Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ağustos, 2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

TOPLAM ATIŞ MİKTARI VE ŞUT YÜZDESİ

Basketbolda tüm istatistikler çok değerlidir ancak neticeyi çembere yapılan atış miktarı ve buna bağlı olarak şut yüzdeleri belirler. Sezon sonuna doğru takımların, kazanabilmeleri için gereken şut yüzdeleri ve bu yüzdelere ulaşmak için oynayacakları tempo netleşir.   Final maçlarında, oyuncuların form durumları, saha avantajı, rakibin temposu, moral faktörü ve buna benzer sayısız parametre devreye girer.   Bu maçların gidişine göre müdahalelerde bulunmak ve alışılmış yüzdeler ulaşmak zorlaşır. Aşağıdaki örneklerde kafanızı karıştırmamak için sayıları yuvarlayarak verdim. Ancak şampiyonu sadece bir atışın değiştirdiğini düşünerek bu istatistikleri değerlendirmenizde yarar var.     EUROLEAUGE FİNALİ VE ŞAŞIRTICI İSTATİSTİK   Geçtiğimiz yıl Euroleauge finalini oynayan iki takımın istatistiklerine baktığımız zaman final maçında alınan sürpriz sonucun istatistiklere net bir şekilde yansıdığını görüyoruz.   Tüm Avrupa ligi süre...

ALT YAPIDA DAHA FAZLA OYUNCU YETİŞTİRMEK İÇİN NE YAPMAMIZ GEREKLİ

Belki duymuşsunuzdur geçtiğimiz ay Fenerbahçe genç takımı Amerika’ya hazırlık maçları yapmaya gitti ve başarılı antrenörleri sevgili Fikret Doğan, döndükten sonra izlenimlerini bizlerle paylaştı. Sevgili Fikret’in izlenimlerini okuduktan sonra bu yazıyı yazmaya karar verdim. OTUZ YILDA DEĞİŞMEYEN ANLAYIŞ Henüz on yedi yaşındayken hazırlık maçları yapmak için Amerika’ya giden şanslı oyunculardan biriydim. Rakiplerimiz sezonun ilk hazırlık maçlarını yapacak olan Kolej takımlarıydı. Sahaya çıktıkları zaman ilk dikkatimi çeken şey kadrolarının en az on beş, yirmi kişiden oluşmasıydı. Okul takımlarının kadrosuna girmek için mücadele veren bu oyuncular, maç içinde bol bol kendilerini gösterebilecek süreleri aldılar. Biz ise her zamanki gibi tecrübeli oyuncularımızla tüm maçı oynarken, kenarda oturan iki genç oyuncu süre alabilmek için aradaki farkın açılmasını bekliyor, bizden daha kötü tekniğe sahip olan yaşıtlarımızı izlemekle yetiniyorduk. Tam 30 yıl sonra Bayan...

GUARD YETİŞMİYOR

2000 li yılların başına kadar uzun boylu oyuncu bulmakta zorlanırdık, daha sonra işler tersine döndü ve artık ülkemizde milli takımımızın yükünü kaldıracak kalitede oyun kurucu bulamamaya başladık. Neden böyle oldu? Boy vasatisi hiçbir zaman çok uzun olmayan ülkemizde, basketbola ilgili çığ gibi büyürken, neden guard bulmakta zorlanıyoruz?   Bu durumun sebeplerini saymaya kalkacak olursak oldukça uzun bir liste yapmamız gerekebilir. Belki bazılarına, A takım seviyesinde, kulüplerimizin oyun kurucu pozisyonu için yabancıları tercih etmesi,önemli etken gibi gelebilir ancak ben olaya farklı bir bakış açısı getirmek istiyorum ve A takım seviyesine gelmeden, bu sorunu çözme imkânımız olduğunu düşünüyorum. Aslında bir çok konuda olduğu gibi alt yapı antrenörlerinin iş bulmak veya mevcut işlerini kaybetmemek için mecbur kaldıkları bazı yanlışlar, bu sorunu körüklüyor. Küçük hatta minik takımlarda, antrenörler, idareciler ve etkin veliler! tarafından, tespit edilen oyu...

ROBERT COLLEGE 1931-32 BASKETBALL TEAM

SİZCE BİRAZ ADRENALİN GEREKMEZ Mİ?

  Birçok Amerikalı basketbol otoritesinin, teknik beceri konusunda Avrupalı basketbolcuların daha iyi olduğunu kabul etmesi ile - Amerikalılar daha atletik, Avrupalılar daha beceriklidir- tezi doğrulandı. Ancak NCAA ve NBA'de aman aman atletik olmayan ancak farklı becerileri ile kendilerine yer bulan birçok oyuncu varken, Avrupa’da mükemmel atletik özelliklere sahip olan birçok oyuncunun takımlarında süre bulamaması oldukça düşündürücü. Gerçi Avrupa’da özellikle İspanya önderliğinde, basketbolda atletizm ön plana çıktı ( İspanya’nın Güney Amerika ülkeleri ile olan akrabalıklarının bunda payı olduğu da bir gerçek ).Bununla birlikte İspanyolların son yıllarda aldıkları başarılı sonuçlar, bazı Avrupa ülkelerini de aynı anlayışa yöneltti. Bugün ülkemizde sadece savunma yönü ile tanınan Ömer Onan, Sinan Güler ve Kerem Gönlüm gibi oyuncuların artık yıldız statüsüne yükselmesi, bu anlayışın bizde de yerleşmeye başladığını gösteriyor. Sanırım son yıllarda “keyif veren bask...

ŞUT DEYİP GEÇMEYİN

Herhangi bir basketbol maçının ardından yapılan yorumları dinlediğinizde, konu eninde sonunda şut yüzdelerine geliyor. Ne kadar ribaunt alırsanız alın, ne kadar iyi pas verirseniz verin, eğer şut sokamazsanız hiçbir zaman maç kazanamazsınız. Şut tartışmasız basketbolun en önemli istatistiği ancak bu kadar önemli olduğu bilinmesine rağmen, günümüzde NBA dâhil birçok üst seviye ligde oynayan oyuncuların şut yüzdeleri yerlerde sürünüyor. Halledilmesi kolay gibi gözüken bu konunun, bir türlü çözüme kavuşturulmaması oldukça ilginç ancak milyonlarca kişinin hayran olduğu bir yıldızın, maçın en kritik anında, kolay bir atışı kaçırmasını izlediğimizde bu konun ne kadar karışık olduğunu anlıyoruz. İşin teknik yönüne baktığımızda, yüksek yüzde ile şut atabilmek için her şeyden önce düzgün bir şut mekaniğine sahip olmanız ve her gün yüzlerce şut atmanız gereklidir.   Ancak ilk gördüğünüzde, yüzünüzde gülümseme yaratacak kadar komik bir stil ile inanılmaz yüzdelere ulaşan o...
PRINCETON OFFENCE                                                                    John Thompson III | Georgetown Princeton Offense I have really been impressed with Coach Stephen Dale’s Princeton Offense Hooptalk . He is the assistant varsity boys basketball coach at University High School in Baton Rouge, LA (on the campus of LSU).  Türkiye’deki Alt yapı antrenörlerinin uzun yıllardır yaşadıkları ve bugün bile değişmeyen en önemli sorunlardan biri, takımlarında bulunan uzun boylu oyuncuların tümünü, Post/Pivot pozisyonunda oynatmak zorunda kalmalarıdır. Aslında A takım yıllarında post oynama ihtimali hiç olmayan ancak dış adam pozisyonları için idea...