Ana içeriğe atla

TAKTİSYEN VE EĞİTİCİ



Uzun bir Altyapı yazısı;
 
İKİ FARKLI YOL

Basketbol antrenörlerini altyapı ve üstyapı yerine eğitici ve taktiysen antrenörler olarak iki farklı guruba ayırmamız daha doğru olur.

1)      Eğitici antrenörler Altyapılarda oyuncularına basketbolu her yönüyle ile öğretmeye çalışır.

2)       Taktiysen antrenörler Altyapı veya üst yapı dâhil çalıştığı her kategoride, her maçı kazanmayı hedefler.

Ülkemizde bu iki görüşün arasındaki fark açıkça ortaya konulmadığı için özellikle altyapılarda ciddi karışıklıklar hüküm sürmektedir.

 Altyapıda kazanmak için her şeyi yapan bir antrenör, kaybettiği bir maçtan sonra kolayca “Oyuncu yetiştiriyorum” mazeretine sarılırken, gerçekten oyuncu yetiştirmek amacı ile çaba gösteren, emek veren bir antrenörler ise, takımının aldığı bir mağlubiyetten sonra  “beceriksizliğini oyuncu yetiştirme mazeretine bağlayan kişi” durumuna düşmektedir.
 
ANLAYIŞ FARKI
Konuyu daha iyi anlayabilmek için bu antrenörleri yakından tanımaya çalışalım.Ancak eğitici antrenörlerin basketbol dışında kalan eğitmenlik rolünü konu dışında tutarsak, daha tarafsız bir açıklama yapmış oluruz.
 

Bu tarz düşünen antrenörler programlarını yaparken öncelikle basketbolu sevdirmeyi daha sonra oyunu öğretmeyi kendilerine hedef alırlar.

Çalışmalarının büyük bir bölümü bireysel temel teknik antrenmanları ile geçerken, öğretmeye çalıştığı tekniklerin nasıl kullanılacağını sıkılmadan oyuncularına gösterirler.

 Maçlarda ise, oyuncularına bu teknikleri uygulama imkânı veren düzenleri titizlikle seçer.

Her geçen yıl yeni bilgiler ortaya çıkmasına rağmen, bildiğiniz gibi oyuncuların ileri yaşlardaki fiziksel durumlarını tahmin etmek çok zor ve halen büyük sürprizlerle karşılaşma ihtimali var.

Taktiysen sınıfına giren antrenörler bu gibi durumlarda oyuncuları kolayca elerken, eğitici antrenörler oyuncuların o anki fiziksel durumunu önemsemeden hepsine tüm pozisyonların temel teknik bilgilerini verir.

 Ayrıca bu tarz antrenörler maçları daha kolay kazanmak için rakip takımlara karşı özel hazırlıklar yapmazlar.
 

Taktiysen antrenör ise elindeki oyuncunun o andaki bilgisini, becerisini ve fiziğini en verimli şekilde kullanmak için her türlü hazırlığı yaparlar.

Sadece kazanmayı düşünen antrenörler maçlardan önce rakip takımın istatistiklerine göre zayıf yönlerini tespit eder ve kazanmak için özel planlar yaparlar, oyuncuların o günkü fiziki durumlarını hiç değişmeyecekmiş gibi düşünerek hangi pozisyonlarda başarılı olurlarsa o pozisyonda oynatırlar.

Oyun sistemleri basit ve kısa yoldan neticeye gidecek şekilde olur.

Topun paylaşılması veya daha fazla oyuncuya şans vermek gibi zaman kaybına yol açacak sorunlardan kaçınır ve elindeki en iyiler ile oynamaya çalışır, genelde oyuncularına maçlarda yapacakları düzenleri çalıştırır ve oyuncunun bireysel gelişimi ile zaman kaybetmez.
 

 

İDEALLER VE REALİTE 

Bu yazıyı okuyan çoğu kişi tereddütsüz olarak, ideal altyapı antrenörün ilk yaptığımız tarife uygun olduğunu söyleyecektir. Ancak maalesef iş realitede farklı algılanıyor.

Diğerlerinden daha iri ve daha iyi basketbol oynayan bir çocuğun velisi ve kazanarak işini devam ettireceğini bilen yöneticiler maalesef ikinci yöntemi tercih ediyor.

Genellikle antrenörlüğe eğitici olarak başlayan idealist genç çalıştırıcılar bile, zaman içinde işini kaybetmek korkusu ile karşı karşıya kaldıklarında, kazanmak amacı ile bazı taktikler uygulamaya başlıyorlar ve farkına varmadan taktiysen antrenör sınıfına dahil oluyorlar.
 
 

HEM İDEALİST OLMAK HEM DE KAZANMAK MÜMKÜN MÜ?

Efsane antrenör John Wooden’nın talebesi Bill Walton’a Türkiye’de verdiği bir seminerde UCLA’de önemli maçlardan önce nasıl hazırlandıklarını sormuştum, bana verdiği cevap “değişik hiçbir şey yapmazdık, galiba her defasında rakipler bize karşı hazırlanırlardı” olmuştu.

Belki de Basketbol tarihinin en önemli eğiticisinin üst üste aldığı kolej şampiyonlukları, eğitici antrenörlerin, taktisyen olmadan da maç kazanabileceklerini göstermesi açısından iyi bir örnek. Bunu da sağlamak için sabırlı ancak kolayca kandırılamayacak yöneticilere gereksinim var.
 
 

Amerikan kolejlerinde basketbol eğitimi ağırlıklı çalışmalar yapıldığı için her yıl kaliteli oyuncuların yanı sıra, bu oyunu çok iyi bilen binlerce basketbol izleyicisi ortaya çıkıyor. Maç sunarken değişik bir temel teknik hareketin adını kullanmaktan çekinmeyen yorumcular da sanırım bundan güç alıyorlar.

NBA, KOLEJ, ALT YAPI, A TAKIMLAR

Ancak bir gerçeği göz ardı etmemekte yarar var, kolej yıllarında yapılan müsabakalar ile NBA e yapılan müsabakaların arasında çok ciddi farklar vardır. Çok yaklaşmalarına rağmen, bu gün hiçbir kolej coach’ı NBA de kalıcı bir başarı kazanamamıştır. Bunun sebebi iki organizasyon arasındaki anlayış farkıdır. NBA da ki kazanmaya ve gösteriye endeksli yaklaşım ile NCAA da ki (maalesef artık iyice yozlaşan) eğitim ve etiğe prim veren yaklaşımdır.
 
 

Ülkemizde ise altyapılar A takım antrenörlüğüne geçiş için basamak olarak kabul edilmektedir, bu nedenle bir çok değerli taktiysen, tabiri caizse cin antrenörler yetişmekte ancak altyapı oyuncularının teknikleri yeteri kadar gelişememektedir.
Altyapıyı tamamen farklı bir organizasyon olarak gören ve eğitici antrenörlere hak ettikleri değeri veren kulüpler ortaya çıktığı zaman belki de özlediğimiz Ekole kavuşacağız.

CEM AKDAĞ

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...