Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Eylül, 2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

TAKTİSYEN VE EĞİTİCİ

Uzun bir Altyapı yazısı;   İKİ FARKLI YOL Basketbol antrenörlerini altyapı ve üstyapı yerine eğitici ve taktiysen antrenörler olarak iki farklı guruba ayırmamız daha doğru olur. 1)       Eğitici antrenörler Altyapılarda oyuncularına basketbolu her yönüyle ile öğretmeye çalışır. 2)         Taktiysen antrenörler Altyapı veya üst yapı dâhil çalıştığı her kategoride, her maçı kazanmayı hedefler. Ülkemizde bu iki görüşün arasındaki fark açıkça ortaya konulmadığı için özellikle altyapılarda ciddi karışıklıklar hüküm sürmektedir.   Altyapıda kazanmak için her şeyi yapan bir antrenör, kaybettiği bir maçtan sonra kolayca “Oyuncu yetiştiriyorum” mazeretine sarılırken, gerçekten oyuncu yetiştirmek amacı ile çaba gösteren, emek veren bir antrenörler ise, takımının aldığı bir mağlubiyetten sonra   “beceriksizliğini oyuncu yetiştirme mazeretine bağlayan kişi” durumuna düşmektedir.   ANL...

HER GEÇEN GÜN TEMPO YÜKSELİYOR

  Bo McCalleb‘i her seyrettiğimde ünlü koç John Wooden’nın; ” Basketbolda beceri sadece yapabilmek değil, çabuk yapabilmektir.” lafını hatırlıyorum. Jhon Wooden 90’lı yaşlarının başındayken, bir NCAA finali öncesi verdiği röportajda, “Bugün çalışsaydınız, tecrübeli oyuncuları mı Yoksa genç ve atletik oyuncuları mı tercih ederdiniz? ” sorusuna, tereddüt etmeden "atletik oyuncuları" cevabını vermişti.   Wooden’nın yaptığı bireysel beceri tarifini genişletip, atletik oyunculardan kurulu bir Takım’a uyarlarsak, hücum ve savunma düzenlerini sadece doğru yapmanın yeterli olmadığını bununla birlikte çabuk yapılması gerektiğini çıkarıyoruz.   Kontrol basketbolu denilince herkesin aklına yürüyerek yarı sahayı geçen, hücum setlerin uzun uzun oynayan, 24 saniye biterken top kullanan takımlar geliyor. Eğer siz top kaybı yapmadan 15 Saniye içinde yüksek yüzde ile top kullanıyorsanız ve bunu rakip takımlardan daha az top kaybı ile yapmayı başarıyorsanız. O zaman o...

CSKA SET OFFENCE

Los Angeles Lakers takımı ile birlikte geçirdiği senenin sonunda eski takımı CSKA 'ya dönen Messina'nın hazırlık maçlarında kullandığı ve önümüzdeki yıl sık sık göreceğimiz adam adama set hücumunu sizlerle paylaşmaya çalıştım. 1 no lu oyuncu dripling ile 2 numaralı oyucunu tersine hareketlenirken 3 numara karşı köşeye doğru hareketlenir.Bu sırada 4 no 2 numaraya perdeleme yapar ve topu tepede almasını sağlar . 1 numara pas verdiği 2 numaranın üzerine gider ve elinden topu alır 2 numara 5 numaranın yan perdelemesini kullanır (savunması oldukça zor olan bu hareket srasında 5 numaranın adamı yardım için hareketlendiği zaman 5 numara topa sahip olan 1 numaraya tepede tekarar perdelemeye gider ve Pick And Roll oynarlar. 1 numara savunmanın durumuna göre seçimini yapar (drive,şut,potaya yaklaşan 5 no ya pas veya uygun şut pozisyonunda olan 2 numaraya pas) Eğer seçimini biraz önce boşaltığı bölgeye gelen 4 numaraya pas ile yaparsa.4 numara'nın üç seçeneği var...

ROTASYON

Özel maçlar, özel turnuvalar ve son olarak Banvit & TÜBAD Turnuvası’nda bu senenin iddialı takımlarını izleme imkânını buldum Favori gösterilen bu beş takımın dışında herhangi bir takımın şampiyon olması, yıllar önce herkes tarafından küme düşmesine kesin gözüyle bakılan Eczacıbaşı basketbol takımının kazandığı şampiyonluk kadar büyük sürpriz olur. Çok değil, iki yıl önce Banvit & TÜBAD turnuvasında, Euroleauge’in favorilerinden biri olarak gösterilen; Miloş Teodosiç, Theo Papaloukas, Vassilis Spanoulis gibi önemli yıldızlara sahip olan Olimpiakos’u izlemiştik. O dönem büyük paralar harcanarak kurulan bu ekip, Final Four’a gidemeyerek herkesi şaşırtmıştı. Bir yıl sonra ekonomik sorunlar yüzünden bütçesini dörtte bir oranında küçültmek zorunda kalan Olimpiakos, Spanoulis’in etrafına topladığı oyuncularla büyük bir sürpriz gerçekleştirdi ve Euroleauge şampiyonluğuna ulaştı. Olimpiakos, hepimize takım kimyasının takım bütçesi ve takım antrenöründen çok daha önemli...

AZ AMA ÖZ

  Geçtiğimiz yıl hem Avrupa, hem de Türkiye’de dar rotasyona sahip olan iki takım şampiyon oldu. Daha önce oldukça kısıtlı kadrolarla benzer tecrübeleri yaşadığım için, bu yazımda ”Az oyuncuyla başarı nasıl geliyor? “ sorusuna cevap vermeye çalıştım. Öncelikle, elinizde bulunan oyunculardan iki üç tanesinin lider vasıflarına sahip, kendini ispat etmiş tecrübeli oyuncular olması gerekiyor. RİSKLERİ Az oyuncuyla oynamanın, uzun vadede en riskli tarafı, oyuncuların sezon sonuna doğru yorulması ve sakatlanma ihtimallerinin artması. Kısa vadede ise, maç sırasında erken faul sorununa girmeleri veya kötü bir gün yaşamaları. Her iki süreçte de elinizde bu oyuncuların alternatiflerinin olmaması en önemli sorununuz olacaktır.     AVANTAJLARI Buna karşılık az oyuncu ile oynamanın küçümsenmeyecek avantajları da var; Tüm maç süresince sahada kalacaklarını bilen lider oyuncular, oyundan çıkma korkusundan uzak ve kendilerine güvenerek oynuyorlar. ...

HORNS

Yaklaşık yirmi yıldır, bir dört dizilişi ile neredeyse tüm takımların oynadığı "Horns" seti, günümüzde de bir çok takım tarafından kullanılıyor. İki uzun oyuncunun faul çizgisi üzerine, guard oyuncusuna yaptığı perdeleme ile başlayan bu oyun, genelde perdeleme yapan daha uzun boylu oyuncunu, aşağıya devrilmesi ve dışarıdan şut sokabilen diğer uzun oyuncunun, onun boşaltığı yere gelemesi ile sonuçlanıyor. Horns'un en sık kullanılan bu çeşidi dışında ,birçok versiyonu mevcut.Ancak bu oyun her zaman üç oyuncu ve aynı diziliş ile başlıyor. Genelde kısa süren bu oyun, bazı koçlar tarafından ilave opsiyonlar eklenerek uzatılıyor. Eski notları karıştırıken ,genelde yüksek postun topu ters tarafa çevirip tekrar pick and roll oynaması ile sonuçlanan bu oynunun,eskiden uygulanan farklı bir devamını buldum ve sizlerle paylaşıyorum.     Klasik başlangıç daha uzun boylu olan ve post-up yapabilen 5 no 1 no ya perdeem koyuyor ve Pick and Roll oynu...

FENERBAHÇE ÜLKER SET OFFENCE

                                                                        Özellikle 4 no tarafından (Dış şutu olan oyuncu tarafından set başlamak üzere planlanmış ancak bu oyuncu şutör değil ) 4 numaranın perdesinden yararlanan 2 no 1 no’nun boşalttığı yerde topu amak için hareketlenir. Şekil 2 2 topu alırken,ters taraftaki 5 no 3 no yu topla buluşturmak için aşağı perde koyar. Bu sırada 4 no 1 numaraya arkadan perde hazırlar. Şekil 3 Top 3 no ya gidince 1 no önce 4 no sonra 5 no nun perdelerinden yararlanarak topu almaya çalışır. Aynı sırada 5 no içeriden topu ister ve ters tarafta 2 no  4 no nun (Flare) perdesind...

TAKIM KİMYASINI OLUŞTURMA

Lig başlamak üzere,hazırlık maçları sırasında oyuncular ve koçlar arasında ilginç dialoglar oluyor.Son seyrettiğim maçlarda gördüğüm bazı pozisyonlar uzun süre önce bu konuda yazdığım kısa bir makaleyi bana hatırlattı.Genç antrenörlere yararlı olacağını düşündüğüm için bu yazıyı sizlerle paylaşmaya karar verdim. Özellikle yeni bir takıma gelmişseniz veya yeni bir takım ile yola çıkıyorsanız, bazı oyunculara, onlarla kader birliği ettiğinizi hissettirmek çok önemlidir. Bunu antrenmanlardaki ve maçlardaki davranışlarınızla kolayca belli edebilirsiniz. Geçmişe baktığımda, oyunculuk döneminde birlikte çalıştığım antrenörlerin, bu davranış biçimini bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde uyguladıklarını hatırlıyorum. Her ne kadar bu yakınlaşma dışarıdan bakıldığında pek demokratik gözükmese de, bu durumu hiyerarşik bir oluşum gibi kabul etmeliyiz.   Diğer oyuncuların, özellikle liderlik ideasında olanların rahatsızlık duyması son derece normaldir ancak bir antrenör için b...

SÜRE VERİLMEZ ALINIR

Alt yapı antrenörlüğü yaptığım dönemlerde bazı dostlar “Siz antrenörler ne yaparsanız yapın, oyuncu olacak yetenekli gençlerin yükselişine mani olamazsınız, kazanmak istiyorsanız onları mecburen oynatmak zorunda kalırsınız” derlerdi. Bazıları ise, genç oyunculara antrenörlerin korkmadan şans vermesi gerektiğini iddia ederler ancak gençlere şans veren, belki de bu nedenle maç kaybeden antrenörleri de acımasızca eleştirilerdi. O zamanlar yaş olarak diğerlerinden daha küçük olan oyuncularım için kullandığım bir slogan vardı”   Genç oyuncular unutmayın; Süre verilmez alınır.”     Açıkçası bugüne kadar her iki yoldan geçerek kendini ispat eden birçok oyuncuyu çalıştırma ve yakından izleme fırsatını yakaladım. Görünüşe göre koçların genç oyunculara verebileceği şans, oyuncunun becerisi kadar oynadığı takımın yapısıyla alakalı. Avrupa'da şampiyonluk hedefleyen bir takımın, Türkiye liginde oynadığı zayıf bir rakibe karşı tecrübe kazandırmak için oy...

MİRSAD TÜRKCAN

  Genç milli takım antrenörlüğü yaptığım dönemlerde her zaman boy sorunu yaşardık, o zamanlar uzun oyuncu bulmak bugünkü kadar kolay değildi, bu nedenle alt yapı milli takımlarımız uzun takımlar karşısında çok zorlanıyordu. Biz ne kadar iyi hücum edersek edelim “ikinci atış” şansımız olmadığı için böyle takımlar karşısında hep düşük skorlarda kalıyorduk. Bu durum benim adıma Mirsad’ın aramıza katıldığı bir Avrupa şampiyonasına kadar sürdü. Hiç unutmuyorum İsrail’de ki bu turnuvada, bizden çok uzun bir Hırvat takımına karşı oynuyorduk, Mirsad üç dört uzun oyuncu arasından tüm ribauntları almaya başlayınca   “Böyle maç idare etmek ne kadar güzelmiş, bu ne rahatlıkmış   ”diye düşündüğümü hatırlıyorum.   Uzun oyuncuları genelde savunmada yavaş kaldıkları veya orta mesafeden şut sokamadıkları için oyundan çıkarmak zorunda kalırsınız. Ancak ilk yıllarında, bacakları bir guard kadar çabuk olan ve dışarıdan şut sokabilen bir oyuncu olduğu için Mirsad’ı sürekli o...

PİVOT SAVUNMASINA ÇÖZÜM

Eskiden pivotların her zaman çember altında kalması istenirdi. Bunun başlıca sebebi,diğerlerine nazaran daha uzun boylu olan bu oyuncuların, potadan seken topları kolayca alması ve çember altından rahat sayı atabilmeleriydi. Pivotlar savunmada tam potanın altında bekler kolay baskete izin vermez, hücuma gidildiğinde ise takım arkadaşları onun gelişini bekler ve topu içeride pivotlarıyla buluşturarak sayı ararlardı.  Ancak ilerleyen süreçte pivotların biraz daha hareketlenmesi ile, birçok takım uzun oyuncularını set başlangıçlarında üç sayı çizgisine kadar çıkarmaya başladı. Artık maçlarda sürekli olarak üç sayı çizgisinde, şutör oyunculara perdeleme yapan veya Pick And Roll oynayan uzun oyuncular görmeye alıştık .                                            ...

POST HAREKETLERİ

POST OYUNCULARINIZDAN SADECE BİRİ ŞUTÖRSE HÜCUMDA SPEACİNG ANLAMINDA NASIL BİR AVANTAJ SAĞLARSINIZ..................

GİTTİ "FLEX" GELDİ "ERKEN PİCK AND ROLL"

Üç dört yıl önce başlayan ve bugün neredeyse tüm takımların yaptığı PNR oyununa dayalı "Erken PNR" adı altında bir Transition oyunu oynanıyor. Ne zaman bu oyunu görsem aklıma yaklaşık yirmi yıl önce aşağı yukarı her takımın uyguladığı, bazıları tarafından "Passing game" bazıları tarafından ise" Flex"adı verilen bir hücum düzeni aklıma geliyor. O zamanlar ,inanılmaz driping yapabilen ancak pas tekniği son derece zayıf oyunculara sahip olan takımlar bile, bu hücum düzenini uygulardı.. Bugün "Erken Pick and Roll" setini oynayan takımların arasında, şut tehditi olmayan kısalara , bacakları çok yavaş olduğu için içeri dönemeyen pivotlar sahip olanlar var. Hatta ters tarafta oynanan ikinci Pick and Roll'ü neredeyse topu yere hiç vuramayan üç numaralarla ve pota altında, bir numaraları bile yenemeyen kısa post oyuncular ile oynayanlar var.    1 no'ya 5 no Pick koyarken 3 no boşaltır.1 ile 5 numara PNR oynar.Atış yoksa top 4 no'y...