Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Haziran, 2024 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

SHUFFLE CUT

Basketbol da bazı İngilizce kelimelerin Türkçe karşılıkları yok. Bu nedenle bazı konularda olduğu gibi genelde basketbolun ortak lisanı olarak İngilizce kullanılıyor.  Shuffle kelimesinin anlamı için sözlüğe baktığınızda karşınıza;  Karıştırma ,Sürükleme, yer değiştirme gibi anlamlar çıkıyor.  Cut kelimesinin karşısında ise, Kesme ve Yarma var.  Ama tesadüf müdür bilemem Türkçe'de Kat etmek diye bir kelime var örneğin " bu kadar yol 'kat' ettim." gibi, o nedenle biz Ingilizce  Cut kelimesi yerine "kat" dersek hiç de yanlış bir kelime kullanmış sayılmayız.  En azından bana TV y orumcularının  "topsuz koşu" sundan çok daha iyi geliyor.  Neyse biz isim konusunu bir kenara bırakalım ve shuffle KAT'in nasıl yapıldığına bir göz gezdirelim.  İlk görüntü 2010 doğumlu oyuncuların, diğer görüntüler ise 2006 doğumlu oyuncuların oynadığı maçlardan. 

BU TAKIM NE YAPIYOR?

 2000 li senelerin başında yüksek tempo basketbolunun yavaş yavaş tüm dünyada kabul edileceğini ve oyuncularımızı bu yönde hazırlamamız gerektiğini anlatmaya çalışıyordum.  Hatta avrupa şampiyonasında kadın milli takımımızın kullandığı top miktarını altmış atıştan, seksen atışa kadar çıkarmayı başarmıştık.  Bu tempo birçok oyuncumuzun kolaylıkla Avrupa'da basketbol oynamasına ve kendilerini kabul ettirmelerini sağladı.  Bu gün ise ısrarla pick and roll dışında hücum etmenin oyuncuların gelişimine çok yararlı olacağını düşünüyorum.  Ve elimden geldiğince, ( daha çok maç oynamak için, kazanmak mecburiyetini de unutmadan ) uygulamaya çalışıyorum.  Pick and rollün oyuncuları hücumda kolaycılığa sevk ettiğini ve başta "SAVUNMAYI, TAKIM ARKADAŞLARINI OKUMAK" olmak üzere birçok çok özelliğini geliştiremediğini görüyoruz.  İki gün önce A Milli Takımımımız sesiz sedasız Filipinler ile bir hazırlık maçı yaptı. Dikkatle izleyenler Filipinlerin hiç Pick and r...

KOÇLARIN DİKKAT ETMESİ GEREKEN HUSULAR

SADECE İYİ BİLDİĞİNİZ BİR ŞEYİ KISA SÜREDE ANLATABİLİRSİNİZ    Öğretmeden önce eksiksiz öğrenin.   Yaptığınız her çalışmanın, doğru olduğuna, oyuncuların yanlış alışkanlıklar kazanmayacağına emin olun.   DÜŞÜNÜRKEN FAKINA VARMADAN YAVAŞLARIZ    Önce, koşmak ve mücadele etmek konusunda süreklilik şart.   Bunları gerçekleştirmeyen oyuncunun antrenmana devam etmesine izin vermeyin.    TAKIMA CEZA VERMEK   Örneğin hızlı hücum çalışması sırasında hızlı koşmayan oyuncu, yapılan bir iki uyarı sonunda koşmuyorsa, hiç uzatmadan antrenman durdurulur ve takım halinde koşma veya yana kayma cezası verilir. Koşmayan oyuncuya arkadaşları tarafından gösterilen tepki önemli bir motivasyon hamlesidir.        KOŞMADAN AGRESİF OLMADAN BASKETBOL OYNANMAZ   Bence bu slogan, “Topu yutamayan çocuğa set öğretmek “lafından çok daha önemli.   Koşmadan agresif olmadan ve bunları tüm antrenman süresince sürdürmeden basketbol oynanmaz....

DİSİPLİN

Tüm basketbol koçlarını ilgilendiren önemli bir konu, disiplin...    Bu konuda kullanılacak en iyi yöntemi de ünlü antrenör John Wooden dile getirmiş; “Sevgi dolu bir disiplin! “ Eski  bir kitapta karşılaştığım, disiplini anlatan kısa bir paragrafı sizinle paylaşmak istiyorum.   Kılık kıyafetlerine özen göstermezsen, ceza alırsın.  Neden? Çünkü burada sorun bir düğmenin eksik olması değil, disiplini bozmuş olmandır.   Bugün düğmeni iliklemezsen yarın tüfeğini temizlemeyi unutursun.   O iliklenmeyen düğme ile başı bozukluğun yolu açılmıştır bir kere.   Bir kez görevini sarsaklamaya başladığın zaman çok daha büyük yanlışlar yaparsın.   Evet delikanlı seni çok ağır cezadan kurtarmak için cezalandırdığımı anlamışsındır umarım.   Bunun bir intikam değil seni eğitmek için verilmiş bir karar olduğunu bilmeni isterim.   Aslan Asker Şvayk ( Jaroslav Hasek )   

SİZ HANGİ TARZ KOÇSUNUZ? ETTORE MESSINA

Geçenlerde önüme çıkan bir videoda ünlü İtalyan koç Messina'nın ilginç bir tespiti ile karşılaştım.     Messina diyor ki ; İki türlü koç vardır, yaşanan aksiyonları takip ederek ve oyunun gidişatına göre bağımsızca hamle yaparak koçluk yapanlar. Diğerlerleri ise, oyundaki akışın gelişimine göre ancak "kavramlara" bağlı kalarak hamle yapanlar.  ARADAKİ FARK NEDİR ?      Bu konuda hem hücumda hem de savunmadan birçok örnek verebiliriz.     Net bir örnek vermem gerekirse;  T epede oynanan ( Pick and Pop) perde ve dışarı açıl oyununda, "adam değişmenin, daha sonra sorunlar yaratacağı" kavramına bağlı bir koç , perde yapan adamı savunan oyuncusundan, yüksek Show up yaparak tekrar adamına dönmesini ister. Bu koçun savunma değiştirmek yerine savunmayı yapmayan oyuncuyu değiştirme  ihtimali daha büyüktür, ancak rotasyon sorunu varsa, tümden savunmayı değiştirerek Zone gibi farklı bir düzene geçer.    Yaşanan aksiyonları takip...

1978 SENESİ MEZUNLARI LARRY BIRD/ NICOS GALLIS/ PAUL DAWKİNS VE DİĞERLERİ

Yıllar önce Paul Dawkins Galatasaray'a gelirken internet olmadığı gibi Amerika ile telefonda konuşmak için çok ciddi paralar ödemek zorundaydık.  O zamanlar, Amerikan üstlerinden ikinci el eşyalar alıp satan bazı dükkanlar vardı.  Ben Street and Smith's adlı bir basketbol dergisinin nereyse tüm sayılarını toplamıştım.  Çok fazla olmasa bile, Türkiye'ye gelme ihtimali olan ABD'li oyuncuların bazı istatistiklerini görme ihtimali olduğu için, çoğu idareci benden dergilere bakmamı rica ederdi.  Dawkins benim kaptanlığını yaptığım Galatasaray'a gelmeden önce İdarecimiz Nur Gencer abinin bana sorduğu bir oyuncuydu, bugün hala sakladığım bu sayfada, daha sonra NBA yıldızı olan onlarca oyuncu var ve Yunan basketbolunu ayağa kaldıran Nikos Gallis 'de bu listede .  Google da yaptığım kısa bir araştırma sonunda bulduklarımı sizinle paylaşmak istedim.  Arada bazı ünlüleri kaçırdığım için özür dilerim.   MAÇ BAŞINA 30.1 İLE BİRİNİCİ OLAN AMA NBA DRAFTINDA...

JOHN WOODEN

  Bir sabah okula giderken formamı  unutmuştum .  Öğleden sonra maça çıkacaktık ve okuldan eve o bir buçuk kilometrelik yol gözümde  büyüdüğünden , gidip formamı almaya üşenmiştim. Hem ben takımdaki en iyi  oyuncuydum .  Koç’un beni kenarda oturtması mümkün  değildi .  Ama yanılmışım. Formam olmadan oynamayacağım açıkça belli  olduğunda ,  benim yerime eve gidip formayı alması için bir takım arkadaşımı ikna ettim. Neden bankta oturanlardan birkaç iyilik isteme hakkım olmayacaktı ki? Bu tavrımla oyunun bensiz başlaması şaşılacak bir durum değildi. Koç’la  konuşup ,beni  oyuna alması için ikna etmeye çalıştım .  Çünkü yeni oyun düzenimize karşı takımın bizi yenmesi işten bile  değildi .Ama  koç bana döndü ve gayet net bir şeklide , “ Johnny  ,hayatta kazanmaktan daha önemli şeyler vardır,” dedi on üç yaşında bir çocuğu, böyle bir şeye inandırmayı becerebilecek pek  az antrenör vardır. Ama bankta çaresizce...

ON İKİ YAŞINDAKİ YILDIZ OYUNCU ( ALVIN CENTRY )

    Son zamanlarda hoşuma gitmeyen şeylerle karşılaşıyorum ,örneğin 11-12 yaşında basketbola yeni başlayan bir çocuğa herkes ne kadar kabiliyetli olduğunu söylüyor ve herkes ondan bahsediyor.  Genç koç ise bu oyuncunun en iyi arkadaşı oluyor.    Maçlarda geri koşmadığında veya adamına kolay geçildiğinde oyuncuyu oyundan çıkarmıyor, en ufak bir katkısı yok. Çünkü o çocuk takımın en kabiliyetli oyuncusu.  Her ne yaparsa yapsın oynamalı ve tecrübe kazanmalı. Bir iki sene sonra oyuncu, başka bir takıma gidince, burada da herkesten aynı sözleri duymayı umuyor.  Ancak, bu defa çevresinde onun gibi kabiliyetli ve mücadele eden, ondan daha iyi savunma yapan oyuncular var.   Oyuncumuz ancak yedeklerin arasına yerini aldığı zaman gerçekleri görüyor ama artık bazı şeyler için çok geç.    Diğer yetenekler arasında basketbol oynama azmi olan, daha çok çalışan, basketbol bilgisi yüksek olan ve temel tekniği daha gelişmiş olanlar öne geçiyor. ...

RON ARTEST

  En beğendim özellikleri; cüssesi (2.01 boyunda 118 kg ağırlığındaydı) kuvveti ve bunaltıcı savunmasıydı. Yakın zamanda genel menajerler arsında yapılan bir ankette NBA’nin “en serseri” oyuncusu seçilen Ron , Boston’lu Paul Pierce gibi kuvvetli ,hareketli forvetleri etkisiz hale getirebilecek kadar güçlü ve kurnazdı. Fakat Ron hücumda istikrarsızdı ve Trevor kadar hızlı değildi, bu durumda çabuk ve hızı hücum oyunumuzu değiştirerek daha yavaş yarı saha hücumuna geçmek zorundaydık.   Ron’un tahmin edilemezliği beni endişelendiriyordu. 2004’de Pacers forması giyerken o meşhur kavga Ron potaya giden Ben Wallace ‘a faul yapıp Wallace’ın da Ron’u göğsünden itmesinin tadından çıkmıştı. Kavganın ortalarında Detroitli bir taraftar, Ron’a bardak atınca Ron tribünlere çıkıp seyirciye saldırmıştı; Bu olaydan sonra Ron yetmiş üç maç oynamama cezası almıştı. NBA tarihinin uyuşturucu yahut kumarla alakalı olmayan en uzun cezasıydı bu.   Ron geçmişine ve sert oynamaya meyilli olmasına ...

JERRY WEST

Playoffların sonuna yaklaştığımızda, galiplerin tek tek belirlendiği bu günlerde, herkes farklı yorumlar yapıyor.  Herkes kendi mahallesindeki kavgayı en büyük kavga zanneder. Ancak hepimiz biliyoruz ki ABD ve NBA en sert kavganın yapıldığı yerdir.   Dün kaybettiğimiz ünlü oyuncu Jerry West, LA 'de oynarken Boston'a kaybettikleri serinin son maçından sonra bakın ne demiş ;  Her şeyini verip, gücünün son damlasına kadar oynayıp kazanamamak bence adil değildi.  Ben insanların kaybetmeyle özdeşleştirilen travmayı gerçekten anladıklarını sanmıyorum. İnsanların ne kadar perişan olabileceğinizi özellikle benim ne kadar perişan olabileceğimi fark ettiklerini sanmıyorum. Berbat haldeydim. O kadar ki basketbolu bırakma noktasına geldim.

GENÇ HALİNİZE NE ÖĞÜTLERDİNİZ?

Basketbol koçu olduğunuz ilk seneye dönecek olsanız kendinize neler öğütlerdiniz?  Eminim hepiniz onlarca tecrübe edinmişsinizdir?  Ancak yedi sekiz seneyi geride bırakan arkadaşlardan, olmazsa olmaz üç önemli tavsiyeyi YORUM BÖLÜMÜNE yazmalarını rica ediyorum ?

YAZ AYLARINDA NE ÇALIŞMALIYIZ?

  Yaz aylarının yeni sezona hazırlanmak için en uygun zaman olduğunu hepimiz biliyoruz. Aslında çok uzun gibi gözüken bu süreç, hiç de sanıldığı gibi uzun sürmüyor, iki üç hafta tatil ve deniz, biraz da koltuğa uzanıp, sosyal medyada dolaşıyorsunuz ardından bir de bakmışsınız ki takım hazırlıkları başlayıvermiş.   Takımla birlikte antrenmanlar başladığında temel teknik antrenmanları için (çok kalabalık değilse), her iki taraftan, onar tane şut, onar tane turnike sonra savunma çalışmaları ve hoop! ardından hazırlık maçları başlamış. Öncelikle konuya devam etmeden sosyal medyada gördüğüm, bir metre karenin içinde, bacak arası arkadan topu geçirmek gibi hareketlerin sanıldığı gibi çok yararlı bir çalışma olmadığını belirtmem gerek . Hatta bir Amerikalı antrenörün bu çalışmaları görünce, oyuncuya  "Hayrola  çişin mi geldi? ne diye zıplayıp duruyorsun dediğini bir yerde okumuştum.  NE ÇALIŞMALI      Takım antrenmanları başlamadan neler çalışmak la...