Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Kasım, 2019 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

SHANE LARKIN'E NE OLDU?

"Atletler bu duruma girerken bir dinsel ritüelin değil fiziksel bir aktivite üzerine odaklandıklarından bu durum daha “Hayvani bir katmandır.” Ne zaman ortaya çıkar ? Ortaya çıkmasının sebebi , belli bir zamanda bir olaya şiddetle konsantre olmuş bir atletin –daha önce anıldığı gibi-  bedenini ve egosunu tümüyle unutmasıdır , ve tam o sırada “ nefsin uzayı “ boştur ve her zaman var olan , ama çoğunlukla maskelenmiş olarak var olan Akıl, kişiye manevi bir ışık “ zerresi” olarak nüfuz eder." Bugün en çok konuşulan konu Shane Larkin’in performansı .  Sosyal medyada dolaşırken  Larkin’in bu performansından sonra;  “Dün, okyanusa taş atıyor gibiydim. “ dediğini okudum .  Peki Larkin neden her maç “okyanusa taş atar gibi hissetmiyor?”   Gazi Muhammed adlı bir yazarın spor ve Kültür adlı kitabında şöyle bir cümle geçiyor ; ” Sporcuların içinde bulundukları duruma isteyerek ya da bilinçle gelmedikleri ve bu bilincin...

NASIL BASKETBOLA BAŞLADIM

 Biraz da nostalji yapalım.. YILDIZLAR ŞAMPİYONASI GALATASARAY YILDIZ TAKIMI (ANKARA)   Sanırım hayatımda ilk basketbol potasını,     İstanbul’a taşındığımız yıl , şimdiki "City's" in bulunduğu arsada , yani   eski  Şişli terakki lisesinin devasa bahçesinde gördüm. Yine o sahada basketbol oynamasını öğrendim . Yaklaşık 13 yaşındayken mahalle arkadaşım Tunç vasıtası ile Galatasaray minik takımının antrenmanına gittim ve Galatasaray lisesinin açık sahasındaki antrenmanın bitiminde takıma girdiğimi öğrendim.  Kadıköy yakasında , başta moda Cem Sokaktaki olmak üzere üç , dört farklı açık sahada yapılan minikler şampiyonasında (tanıtma kartları ile) oynadıktan sonra  y ıldız takımda oynamak üzere Ağustos ayını beklemeye koyuldum.  Yanan eski yapının yerine yapılmış Hasnün Galip sokaktaki kulüp binasının üst katında  normalden küçük bir salon, orta katlarda ofisler ve en alt katta kırmızı koltuklarla donatılm...

YUGOSLAV KOÇLARIN SİHİRİ NE ?

Euroleauge Net. sayfasında 2018 tarihinde yazılmış " Yugoslav Koçların sırrı Nedir ? " adlı bir yazı ile karşılaştım . Ve elimden geldiğince kısaltarak tercüme etmeye çalıştım. YUGOSLAV KOÇLARIN BAŞARILARI “ Rakamlar tartışamaya açık değildir.” “Bugüne kadar yapılan Final-Four’larda Sırp koçlar tam 36 defa yer almış” eğer karşılaştırmak isterseniz , İtalyanlar 21 defa İspanyollar ise 19 defa ... Zeliko Obradoviç 9 Boza Malijkoviç 4, Dusan Ivkoviç 2 Svetislav Pesiç 1 kupa kazanmış .  Ardından , yazar eski Yugoslav basketbolunun kısa bir tarihini anlatıyor ; 2. Dünya savaşı sırasında Kalemegdan kalesi  içinde , Crevena Zvezda sahası yanındaki Partizan sahasında başlayan hikaye o zamanlar çoğu oyuncu olan Aleksander Nikoliç , Milan Bogojeviç ... gibi isimlerin , kendi düşüncelerini Bulgaristan, Macaristan ve Fransa’daki kurslarda paylaşarak devam ediyor.   OYUNCUYA İSTEDİĞİNİZ HER ŞEYİ ÖĞRETEMESİNİZ  Yazar , Yumurta mı ...

KOÇUN ZOR KARARI SİZ OLSANIZ NE YAPARSINIZ ?

Basketbolda konuşulmayan o kadar çok şey var ki , herkes yaşadıklarını başkalarının yaşamadığını düşünüyor.  Eminim birebir olmasa bile aşağıdaki hikayeye benzeyen olayları yaşamış bir çok koç vardır .  Artık son genç takım seviyesine gelmiş ve dört senedir birlikte çalışan bir takımınız var.  Takımınızda harika bir arkadaşlık oluşmuş adeta hepiniz akraba gibi olmuşsunuz .  Belki son iki senedir finalleri kıl payı kaçırıyorsunuz ama çok iyi mücadele ediyorsunuz. Beşinci yıl başka bir ülkede doğmuş büyümüş bir Türk çocuğu geliyor ama müthiş bir oyuncu .  Özellikle hücumda kimse onu tutamıyor, çok iyi bir şutör aynı zamanda kolayca adam eksiltebiliyor.  Yalnız savunma konusunda diğer oyuncularınızın biraz altında kalıyor .  Çok  konuşkan ve uyumlu bir çocuk değil. Aslında pek de agresif yapıda da değil ama haksızlığa uğradığında pasif direniş gösteriyor .  Örneğin Antrenmanlarda faul olup da hakem ( siz bil...

BASKETBOLCU OLMAK İÇİN

Yetenek sizi en yukarı taşıyabilir ancak sizi yukarıda tutacak şey karakterinizdir.  Nasıl , temel teknikleri ,devamlı tekrarlayarak ve çalışarak kazanıp düzeletebiliyorsak , kötü alışkanlıklarımızı ve huylarımızı da aynı yolla değiştirebiliriz.  Sosyal medyada bir basketbol koçu,  tekrar sayesinde alışkanlıklarımızı nasıl değiştirebiliriz ? Sorusunu aşağıdaki şu örneklerle anlatıyor.  Her gün sabahları uyanır uyanmaz yataktan kalkın , kesinlikle biraz daha kestireyim diye kıvranmayın .  Yataktan kalkar kalkmaz , toplam otuz tane şınav yapın .  Okuldan bitikten sonra en yakındaki kafeye girin ve 45 dakika süresince o günkü dersleri tekrar edin. Her akşam yemeğinde, sevmediğiniz ne varsa (örneğin peynir !)  bir parça ondan yiyin . Size bahsettiğim hiçbir bilimsel açıklaması olmayan bu saçma şeyleri iki ay süresince aksatmadan yapın . İki ay sonunda, sabah hiç acele işiniz olmadığı halde biraz daha uyumak istediğ...

ŞİDDET VE HAKARET KABUL EDİLEMEZ...

Bizler ,yaşları altmışın üzerinde olanlar “eti senin kemiği benim” diyerek öğretmene veya antrenöre teslim edilen bir kuşağız.   Büyüklerimiz bizi elimizden tutup götürmese bile ,  ( çoğunun umurunda bile değildi. )  kendi başımıza gittiğimizde nelerle karşılaşacağımızı bilirdik.  Çünkü hepimiz daha önce duymuştuk ki onlar,  “Tektir ile uslanmayanın hakkı kötektir ”lafını  söylerken en ufak rahatsızlık duymayan bir kuşaktı.  Çünkü çoğunun dedesi için “falaka” ne kadar normal bir ceza ise onlar için de yanağa gelen bir şaplak o derece normaldi.   Taşrada bu anlayış devam ederken şehirlerde yaşayanlar bu etkili motivasyon aracını uzun süre terk etmedi , doçent , hatta profesör unvanına sahip kişiler bile bu konuda geri adım atmadılar .  O dönemde antrenörlerin otorite sağlamak için kullandığı yöntemlerden bazıları ; tokat ve tekme , küfür ve hakaret , alay etme , küçük düşürme ve meşhur Çin dirili ...

İHTİYAÇ KEŞİFLERİN ANNESİDİR

Elinizdeki oyuncular ve çalışma şartlarınız oynadığınız lig için yetersiz kalıyor . Ve yeni bir şeyler arıyorsunuz ancak bulduklarınız sizin takımıza uygun değil.  Jared Diamond ünlü kitabı,    Tüfek Mikrop ve Çelik’ de diyor ki ; Sıfırdan bir sistem geliştirmek , başkalarından ödünç alıp kendine mal etmeye göre akıl almaz derecede zor olmalı . Sistem oluşturmak için iki yol var , biri kopyalamak ve üzerinde bazı değişiklikler yaparak kendinize mal etmek, diğeri ise hedeflerin ne olduğunu bilip ulaşmak için gereken araçları ve metodu yaratmak.  Bu fikir doğrultusunda genç antrenörlere “özellikle   kopyala düzelt kendine mal et “ tarzı ile çalışan antrenörlere bir iki tavsiyede bulunmak  istiyorum.,  Basketbol antrenörlüğü çoğunuzun sandığı gibi keskin çizgiler arasına sıkışmış bir iş değil.  Basketbol oyununun dinamikleri hem zamana , hem yaş gurubuna ,hem de insan psikolojisine göre değişiklik gösteren hom...

BASKETBOL VE KÜFÜR

Küfür olayı ilginç bir hal aldı, her kafadan bir ses çıkıyor.  Şimdilik elimdeki kitaplarda bulduğum bazı bölümleri buradan paylaşmak istedim.  İlk örnek Mart Çılgınlığı'ndan :  İster beğenin ister beğenmeyin dünya üzerinde koçların neredeyse tümü oyuncuları ile konuştukları zaman küfür eder .  Dean Smith tek istisnadır.  1977 yılında Kentucky’li Rick Robey Smith’in kendisine “onun bunu çocuğu “ dediğini iddia ettiği zaman , Smith bu ithamı , “Sigara içiyorum, içki de içiyorum . Birde küfür ediyor olsam ailem benimle bir daha konuşmazdı ,” diyerek reddetmişti.  Diğer koçların ise bazısı sık sık , bazıları gerçekten çok sinirlendiği zaman bazıları da küfürün üniversite spor kültürünün bir parçası olduğunu anladığı için küfür ederdi.  İkinci örnekler ise Zaferin Kıyısın'dan ; KÜFÜRLER Andre, bu takımda tek elle basketbola yer yok .  Eğer Tanrı bu oyunu tek elinle oynamanı isteseydi g.tünden çıkan bir el ver...

BU KOÇ BASKETBOLDAN ANLAR MI ?

Doktor olmayan birinin ameliyata girmesine imkan yok, ama antrenör olmayan birinin bir basketbol maçını yönetiyormuş gibi tüm maç süresince takımın başında durması mümkün.  Evet eğer basketboldan çok anlamıyorsanız , konudan haberi olmayan biri sadece sahada duruşu ve kullanacağı üç beş cümle ile sizi kolayca kandırabilir.  Oyuncu topu alınca, yürü yürü veya sakin sakin ,  savunmadayken baskı baskı , yapış adamına, molalarda ise ; hadi artık iyi savunma yapalım , dikkatli olun , adamını kaçırma ,bu maçı kazanmalıyız ve çeşitli küfürler herhangi bir insanı koç gibi gösteren sözcüklerdir.   Bu konu nereden aklıma geldi ?  Beş altı yıl öncesine kadar antrenör olmak isteyenler  E kategorisi eğitimine girmek için her hangi bir aşamadan geçmezlerdi Artık basketbol antrenörü olmak isteyenler  E kategorisi eğitimine girmeden öncelikle bir parkuru tamamlamak zorundalar .  Adaylar bu parkurda dripling ,pas, st...