Bo McCalleb‘i her seyrettiğimde ünlü koç John Wooden’nın;
”
Basketbolda beceri sadece yapabilmek değil, çabuk yapabilmektir.” lafını hatırlıyorum.
Jhon Wooden 90’lı yaşlarının başındayken, bir NCAA finali öncesi verdiği
röportajda, “Bugün çalışsaydınız, tecrübeli oyuncuları mı Yoksa genç ve
atletik oyuncuları mı tercih ederdiniz? ” sorusuna, tereddüt etmeden "atletik
oyuncuları" cevabını vermişti.
Wooden’nın yaptığı bireysel beceri tarifini genişletip,
atletik oyunculardan kurulu bir Takım’a uyarlarsak, hücum ve savunma
düzenlerini sadece doğru yapmanın yeterli olmadığını bununla birlikte çabuk yapılması
gerektiğini çıkarıyoruz.
Kontrol basketbolu
denilince herkesin aklına yürüyerek yarı sahayı geçen, hücum setlerin uzun uzun
oynayan, 24 saniye biterken top kullanan takımlar geliyor. Eğer siz top kaybı yapmadan 15 Saniye içinde yüksek yüzde ile top
kullanıyorsanız ve bunu rakip takımlardan daha az top kaybı ile yapmayı başarıyorsanız.
O zaman oyun tarzlarını tarif ederken kontrol kelimesi yerine yavaş
kelimesini kullanmak doğru olmaz mı?
Hızlı veya yavaş oynamak koçların bir tercihidir ve takımı
için hangi temponun daha uygun olduğunu en iyi takımın koçu bilir. Aslında
tempoyu maçın gidişine göre ayarlamak en doğru yoldur. Ancak koçun tercihi,
takımlardaki oyuncu tipleri, tempoyu ister istemez bir tarafa doğru çekecektir.
Takımların temposunu
değerlendirmek için en basit yöntem, kullanmış olduğu top miktarına bakmaktır.
Bu sayı kabaca takımların kendileri için en uygun şut yüzdesine ulaştığı ve en
az top kaybı yaptığı tempoyu gösterir.
Benim araştırmalarıma göre 2003 yılından bu yana NBA hariç
tüm organizasyonlarda bu miktar ortalama 60 ile 80 arasında değişirken, her
geçen yıl üst sınıra yaklaşan takımların sayısı artmaktadır. Takımların
mücadele ettiği organizasyonlar,rakiplerin oyun tarzları ve final maçları bu
rakamların değişmesine neden olabilir.
Bugün yüksek tempoda oynanan basketbolun izleyenlere ne
denli keyif verdiği tartışılmıyor, asıl tartışılan yüksek tempo ile oynayarak
şampiyon olabilir misiniz sorusu.
İşin ilginç tarafı bu tartışma başladığında takımların ortalama atış sayısı 50 civarındayken bugün 70 civarına gelmiş durumda.
Günümüzde oyuncular daha çok kuvvet ve dayanıklılık çalışması yaparak oyunda kalış sürelerini artırmaya çalışırken ,antrenörler rotasyon sorununu hiçe sayarak daha çok yıldız oyuncuyu takımlarına topluyor.
CEM AKDAĞ



Yorumlar
Yorum Gönder