Ana içeriğe atla

AZ AMA ÖZ


 

Geçtiğimiz yıl hem Avrupa, hem de Türkiye’de dar rotasyona sahip olan iki takım şampiyon oldu. Daha önce oldukça kısıtlı kadrolarla benzer tecrübeleri yaşadığım için, bu yazımda ”Az oyuncuyla başarı nasıl geliyor? “ sorusuna cevap vermeye çalıştım.
Öncelikle, elinizde bulunan oyunculardan iki üç tanesinin lider vasıflarına sahip, kendini ispat etmiş tecrübeli oyuncular olması gerekiyor.

RİSKLERİ

Az oyuncuyla oynamanın, uzun vadede en riskli tarafı, oyuncuların sezon sonuna doğru yorulması ve sakatlanma ihtimallerinin artması. Kısa vadede ise, maç sırasında erken faul sorununa girmeleri veya kötü bir gün yaşamaları. Her iki süreçte de elinizde bu oyuncuların alternatiflerinin olmaması en önemli sorununuz olacaktır.
 
 

AVANTAJLARI

Buna karşılık az oyuncu ile oynamanın küçümsenmeyecek avantajları da var; Tüm maç süresince sahada kalacaklarını bilen lider oyuncular, oyundan çıkma korkusundan uzak ve kendilerine güvenerek oynuyorlar.

Sakatlık sorunu yaşamamak için, koç ikazına gerek duymadan uykularına ve beslenmelerine özen gösteriyor, takım çalışmaları dışında gerekli kişisel kondisyon çalışmalarını yapıyorlar.
Tabii bu durum takımın genç oyuncularını etkiliyor ve onlarda lider oyuncuları taklit etmeye başlıyor.
Bu oyuncular maçlarda oyunda kalmak için zaman zaman savunmada pasif davranarak ,kendilerini faulden koruyorlar. Kötü hissettikleri günlerde ise takıma en az zararı vererek oynamaya çalışıyor ve genç oyuncuları oyuna dâhil etmek için uğraş veriyorlar. Ancak en önemlisi takımlarını kritik dakikalarda yalnız bırakmamaya ve her zaman ellerini taşın altına sokmaya hazırlar.

Geçen sene dar rotasyon ile gelen başarının tek nedeni lider oyuncuların takımlarını sahiplenmeleriydi.

KOÇ

Koçlara gelince, geçtiğimiz yıl, Olympiakos örneğinden yola çıkarsak, oyuncu bazında geniş imkânlara sahipken başarısız olan bir koç, bir sene sonra çok daha kısıtlı bir kadro ile nasıl şampiyon oldu?

İşin bu bölümü tam bir ders niteliğinde;
Dar rotasyon ile başarıya ulaşabilmek için, yukarıda anlattığım oyuncu davranışlarını anlayışla karşılamak gerekli. Saha içinde sert disiplin kuralları ve esnek olmayan teknik taktik düzenler konusunda ısrarcı olmamalı.
Tabii tüm bunları yaparken, koç ile oyuncu arasındaki o ince çizginin aşılmamasına izin vermemeli.
 

SERT KOÇLAR

Bu durumda kendi koyduğu kuralların çok önemli olduğunu düşünen, o kurallara uyulmazsa hiçbir zaman neticeye ulaşılmayacağına inan sert disiplinli koçların, dar kadrolu takımlarla büyük sonuçlara imza atmasının zor olduğunu görüyoruz. Geniş rotasyona sahip büyük bütçeler ile kurulmuş takımlarda bile bu tarz uygulamaların zaman zaman başarısızlığa yol açtığına hepimiz şahit olduk.

KOÇ OYUNCU İLİŞKİLERİ

Dar rotasyonu olan takımlarda koç ile oyuncular arasındaki ilişkiler çok daha hassastır, tek bir oyuncunun takımdan kopması ciddi sorun yaratacağından bu konuda çok dikkatli olmak gerekli. Yukarıda bahsettiğim gibi,genç oyuncular lider oyuncuları takip ederlerken bazı tecrübeli ancak kapasitesi sınırlı oyuncular, genç oyuncuları yanlarına çekmek için çaba gösterirler.
Şartların iyi olmaması, ileride alınacak kötü neticeler için hazır mazeret olduğundan, bu oyuncular fazla çaba sarf etmeden sezonu bitirmeye çalışırlar.Her takımda bulanabilecek bu oyuncuların gençleri etki altına almadan takımdan gönderilmesi, takım için önemli kazanç olacaktır.
Ayrıca oyuncuları yönetmek kadar takıma uygun sistemi veya sistemleri bulmak, bunları oyunculara ve rakiplere göre değiştirmek ve eldeki şartlara göre uyarlamak, maçların gidişine göre ani değişiklikler yapmak ve bunları uygularken takımdaki oyuncuların sizin bilginize duyduğu saygıyı kaybetmemek çok önemlidir.
 
CEM AKDAĞ

 

 

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...