Ana içeriğe atla

WE ARE TEAM BECAUSE WE ARE COLLECTION OF INDIVIDUAL EFFORTS


KAMP

1997 senesinde Nike firmasının Paris de düzenlediği basketbol kampına katılmam için bir davet almıştım.
Bu kampta henüz 16 yaşındaki Yao Ming’in de aralarında bulunduğu yüzü aşkın genç oyuncuya bir hafta süresince antrenman yaptırdık.Dünyanın çeşitli yerlerinden gelen kalabalık bir antrenör gurubu ile birlikte çalışıyor ve son gün yapılacak olan maçlara hazırlanıyorduk.
ORGANİZASYON

Kampın ilk günü,daha önceden hazırlanmış haftalık çalışma programı tüm koçlara dağıtılmıştı.
Takımlar aynı anda, içinde en az beş basketbol sahası bulunan devasa bir salonda antrenman yapıyordu.
Drillerin uygulamasında sorun yaşarsak, yan sahadaki takımın drili nasıl uyguladığını seyrederek sorunumuzu çözüyorduk.
Böylece benim elime, farklı sahalarda, farklı coachların aynı drili nasıl yorumladıklarını ve nasıl uyguladıklarını görme şansı geçti.
 
ANLAYIŞ FARKI

Tüm takımlar aynı drilleri yapmasına rağmen, birçok coach farklı konulara temas ediyor, farklı ikazlarda bulunuyorlardı. Özellikle Amerikalı coachlar oyunculara daha hızlı ve daha seri olmalarını ısrarla söylerken, Avrupalı coachlar oyunculara takım arkadaşlarının konumlarını ve süratlerini göz önünde bulundurmaları gerektiği yönünde ikazlarda bulunuyorlardı.
BİREYSEL OYUN KOLLEKTİF OYUN

Ben o kampta ,günümüzde unutulmaya yüz tutan bir antrenörlük tarzını hatırlamıştım
Basketbolda birebir çalışmaların ardından yapılan ikiye iki çalışmaları bir bakıma takım oyununa giriştir.
Ancak birçok alt yapı coachu bu önemli değişimin farkına varmaz ve aniden bireysel çalışmaları bir kenara iterler.Bu süreç başladığında coachlar da oyuncular ile birlikte kollektif çalışmaların büyüsüne kapılırlar.
Onlar için paslaşmalar başlayınca pası veren oyuncunun kollarının ve bileklerinin aldığı şeklin pek bir önemi kalmamıştır. 
 
                                                           1972 PICK AND ROLL
Ben o kampta ,günümüzde unutulmaya yüz tutan bir antrenörlük tarzını hatırlamıştım.Daha küçük takım oyuncusuyken bizi A takım antrenmanlarına alan Sayın Cavit Altunay ve daha sonra yıldız takımda oyuncusu olmak onurunu yaşadığım rahmetli Aydan Siyavuş'un sezon öncesi uyguladıkları çalışma tarzını.
Bu kıymetli antrenörler,alt yapıdaki oyunculuk günlerimizde,bize bugün çok moda olan pick and roll oyununu öğretirken, çalışmanın ortasında aniden oyunu durdurup,şut atarken neden az zıpladığımızın hesabını sorarlardı.
 
 

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...