Ana içeriğe atla

İHTİYAÇ KEŞİFLERİN ANNESİDİR




Elinizdeki oyuncular ve çalışma şartlarınız oynadığınız lig için yetersiz kalıyor . Ve yeni bir şeyler arıyorsunuz ancak bulduklarınız sizin takımıza uygun değil. 

Jared Diamond ünlü kitabı,  Tüfek Mikrop ve Çelik’ de diyor ki ; Sıfırdan bir sistem geliştirmek , başkalarından ödünç alıp kendine mal etmeye göre akıl almaz derecede zor olmalı .

Sistem oluşturmak için iki yol var , biri kopyalamak ve üzerinde bazı değişiklikler yaparak kendinize mal etmek, diğeri ise hedeflerin ne olduğunu bilip ulaşmak için gereken araçları ve metodu yaratmak. 

Bu fikir doğrultusunda genç antrenörlere “özellikle  
kopyala düzelt kendine mal et “ tarzı ile çalışan antrenörlere bir iki tavsiyede bulunmak  istiyorum., 

Basketbol antrenörlüğü çoğunuzun sandığı gibi keskin çizgiler arasına sıkışmış bir iş değil. 

Basketbol oyununun dinamikleri hem zamana , hem yaş gurubuna ,hem de insan psikolojisine göre değişiklik gösteren homojen bir yapıya sahip. 

Örneğin baskı altında topu karşı sahaya geçirmek için oyuncular dripling ,pas ,kat vs. gibi çeşitli enstrümanlar  kullanıyor , koçlar ise çeşitli kombinasyonlar yaparak bu enstrümanları kullanıyor. 

Ancak kopyala ve uygula sistemi işte bizi böyle şartlandırıyor ve bu nedenle sürekli olarak aynı çarkın içinde döndürüyor. Kim topu çıkaracak, nasıl top alacağız , ortaya mı gireceğiz , kenardan mı gideceğiz, vs.

Hiç unutmam bir gün , rahmetli Batur abi ; “ aklına takılan soruyu basketbolla hiç ilgisi olmayan ve maçı seyreden simitçiye sor , cevabını alırsın ve de çok şaşırırsın demişti.” 


Bence haklı da , basketten sonra tüm kurallarınızı yok sayıp 
( örneğin topu dört çıkaracak ,beşin perdesini kullanacak , bir alacak ve ortaya giren üçe verecek vs. yerine ) 
topa en yakın oyuncu hemen çıkarır ve pası alan oyuncu da ileride boş olan arkadaşına verirse kolayca baskıya top getirebileceğinizi, maçı uzaktan seyreden bir simitçi arkadaşımız  “çabucak gidince yakalanmıyorlar “diyerek basit bir cümle ile bizlere anlatabilir. 

Bilemem bu basit örnek size bir fikir verdi mi ?

Eğer vermediyse ,aşağıdaki kelimelerin bizim sahada yapmak istediklerimiz olduğunu ve bunları yapmak için gerekenlerin sadece birer enstrüman olduğunu düşünün. 

Örneğin;  on beş yıl önce "ribaundu" iki elle al, tek elle "pas" verme derken , bu gün tek elle daha çabuk pas verirsin , ribaundu al da nasıl alırsan al diyoruz. 

Aşağıdaki kelimelerin hedeflerimiz olduğunu unutmamak lazım. 

Temel tekniğin detaylarına çok takılmamak ve farklı yöntemlerle sorunları çözen oyuncularımızdan bir şeyler öğrenmek onlar sayesinde yeni şeyler keşfetmemizde yarar var. 

Taşımak 
Getirmek
Vermek 
Almak 
Sahip olmak
Kullanmak 
Geçmek 
Vs.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...