Ana içeriğe atla

RAKİBİ OKUMAK


Bazen katıldığım seminerlerde basketbol terminilojisi konusunda ciddi sorunlar yaşıyorum. Özellikle  birinici kademe antrenör kurslarında, bazı terimlerin Türkçe karşılığı olmaması antrenör adaylarını zorluyor.Örneğin geçen yıl bir seminerde "V-cut" ve" Backdoor cut" cevabı yerine yaklaşık kırk tane "VECTOR CUT"cevabı  gelmesi beni bayağı şaşırtmıştı.
 
Yine terminiloji konusunda "Reading the defence" veya "Reading the offence" kelimelerini pek sık duymuyoruz.
“Rakibi okumak” anlamına gelen bu sözcüğü sadece basketbol seminerlerinde veya bir kaç basketbol yorumcumsundan duyuyoruz.Ancak bu sözcük başta Amerika olmak üzere birçok ülkede,oyuncuların teknik özelliklerini sıralarken kullanılan oldukça önemli kriterlerden biri.
Bu terim oyuncuların rakiplerinin nereye gideceğini veya nasıl bir pozisyon alacağını daha önceden tahmin edip (Okuyup) ona göre hareketin yönünü ve şeklini değiştirme durumudur.

Hepimiz biliyoruz ki alt yapılarda birçok oyuncu daha kuvvetli olan elini kullanır. Bu oyuncular topu alır almaz alışık olduğu tarafa doğru hamle yaparlar.(Genellikle sağ tarafa)
 
Her iki elini aynı seviyede kullanamayan genç oyuncular savunmalarını dengesiz yakaladıkları zaman, hızlı hareket etmek amacıyla diğer taraf boş olmasına rağmen rakibin üzerlerine gider ve savunma ile çarpışırlar.
Eğer bu pozisyon üst seviyede bir maçta oluyorsa ve oyuncuların temel teknikleri ileri seviyede ise, savunma oyuncusunun hücumu iyi okuduğundan bahsedebiliriz.Aynı şekilde savunmanın geldiği tarafın tersine giderek, hücumu değerlendiren hücum oyuncusuda savunmayı iyi okumuş demektir.
Savunmada atılan pası kapma veya hücum faulü ile neticelen pozisyonlar, hücumda ise şut ve asist gibi temel hareketler, genelde rakibi iyi okuyarak yapılabilir.
Eğer genel bir tarif yapacak olursak ”Okumak” rakip oyuncuların hareketini daha önceden tahmin ederek yaptığımız istatistiklerdir.

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...