Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Nisan, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

BİR ŞEYLERİ ATLAMAMAK İÇİN

 

FELSEFESİ OLAN BİR KOÇ İÇİN OYNAMAK ( U16 )

ÇOCUĞUNUZ EĞER BASKETBOL FELSEFESİ OLAN BİR KOÇ İÇİN OYNUYORSA   U16 kategorisi basketbol için oldukça ileri bir yaş grubu, bu gençlerin artık fizikleri ve temel teknikleri iyice gelişmiş oluyor hatta aralarından bazıları smaç bile yapabiliyorlar.  Ancak artık bu seviyede basketbol daha küçük yaşlardaki gibi oynanmıyor. Bu yaştan sonra koçların oyuncuları daha fazla yönlendirmeleri söz konusu, bu yaşta artık taktikler ve felsefeler devreye giriyor.  Gerçi bazı genç koçlar bu yönlendirmeleri daha küçük kategorilerde uygulamaya başlıyorlar ancak biz burada U16 grubundan bir örnekle yola çıkalım. Eğer koçun bir felsefesi varsa, bu felsefenin muhakkak bazı kuralları olacaktır. Ve oyuncuların çok iyi temel tekniğe sahip olması da süre almak için yeterli olmayacaktır.  Süre almanın birinci şartı, oyuncunun koçun kurallarına uyarak onun güvenini kazanmasından geçer. Örneğin; “Benim çocuğum üç dakika oynadı ve topa bile değmeden oyundan çıktı” diyerek tepki gösteren bir veli...

YENİ BİR ŞEYLER SÖYLEMEK ZAMANI GELMEDİ Mİ?

Aslında birçok sorunun temelinde aynı şey yatıyor: oyuncuların özelliklerini doğru analiz edememek ve bu özelliklere göre görev tanımı yapmamak. Basketbolda şablonlar bellidir. Örneğin klasik hızlı hücum tanımı şu şekildedir:  Uzun oyuncu savunma ribaundunu alır, kenara açılan kısa oyuncuya verir.  Kısa oyuncu topu ortaya taşır ve ileri koşan kanat oyuncusuna aktarır.  Kanat oyuncusu da mümkünse turnike, değilse şutla hücumu bitirir. Ancak bu şablonlar sabit değildir; oyuncu özelliklerine göre değiştirilebilir.  Örneğin; ribaundu alan uzun oyuncu direkt olarak ileri koşan bir oyuncuya uzun pas atabilir.  Hatta topu alıp kendisi dripling ile hücumu başlatabilir. Burada dikkat çeken nokta şu:  Tüm tariflerde ribaundu alan oyuncu uzun, ileri koşanlar ise kısa ve kanat oyuncuları. Peki neden? Çünkü geçmişte pota altına en yakın oynayan oyuncular genellikle uzunlardı. Uzun oyuncunun pota altından uzaklaşması birçok koç tarafından hata olarak görülürdü. Ama baske...

ANTRENMANDA ÇALIŞTIKLARINIZI MAÇLARDA UYGULAYABİLİYOR MUSUNUZ?

Altyapı basketbolunda yıllardır gözlemlediğim ve çoğu zaman yeterince üzerinde durulmayan önemli bir problem var: Antrenmanda çalışılanların maç performansına yansımaması. Oyuncular antrenmanda doğru kararları verirken, maçta aynı şeyleri yapamıyor. Peki neden? Bu durumun iki temel sebebi olduğunu düşünüyorum. 1. Antrenman Şiddeti ile Maç Gerçekliği Arasındaki Fark Antrenmanlarda yapılan savunmalar çoğu zaman maçtaki kadar sert, agresif ve baskılı olmuyor. Bu da oyuncunun “rahat ortamda doğruyu yapmayı” öğrenmesine neden oluyor. Ancak maç öyle değil. Maç; Baskı var Tempo yüksek Hata toleransı düşük Duygusal yoğunluk fazla Bu atmosfer, sadece oyuncular için değil, genç koçlar için bile alışılması gereken bir ortam. Tecrübeli koçların fark yarattığı yer tam olarak burasıdır. Antrenmanda maç atmosferini yaratabilmek… Bunu nasıl yaparlar? Oyuncuyu rekabete sokarlar Küçük ödüller veya cezalar koyarlar Skor tutarlar Süre baskısı yaratırlar Sonuç? Oyuncuların içinde olduğu, temposu yüksek,...

SUBJEKTİF KÖRLÜK

  1 NO ile ilk karşılaştığımda çok agresif bir yapısı olduğunu hemen anlamıştım, hırslı, saldırgan ortalıkta kimseyi bulamayınca kendileriyle kavga eden tipleri iyi bilirim.  Karşısında savunma olmamasına rağmen her hareketi adeta sert bir savunmaya karşı yapan bu gencin eğitilerek son zamanlarda örnekleri görülen kendini kontrol edebilen agresif savunmacılar arasına girebileceğini düşündüm.     2 NO ise alışagelmiş bildiğimiz şutör kısalara benziyordu, agresifliği “saha içi” ile sınırlı olan iyi bir atletti ve bireysel olarak iyi savunma yapabiliyordu.  Bugün her yerde geçerli olan şut sokabilme özelliği onu ileriye taşıyabilirdi.     Ben geldiğimde bu oyuncuların önünde kendini ispat etmiş iki oyuncu daha vardı, bu oyuncuların diğerlerinden farkı topa yön verebilmeleriydi.   Zaten bir tanesi herkes tarafından tanınıyor diğerinin ise hem fizik olarak hem de teknik olarak geleceği parlak gözüküyordu.    Bugün kimse dikkat etmiy...

DRİPLİNG ÜZERİNE TAVSİYELER ÇALIŞMALAR FİKİRLER

Bazı temel teknik hareketlerinin mekaniği ne kadar doğru olsa da maç içinde savunmaya karşı uygulanırken nasıl kullanıldığına dikkat etmezseniz, sadece yanlış hareketi tekrarlamış olursunuz. Örneğin fake atmak; rakibin algılayamayacağı çabuklukta fake atmanın hiçbir anlamı yoktur.  Oysa, şut atmak için topu yavaşça havaya kaldırıp biraz beklerseniz uzanacak bir kolun altından geçmek çok kolaydır.  Jab step (küçük adımınız) vücudunuz harekete katılmıyorsa bir folklor figüründen farkı kalmaz.    En zor dripling back pedall dır ( gerileyerek dripling ) eğer çok çalışırsanız savunmayı üzerinize çekip aniden geçebilirsiniz.   Zigzag yaparken reverse arkadan ve önden yön değiştirme bacak arası gibi çalışmalar sırasında durunca topu saklamak ve yukarıdaki pozisyonu almak en önemli kısmı.  Ani kalkıp ani hızlanmak en gerekli çalışmalardan biridir. (Bu kontrol driplinginden yüksek driplinge yüksek driplingden kontrol driplingine geçiştir.)    Yüksek dripli...

ALTYAPIDA BEŞ OYUNCUNUZ DA YILDIZ OLABİLİR

Üst seviyede, yani profesyonel basketbolda maç kazanmak için bazı temel gerçekler vardır.  Yıldız oyuncularınızla, maçın gidişatına göre bazen hızlı bazen yavaş tempoda oynarsınız.  Skora göre hamleler yapar, oyuncularınıza net roller verirsiniz.  Bu yapı, kazanma odaklıdır ve çoğunlukla kısa vadeli başarıyı hedefler. Ancak altyapı organizasyonlarında durum tamamen farklıdır. Altyapının Önceliği: Fırsat ve Gelişim Altyapıda kurduğunuz sistem, tüm oyunculara kendilerini gösterebilme fırsatı sunmalıdır.  Bu sistem, yıldız oyuncunun önünü kapatmamalı; aksine onun, takım arkadaşlarını da yukarı çekebileceği bir yapı oluşturmalıdır. Buradaki kritik nokta şudur: Sadece maç kazandıran klasik yöntemlerle bunu başaramazsınız. Bu klasik yöntemler genellikle: Rasyonel  Hiyerarşik Öngörülebilir bir yapıdadır. En iyi oyuncu en çok sayıyı atar.  Rakip ona önlem alırsa ikinci en iyi oyuncu devreye girer.  Ancak bu düzende, beklenmedik katkılar nadiren gelir.  Ke...