Ana içeriğe atla

MİRSAD TÜRKCAN


 

Genç milli takım antrenörlüğü yaptığım dönemlerde her zaman boy sorunu yaşardık, o zamanlar uzun oyuncu bulmak bugünkü kadar kolay değildi, bu nedenle alt yapı milli takımlarımız uzun takımlar karşısında çok zorlanıyordu. Biz ne kadar iyi hücum edersek edelim “ikinci atış” şansımız olmadığı için böyle takımlar karşısında hep düşük skorlarda kalıyorduk.

Bu durum benim adıma Mirsad’ın aramıza katıldığı bir Avrupa şampiyonasına kadar sürdü. Hiç unutmuyorum İsrail’de ki bu turnuvada, bizden çok uzun bir Hırvat takımına karşı oynuyorduk, Mirsad üç dört uzun oyuncu arasından tüm ribauntları almaya başlayınca  “Böyle maç idare etmek ne kadar güzelmiş, bu ne rahatlıkmış  ”diye düşündüğümü hatırlıyorum.

 Uzun oyuncuları genelde savunmada yavaş kaldıkları veya orta mesafeden şut sokamadıkları için oyundan çıkarmak zorunda kalırsınız. Ancak ilk yıllarında, bacakları bir guard kadar çabuk olan ve dışarıdan şut sokabilen bir oyuncu olduğu için Mirsad’ı sürekli olarak oyunda tutabiliyorduk.

O maçta Mirsad’ın aldığı hücum ribauntları sayesinde, en az altı veya yedi ikinci atış kullanma şansını ele geçirmiştik. Sanırım yine aynı turnuvada,(daha sonra, büyükler kategorisinde sürekli olarak kazanacağı ) en çok ribaunt alan ilk Türk oyuncu unvanına ulaşmıştı.
İlerleyen süreçte kendini tüm Avrupa’ya kanıtlayan böyle bir yıldızın ilk defa ortaya çıkışına şahit olduğum ve antrenörlüğünü yaptığım için kendimi çok şanslı addediyorum.



Aramıza hoş geldin MİRSAD.


 
CEM AKDAĞ

 

Yorumlar