Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Şubat, 2019 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

ON BEŞ SORUDA OYUNCUNUZ

15 soruda koçun gözünden bir genç oyuncuyu değerlendirmek ... ilave edeceğiniz soruları yorum bölüme yazabilirsiniz ? (Her oyuncunuz için aşağıdaki soruları on üzerinden değerlendirin...) 1) Fiziksel olarak diğer oyuncularla kıyaslanınca ne seviyede? 2) Çevik mi?  3) Hızlı mı?  4) Elastiki mi? 5) Dediklerimi hemen anlayabiliyor mu?  6) Her antrenmana geliyor mu?  7) İleride antrenmanlara gelmesine mani olabilecek bir durum söz konusu mu?  8) Basketbolu seyrediyor mu, diğer takımların maçlarını, Türkiye ligi maçlarını? ( NBA Hariç ) 9) Tosuz hareketlere ilgi duyuyor mu?  10) Top hakimiyeti parmak ucu hassasiyeti nasıl ? 11) Kendi kendine geliştirmiş olduğu teknikler ( alışkanlıkları ) seviyesi ne kadar? 12) Arkadaşlarına yaklaşımı? 13) Koçuna yaklaşımı ? 14) Velisine yaklaşımı ?  15) Basketbol dışındaki merakları ?

NUMARALI HIZLI HÜCUM (9 YAŞINDAN 29 YAŞINA KADAR)

Asıl mesleği koçluk olmayan genç bir adam takım elbise giymiş ,taktik tahtasının önüne geçmiş ve; “ Şu anda 9-10 yaşındaki kız basketbolcuları çalıştırıyorum.  Ligimiz, altı dakikalık dört periyottan oluşan maçlar şeklinde oynanıyor.   ( Toplam süre 24 dakikada)  Takımım maç başına ortalama 75 sayı ile oynuyor! Ve onlarla gurur duyuyorum.”diyor. Paul Westhead Pat Rilley  ( Laker Ball ! ) Paul Westhead’in “ Run and Gun” adı ile oynattığı yazıya başlamadan önce utube’da görüntü ararken yukarıda bahsettiğim videoyu gördüm.  Ve aşağıdaki sistemin her yaş gurubuna uyarlanabileceğini düşünerek bu paylaşımı yapıyorum.  NUMARALI HIZLI HÜCUM 4 SANİYEDE BİR BASKET  Öncelikle aşağıda yazılanların bundan 30 sene önce gerçekleştiğini belirtmemde yarar var .  Ve bugün benim katılmadığım birçok bilgi içerdiğini belirtmeliyim.  LOYOLA MARYMOUTH  1990 yılında Loyola Marymouth Kolej Ligin ‘de ( NCAA ) or...

KADINLAR İÇİN UZUN ADAM KAMPI 2. VE 3. VİDEOLAR

Özellikle ilk videonun başındaki circuit training başta olmak üzere bu çalışmadan altyapı için güzel drillerin çıkarılabileceğini düşünüyorum bu nedenle antrenmanın iki ve üçüncü videolarını paylaşıyorum.

BASKETBOL UZUN ADAM KAMPI İSTANBUL ( KADINLAR İÇİN )

Tarihini tam olarak hatırlayamıyorum sanırım 2003 veya 2004 senesinde kadın basketbolu alt yapısını geliştirmek amacı ile TBF , ABD'den Gricheck isimli bir koç getirmişti . ( Maalesef ismini de tam olarak hatırlayamıyorum ). Kadın basketboluna büyük hizmetler veren İstanbul Üniversitesi'nin Çapa'daki spor salonunda, altyapıdaki tüm genç ve uzun oyuncularımız bir hafta süren bir kampa katıldılar .  Kampta sevgili Derya Özyer ve sevgili Fırat Okul Amerikalı koça yardımcı oldular. Bir iki antrenmanı izleme imkanı bulmuştum . Ve  antrenmanların çok verimli olduğunu düşünmüştüm.  Bugün halen bu antrenmanlarda kulanılan bazı drilleri sezon öncesi antrenmanlarda kulanıyorum .  Özellikle kadın ve erkek alt yapı için ilham verici bu antrenmanlardan bir iki tanesini burada paylaşacağım .  Ancak videolar oldukça uzun olduğu için biraz zaman alacak.

KURT İLE KUZU MASALI

Yıllar önce Türk basketbolunun unutulmaz oyuncularından birinin , antrenörlük konusunda pek yetenekli olmamasına rağmen başarılı neticeler alması aklıma takılmıştı.  Duayen bir abimiz olayı şöyle açıkladı ; “ Sen takım endeksli düşünüyorsun ,o, oyuncu endeksli düşünüyor. “ Basketbolda birbirinden hiç ayrılamayan ama genelde çelişen iki kavram var, takım olmak ve bireysellik . Yüksek sesle bireysellik denilince yüzler buruşturuluyor ve hemen aklımıza egoistlik geliyor . Takım dediğimiz zaman ise yüzümüzde gülücükler açıyor ve aklımıza paylaşmak, kardeşlik ve dostluk gibi erdemler geliyor. Aslında psikolojik açıdan uzun uzadıya tartışılması gereken bir konu ama ben mevzuyu kafaları karışmış olan altyapı koçlarına getirmek istiyorum.  İki sene önce moda bir soru vardı; yıldız oyuncu neden yetişmiyor? Diye. Uzun uzadıya tartışılan bu konuda ortak bir nokta bulunamadı ama yabancı sayısı başta olmak üzere birçok farklı nedenin ol...

DİRİL OMUZ OMUZA TOP GETİRMEK

Diril ( Çalışma parçası ) :Kabaca maçlarda yaşanılan anları antrenmanlara taşımak anlamına geliyor. İnternette bolca bulabileceğiniz bu çalışma parçalarını, siz kendiniz de tasarlayabilirsiniz. Aşağıda benim tasarladığım bir dirilin görüntülerini koydum.  Videolardan esinlenerek tasarladığım bu dirili oyuncularına tatbik ettiren ve pratiğe geçiren Volkan kardeşime çok teşekkür  ederim.  Gardların en zor görevlerinden biri, baskıya karşı top getirmek . Savunmanın birinici gayesi size baskı yaparak top kapmak, ikinci gayesi ise hata yapmanızı sağlamak,   eğer bu iki hedefe ulaşamazsa son olarak da istediğiniz noktadan topun gitmesine mani olmak ( çoğunlukla sahanın ortası ) . Biz bu çalışmada, baskıya rağmen topu karşı sahaya istediğimiz noktadan taşıyoruz.  Ve omuz omuza mücadele ederken topun kontrolünü kaybetmiyoruz. 

MESSINA’NIN SEMİNERİNDEN KISA BİR BÖLÜM

NBA ‘de koçlar ve oyuncular arasındaki ilişki Avrupa’ya nazaran çok farklı. Avrupa’daki koçlar  kulübün tek hakimiyken NBA ‘de ise oyuncular kulüpte söz sahibi.  Tabii ki, Jackson, Popoviç, Rivers gibi farklı koçlar da var. Bence günümüzde takım oluşturmak takım yönetmekten daha önemli. Koç hataları düzeltilebilir ancak kötü kurulmuş bir takımın böyle bir şansı yoktur. Önemli olan, lider oyuncularınızın yeni gelen oyuncuları kabul etmesidir. Ancak, o oyuncuların neden geldikleri de lider oyunculara izah edilmelidir. Takımınıza yeni gelen oyuncuların teknik sistem değil ilişkiler sistemine uyum sağlaması için liderlerin varlığı çok önemlidir.  İnsanlar kendilerine yakın olanların sözlerini dinler bu da koç değil takım arkadaşlarıdır. Ben kulübün başkanın ve yöneticinin desteğine ihtiyaç duyarım ancak soyunma odasına girdiğimde benim sözlerimi pekiştiren bana inanan oyunculara çok daha fazla ihtiyaç duyarım. B...

ADAM ADAMA SETLER ( ESKİ NOTLAR)

Daha önce bahsetmiştim 1980'ler dahil tüm sezonların ve tüm çalıştırdığım takımların antrenman ve maç belgelerini saklıyorum.  Aşağıda 1993 yılında çalıştırdığım Yıldız milli takımın ilk antrenman programını var. Onun altında ise, çeşitli takımların set hücumları var. Bu setler de oldukça eski. Notlarımın arasında duracağına belki birilerinin işine yarar diye paylaşmayı düşündüm. Arada sırada böyle paylaşımlar yapacağım. 

ÜÇE ÜÇ TEK POTA MAÇ

Elli yaşın üzerindeki tüm basketbol meraklıları hatırlayacaktır. Özellikle yaz aylarında, lise ve orta okulların bahçelerinde bulunan basketbol sahalarında üçe üç maçlar yapılırdı.  Hakemin ve koçların olmadığı maçlarda iki türlü dominant oyuncu türü vardı ; yetenekleri sınırlı ancak aşırı asabi ve kavgacı tipler, bir de basketbol yeteneği üst seviyede olan ve herkesin saygı duyduğu tipler. Diğer oyuncular , o gün şanslıysa üç beş tane şut kullanmak şansını ele geçirirdi. Tabii daha farklı takımlarda vardı ancak genelde bireyselliğin ön plana çıktığı bu maçlarda takımların kuruluşu  böyle olurdu.  Takımların her hangi bir düzeni yoktu ,çünkü topu eline alan dominant oyuncu, eğer yorgun değilse, ya şut atar ya da içeri dalardı.  Eğer boşsa topu kullanır ancak üzerine adam gelirse, mecburiyetten pas verir ve akabinde hemen topu geri isterdi. Eminim bazılarınız bu kısa açıklamadan sonra yüzünüzde bir tebessüm ile o günleri hatırlayacaksını...