. Binlerce yıl önce korkuları, hayalleri, merakları ve öğrenme biçimleri neyse, bugün de büyük ölçüde aynı. İnsanlık teknolojide büyük ilerlemeler kaydetti; ancak insan doğası o kadar da değişmedi. İlk çağlarda birbirine zarar veren insanın içindeki öfke, korku ve hırs bugün de farklı şekillerde varlığını sürdürüyor. Bu kitabı okuduktan sonra tek bir pişmanlığım oldu: Keşke oğlum çok küçükken okusaymı...
En son yayınlar

ICE SAVUNMAYA KARŞI ÇABUK ATAK

Bazılarının ICE Bazılarının BLUE ve bazılarının da  YÖNLENDİRME adını verdiği bu savunma türü ; kenar pick and rollü sırasında toplu adamı ortaya sokamamak ve perdeyi kullanmasına mani olmak için kurgulanmış oldukça eski bir savunma türüdür.  Özellikle dışarıya çıkmayan çok uzun oyuncular ile uygulanan bu oyun adeta bir zone savunma gibidir çünkü uzun oyuncunun savunması potanı altına kadar iner ve içeri yapılacak bir atağa mani olur . topun üzerindeki oyuncu ise rakibi ortaya sokmadan dip çizgiye doğru zorlar bu nedenle pick koyan uzun oyuncu dışlarıda boşuna bekler.  Bu durumda yapılacak birçok hücum şekli var. Ancak benim geçtiğimiz seneye kadar uyguladığım oyunların bazıları aşağıda notlarım arasında buldum. Belki işinize yarar.   

GENÇLER STANDARTINIZI BAŞKALARININ BELİRLEMESİNE İZİN VERMEYİN

Etrafıma bakıp herkes gibi yaşamak istemiyorum. Herkes gibi düşünmek, herkes gibi çalışmak, herkes gibi hayal kurmak istemiyorum. Çünkü kalabalığın yaptığı şeyi yapmak sizi kalabalığın bir parçası yapar. Oysa başarı, kalabalığın önüne çıkabilenlerin ödülüdür. Bu yüzden amacım sadece ayak uydurmak değil; standardı belirlemek. Ve sizden de bunu istiyorum. Standardı çalışma disiplininizle belirleyin. Antrenman temponuzla belirleyin. Karakterinizle belirleyin. Zihniyetinizle belirleyin. İnsanlar size baktığında farklı bir şey görmeli. Çünkü siz farklı görünmeye çalıştığınız için değil, farklı yaşadığınız için. Bir sporcu kendine her gün şunu söyleyebilmelidir: "Ben farklı çalışıyorum. Farklı düşünüyorum. Farklı hazırlanıyorum. Çünkü hedeflerim sıradan değil." Ancak bu yolun bir bedeli vardır. Çoğu sporcu rakiplerine değil, çevresinin beklentilerine yenilir. Daha çok çalışmak ister ama arkadaşları ne der diye vazgeçer. Ekstra antrenman yapmak ister ama dışlanmaktan korkar. Ders ça...

HEM MOTİVE ETMEK HEM DE KOÇLUK YAPMAK

Aşağıdaki konuşmayı dinleyince, oyunculuk yıllarımdan hiç unutamadığım bir anımı hatırladım. Sanırım 17 yaşındaydım ve Galatasaray A Takımı'nın en genç oyuncusuydum. Henüz maçlarda düzenli süre almıyordum; genellikle karşılaşmaların son bölümünde, bir-iki dakikalığına oyuna giriyordum. Bir Fenerbahçe maçıydı. Beş bin kişilik salon ağzına kadar dolmuştu. Tribünlerden yükselen uğultu ve tezahüratlar inanılmaz bir atmosfer yaratıyordu. Oyuncular, Spor Sergi Sarayı'nın salona açılan bölümünde ısınıyordu. O meşhur yanmış tost kokularının arasında ben de herkes gibi koşuyor, zıplıyor ve maça hazırlanıyordum. Uzun oyuncular sıçradıklarında salonun oldukça yüksek tavanına dokunabiliyor, daha kısa oyuncular ise biraz daha aşağıdaki aydınlatma lambalarına ulaşabiliyordu.  Salondan gelen sesler ve o atmosfer beni öylesine etkilemişti ki, bugün dönüp baktığımda bir daha tekrarlamamın mümkün olmadığı bir şey yaptım. Evet, ben de uzun oyuncular gibi tavana dokundum. Elbette gerçekte fizik ku...

SAKATLIKLAR HAKKINDA KONUŞALIM

Sakatlıklar hakkında konuşalım. Oyuncu olarak oyunda muhtemelen en çok karşılaşacağınız engel bu olacak: sakatlıklar. Bu oyunun bir parçası. En iyi oyuncular da bunu yaşar, en tecrübesiz oyuncular da. Ve sizin bununla profesyonel gibi başa çıkmayı öğrenmenizi istiyorum. Andrew Wiggins sezonu kapatan diz ameliyatı olacak. Son 30 dakika içinde yayımlanan açıklamasında şöyle dedi: “Sağlığıma kavuşmaya ve sahaya daha güçlü dönmeye odaklandım. Takım arkadaşlarımı her şekilde desteklemeye devam edeceğim.” Oyuncuların çoğu sakatlandığında takımdan uzaklaşır. Kenarda otururlar, buz yaparlar, kendilerine acırlar. Motivasyonlarını kaybetmeye başlarlar. Ve bu yüzden sakatlık sürecinde ya da sonrasında takım arkadaşlarına verebilecekleri bir şeyleri kalmaz. Ben sizin için bakış açısını değiştirmek istiyorum ve sakatlandığınızda önünüze çıkan üç büyük fırsatı paylaşmak istiyorum. Birincisi: rekabetçiliğinizi geliştirmek için harika bir fırsat. Her oyuncu, her koç savaşçı bir oyuncu ister. Ama çoğu ...

SARP ALİ ÖZAY DEMİR ( SAKATLIK KARAKTERİ ORTAYA ÇIKARIR )

TOFAŞ BGL takımını ilk çalıştırmaya başladığım dönemde uzun boylu ve gelecek vaat eden oyuncular arasında bir isim dikkatimi çekmişti: Sarp Ali Özay Demir. Uzun boyu, uzun kolları ve fiziksel özellikleri nedeniyle üzerinde çalışmaya değer bir oyuncuydu. Ancak onu farklı kılan yalnızca fiziksel özellikleri değildi. Çalışma disiplini, kendine olan güveni ve sahip olduğu karakter daha ilk günden göze çarpıyordu. Maçlarda hata yaptığında yanına gider ve "Neden böyle yaptın?" diye sorardım. Çoğu genç oyuncu bir bahane üretmeye çalışırken, Sarp hiç çekinmeden "Heyecanlandım hocam." diyebiliyordu. Bu basit gibi görünen cevap aslında büyük bir özgüvenin göstergesiydi. Hatasını kabul edebiliyor, ondan kaçmıyordu. Kısa süre içerisinde hem BGL hem de TB2L takımının ilk beş oyuncularından biri haline geldi. Takıma çok önemli katkılar veriyordu.  Açıkçası son sezonunda takımın lideri olacağına ve bizi şampiyonluk yarışında sürükleyeceğine inanıyordum. Ancak spor bazen çok acımas...