Ana içeriğe atla

SHANE LARKIN'E NE OLDU?




"Atletler bu duruma girerken bir dinsel ritüelin değil fiziksel bir aktivite üzerine odaklandıklarından bu durum daha “Hayvani bir katmandır.”

Ne zaman ortaya çıkar ? Ortaya çıkmasının sebebi , belli bir zamanda bir olaya şiddetle konsantre olmuş bir atletin –daha önce anıldığı gibi-  bedenini ve egosunu tümüyle unutmasıdır , ve tam o sırada “ nefsin uzayı “ boştur ve her zaman var olan , ama çoğunlukla maskelenmiş olarak var olan Akıl, kişiye manevi bir ışık “ zerresi” olarak nüfuz eder."

Bugün en çok konuşulan konu Shane Larkin’in performansı . 

Sosyal medyada dolaşırken  Larkin’in bu performansından sonra; “Dün, okyanusa taş atıyor gibiydim. “ dediğini okudum . 

Peki Larkin neden her maç “okyanusa taş atar gibi hissetmiyor?”  

Gazi Muhammed adlı bir yazarın spor ve Kültür adlı kitabında şöyle bir cümle geçiyor ;

” Sporcuların içinde bulundukları duruma isteyerek ya da bilinçle gelmedikleri ve bu bilincin kendi kendine aniden sona erdiği.” 

Eğer profesyonel olarak bir sporla uğraştıysanız unutmadığınız bir gününüz vardır . 
O gün gösterdiğiniz performansı bir daha yakalamamışsınızdır. 
Ama neden o gün farklıydı ? Bunu hiç düşünmemişsinizdir. 
Bazıları bu durumu şans yanımdaydı , çok formdaydım gibi cümleler ile tarif eder. 

“Modern konuşma tarzında bu tecrübe Zone’da olmak –Zone’a girmek olarak bilinir . ( Basketbolda da sıcak veya ritim buldu diye tabir ediliyor ) Bu atletler ve spor gazetecileri için bu laf bir klişe olsa da anlamını bulmak her zaman zor olacaktır.”

Bakın kitapta, Bill Russell , tenisçi Bille Jean King  ve Futbolcu efsane Pele yaşadıkları bu özel anları nasıl anlatmış ; 




Bill Russell

Oynadığım zamanlarda hakkında asla konuşmadığım bu durumu açıklamak çok güç . 
O gerçekleştiğinde oyunumun başka bir boyuta yükseldiğini hissederdim. ..
Bu özel durum boyutta her çeşit acayiplik oldu... 
Sanki ağır çekimde oynuyormuşuz gibiydi. 
Bu büyü esnasında sanki bir sonraki oyunun nasıl gelişeceğini ve bir dahaki sayının nasıl atılacağını duyumsardım... 
Ön sezilerim sürekli doğru çıkar ; sadece Celtics’lileri değil ,rakip oyuncuları bile kalben tanıdığımı ve onların da tümüyle beni tanıdığını hissederdim. 





Bayan tenisçi Billie Jean King;  

Harika bir kombinasyondu... sükûnetin hakim olduğu bir atmosferdi .. Orada sadece tümüyle saf bir takım şeyler vardı ,o anda mükemmel ama değişik bir duygu tecrübe yaşıyordum. 
O hissi sürekli yakalayamadığım için her zaman hayıflanırım . Anlatamam ancak insanlardan ancak ne olup bittiğini algılamalarını umabilirim. 




Pele ; 

Bir çeşit coşku ; gün boyunca yorulmadan koşabileceğimi hissederdim , bütün takımı ya da hepsini açıklayabileceğimi , fiziksel olarak hepsini geçebileceğimi . 
Yaralanmayacağımı hissederdim . Bu çok garip ve daha önce hiç yaşamadığım bir duyguydu.
(Futbol oyuncusu Pele)

Bunlar gibi daha bir çok tecrübe yazabiliriz fakat bu kişilerin dikkat çektikleri iki önemli detay var. 

İçinde bulundukları duruma isteyerek ya da bilinçle gelmedikleri ve bu bilincin kendi kendine aniden sona erdiği. 


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...