Ana içeriğe atla

BASKETBOLCU OLMAK İÇİN


Yetenek sizi en yukarı taşıyabilir ancak sizi yukarıda tutacak şey karakterinizdir. 

Nasıl , temel teknikleri ,devamlı tekrarlayarak ve çalışarak kazanıp düzeletebiliyorsak , kötü alışkanlıklarımızı ve huylarımızı da aynı yolla değiştirebiliriz. 

Sosyal medyada bir basketbol koçu,  tekrar sayesinde alışkanlıklarımızı nasıl değiştirebiliriz ? Sorusunu aşağıdaki şu örneklerle anlatıyor. 

Her gün sabahları uyanır uyanmaz yataktan kalkın , kesinlikle biraz daha kestireyim diye kıvranmayın . 

Yataktan kalkar kalkmaz , toplam otuz tane şınav yapın . 

Okuldan bitikten sonra en yakındaki kafeye girin ve 45 dakika süresince o günkü dersleri tekrar edin.

Her akşam yemeğinde, sevmediğiniz ne varsa (örneğin peynir !)  bir parça ondan yiyin .

Size bahsettiğim hiçbir bilimsel açıklaması olmayan bu saçma şeyleri iki ay süresince aksatmadan yapın .

İki ay sonunda, sabah hiç acele işiniz olmadığı halde biraz daha uyumak istediğinizde bunu beceremediğinizi , acele işiniz olup da evden çıkmak zorunda kaldığınız zaman şınav yapmadığınız için bir rahatsızlık hissetmeye başladığınızı , okuldan çıkıp sinemaya gitmek zorundaysanız ders tekrarı yapamamanızın sizde bir eksiklik hissi yaratmaya başladığını göreceksiniz . 

İşin ilginç tarafı önceleri imkansız gibi gelen bu değişiklik size çok normal gelecek. 

Özellikle akşamları daha önceden sevmediğiniz o yemeği bulamadığınız zaman artık onu sevmeye başladığınızı göreceksiniz. 

Eğer böyle bir iradeye sahip olmanıza rağmen siz de herhangi bir değişiklik olmadıysa , bu durum ,iki aylık sürenin size yetmediğini gösterir. 

O zaman üç ay, gerekirse daha uzun süre size, “can çıkar huy çıkmaz” lafının ne kadar yanlış olduğunu gösterecektir. 

Yukarıda bahsi geçen alışkanlıklar kendi kendinize vereceğiniz sınavlardır . Bunları başarabildiğiniz takdirde aşağıdakileri haydi haydi başarırsınız. 

Antrenmanlara tam zamanında gidin
Isınma süresinde “ arkadaşlarınız ile sohbet etmek” yerine , gereken hareketleri yapın. 
Koç konuşurken başka bir şey ile ilgilenmeyin.
Koç arkadaşlarınızla konuşurken , ne dediğini duymaya çalışın .
Hareketleri başından sonuna kadar dikkatle yapın .
Koşularda ,her seferinde çizgiye basarak dönün , bir santim bile eksik basmayın.
Ağzınızdan kötü söz çıkmasın.
Ne çok sevinin ne de çok üzülün .
Geçmiş hatalarınıza saplanıp kalmayın. 
Antrenmanlardan sonra muhakkak duş alın. 

Koçlar, lütfen yorum bölümüne, ilavelerinizi yapın sonrada çocuklara yazılı olarak verin...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...