Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Kasım, 2018 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

ÜÇLÜK ATIŞIN BASKETBOLA GETİRDİKLERİ

Stephan Curry’nin yükselişini konu alan "Altın Bilek " adlı kitabın şu sıralarda tam ortalarındayım.   Konu, basketbol oyununun nasıl değiştiğini anlatan bölüme geldi ve yazar hemen üçlük atışların basketbola nasıl dahil olduğunu anlatmaya başladı. Aşağıda okuyacağınız gibi oldukça detaylı bir araştırma yapmış ,bunu üzerine b en de Türkiye'ye üçlük çizgisi ilk ne zaman geldi diye araştırmaya kalktım. Ve inanır mısınız ( Türkçe )  internette   hiç bir şey bulamadım . Sonuç olarak ( Dostlar sağ olsun ) Los Angeles olimpiyatları  sonrası  1984-85 sezonunda Avrupa ile birlikte Türkiye'ye geldiği ortaya çıktı.   Ardından 2010 senesinde çok biraz daha potadan  uzaklaştırarak  NBA'e deki üçlük çizgelerine biraz daha yaklaştırıldığını öğrendim.  Aşağıda, sevgili Serdar Gürel'in "www. Spor Sergi.org arşivinden, Türkiye'de ilk defa üçlük çizgisinin kullandığı bir maçın resmi koyuyorum. Ancak hepsi bu kadar, ne Türkiye'de ilk üçlüğü...

STEPHAN CURRY VE MONTESSORİ OKULLARI

2010 senesinde Abdi İpekçi Spor Salonu’nda Rüya Takımı’nı izlerken oyuncuların hemen yanında oturuyordum.  Açıkçası ben NBA yıldızlarının başındaki bir kolej koçunun davranışlarını izlemeye gitmiştim.  Bu derece disiplinli bir koçun, hepsi birer yıldız olan oyuncular karşısında nasıl davranacağını görmek istiyordum. Ancak tüm yıldızlar son derece disiplinli hareket ederken sevimli bir velet olmadık laubali hareketler yapıyordu , kısa sürede oyundan alınmasına rağmen dışarı çıkarken de gülümsemeye devam ediyordu. Aklımdan bu çocuk bu cesareti nereden alıyor, bu özgüven nereden geliyor diye düşündüğümü ve hemen ardından, zaten fiziği de çok zayıf her halde kısa sürede kaybolur gider diye düşündüğümü hatırlıyorum.  Sanırım bu sorunun cevabını yıllar sonra Stephan Curry’in hayatının anlatıldığı “Altın Bilek” adlı kitapta geçen bir bölümde buldum , özel bir eğitim sisteminde.. MONTESSORİ OKULLARI İtalya’nın ilk kadın doktoru olarak bi...

VÜCUT TEMASI ALARAK ATIŞ YAPMAK

Daha önce, basketbolun her geçen gün sertleştiğinden artık vücut vücuda oynandığından bahsetmiştim. Sezon öncesi bireysel çalışmalarda genelde savunmasız diriller yapıldığı ( temas olmadan ) için bazı pozisyonlar gerçekleri yansıtmıyor.  Sadece temas almadan çabuklukla sayesinde sıyrılarak yaptığımız atışlar maçta yakalanan pozisyonlar ile benzerlik taşıyor. Antrenmanlarda sağ, sol ,düz ,ters, tek adım atışları, hızlı ve çok zıplayarak çalıştıktan sonra... Oyuncularımıza temas alarak atışları çalıştırmamızın gerekli olduğunu düşünüyorum. Birbirinden farklı bu atış çalışmalarının ortak özelliği, atış sırasında kullandığımız ilk adımın yavaş olması .  Eğer son adımda adamı geçme fırsatını bulursak, hızlı bir ikinci adımla adamı geçiyoruz.  Eğer geçemezsek, bizi durdurmaya çalışan rakibin planladığı hareketi ( blok veya hücum faulü ) yapamasına izin vermeyecek şekilde ( uygun şekilde ) temas alarak onu dengesiz yakalıyoruz .  Ancak işin sırrı savunmay...

ALTYAPIDA POZİSYON SORUNU VE UFUK SARICA

Milli takım antrenörümüz Ufuk Sarıca'nın gelişimini minik takımdan itibaren yakından takip ettim .  Ufuk küçük takımda fizik olarak takımın en uzun ve en iri oyuncularından bir tanesiydi .  Eğer bugün bir U14 takımında oynayacak olsa pick and roll sırasında perdeleme koyan ve içeri devrilen bir oyuncu olurdu. Ancak o yıllarda Efes Pilsen altyapısında, bütün oyuncuların aynı anda hem içeride hem de dışarıda oynamasına olanak veren FLEX hücumu uygulanıyordu . Ufuk bu sayede, averaj bir dört numara olmaktan kurtuldu ve milli takımlarımızın ,iki numara pozisyonunun vaz geçilmez oyuncusu oldu .  ALTYAPIDA POZİSYON SORUNU  İdeal altyapı eğitiminde pozisyon ayırımı yapmadan tüm oyunculara temel teknik bilgilerinin öğretilmesinin gerekli olduğunu düşünüyorum. TOPU PAYLAŞAN BİR TAKIMIMIZ OLSUN İSTİYORSAK OYUNCULARIMIZA ÖNCELİKLE PAS VERMESİNİ VE ALMASINI ÖĞRETMELİYİZ. Böyle bir eğitim için, topu paylaşmak ve bu paylaşımı sağlamak için ge...