Ana içeriğe atla

SARP ALİ ÖZAY DEMİR ( SAKATLIK KARAKTERİ ORTAYA ÇIKARIR )





TOFAŞ BGL takımını ilk çalıştırmaya başladığım dönemde uzun boylu ve gelecek vaat eden oyuncular arasında bir isim dikkatimi çekmişti: Sarp Ali Özay Demir.

Uzun boyu, uzun kolları ve fiziksel özellikleri nedeniyle üzerinde çalışmaya değer bir oyuncuydu. Ancak onu farklı kılan yalnızca fiziksel özellikleri değildi. Çalışma disiplini, kendine olan güveni ve sahip olduğu karakter daha ilk günden göze çarpıyordu.

Maçlarda hata yaptığında yanına gider ve "Neden böyle yaptın?" diye sorardım. Çoğu genç oyuncu bir bahane üretmeye çalışırken, Sarp hiç çekinmeden "Heyecanlandım hocam." diyebiliyordu. Bu basit gibi görünen cevap aslında büyük bir özgüvenin göstergesiydi. Hatasını kabul edebiliyor, ondan kaçmıyordu.




Kısa süre içerisinde hem BGL hem de TB2L takımının ilk beş oyuncularından biri haline geldi. Takıma çok önemli katkılar veriyordu. 

Açıkçası son sezonunda takımın lideri olacağına ve bizi şampiyonluk yarışında sürükleyeceğine inanıyordum.

Ancak spor bazen çok acımasız olabiliyor.

Sezon içinde oynadığımız bir maçta oyuna girmişti. İlk periyodun ortalarıydı. Bir hücumda cut ederek topu aldı, hafif sendeledi ve yere düştü. İlk anda çok önemli görünmüyordu. Hepimiz kısa sürede döneceğini düşündük.

Dönemedi.

Ertesi gün çekilen MR sonucu ön çapraz bağ kopmasıydı.

Bu bizim için büyük bir kayıptı. Çünkü sadece iyi bir oyuncuyu değil, çok önemli bir karakteri de sahadan kaybetmiştik.

Yine de umutluyduk. Bir sonraki sezon hazır döneceğini, bu süreci fiziksel gelişimi için değerlendireceğini ve yeniden takımın liderlerinden biri olacağını düşünüyorduk.

Fakat hayatın onun için hazırladığı sınav henüz bitmemişti.

Tedavi sürecinde yaşanan komplikasyonlar nedeniyle kemiğinde ciddi problemler oluştu. Ardı ardına ameliyatlar geçirmek zorunda kaldı. Çapraz bağ sakatlığıyla başlayan süreç, yıllarca süren zorlu bir mücadeleye dönüştü.

Fakat bu yazının konusu yaşanan talihsizlikler değil.

Bu yazının konusu karakter.

Çünkü Sarp'ı hastanede ziyaret ettiğimde, fizyoterapi salonunda gördüğümde ya da ağırlık çalışmalarını takip ettiğimde karşıma sürekli aynı insan çıktı.

Pozitif.

Kararlı.

Gelecek hakkında konuşan.

Pes etmeyi aklından bile geçirmeyen.

Birçok genç sporcu ilk büyük sakatlığında basketboldan uzaklaşır, motivasyonunu kaybeder veya kendine acımaya başlar. Sarp ise yaşadığı tüm olumsuzluklara rağmen sürekli geri dönüşünü planlıyordu. Hep bir sonraki adımı düşünüyordu.

Bu noktada ailesine de ayrı bir parantez açmak gerekiyor.

Bir ziyaretimde anne ve babasıyla uzun uzun sohbet etme fırsatı buldum. Daha önce sadece maçlarda selamlaştığım bu insanların yaşanan tüm zorluklara rağmen gösterdikleri sakinlik, olgunluk ve pozitif yaklaşım gerçekten etkileyiciydi.

O gün Sarp'ın bu güçlü karakterinin tesadüf olmadığını anladım.

Bazen çocukların sahada gösterdiği duruşun kökenini anlamak için ailelerine bakmak yeterlidir.

Bugün Sarp yeniden basketbol oynuyor. Bölgesel ligde ilk sezonunu geride bıraktı. Belki istatistikler henüz eskisi kadar parlak değil. Belki hâlâ ulaşmak istediği seviyenin gerisinde.

Ama benim için asıl başarı zaten gerçekleşti.

Çünkü o tekrar sahaya çıktı.

Bu hikâyeden genç oyuncuların ve ailelerin çıkarması gereken ders şudur:

Basketbol kariyeriniz boyunca sayı atabilirsiniz, şampiyonluk yaşayabilirsiniz, milli takıma seçilebilirsiniz.

Ama bir sporcunun gerçek karakteri işler yolunda giderken değil, hayat ona en ağır darbeyi vurduğunda ortaya çıkar.

Sarp Ali Özay Demir'in hikâyesi bize şunu gösteriyor:

Bazen en büyük zafer kupa kaldırmak değildir.

Bazen en büyük zafer, tüm yaşadıklarına rağmen yeniden ayağa kalkabilmektir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...