Ana içeriğe atla

ANTRENMANDA ÇALIŞTIKLARINIZI MAÇLARDA UYGULAYABİLİYOR MUSUNUZ?



Altyapı basketbolunda yıllardır gözlemlediğim ve çoğu zaman yeterince üzerinde durulmayan önemli bir problem var:
Antrenmanda çalışılanların maç performansına yansımaması.

Oyuncular antrenmanda doğru kararları verirken, maçta aynı şeyleri yapamıyor.
Peki neden?

Bu durumun iki temel sebebi olduğunu düşünüyorum.


1. Antrenman Şiddeti ile Maç Gerçekliği Arasındaki Fark

Antrenmanlarda yapılan savunmalar çoğu zaman maçtaki kadar sert, agresif ve baskılı olmuyor.
Bu da oyuncunun “rahat ortamda doğruyu yapmayı” öğrenmesine neden oluyor.

Ancak maç öyle değil.

Maç;

  • Baskı var
  • Tempo yüksek
  • Hata toleransı düşük
  • Duygusal yoğunluk fazla

Bu atmosfer, sadece oyuncular için değil, genç koçlar için bile alışılması gereken bir ortam.

Tecrübeli koçların fark yarattığı yer tam olarak burasıdır.
Antrenmanda maç atmosferini yaratabilmek…

Bunu nasıl yaparlar?

  • Oyuncuyu rekabete sokarlar
  • Küçük ödüller veya cezalar koyarlar
  • Skor tutarlar
  • Süre baskısı yaratırlar

Sonuç?
Oyuncuların içinde olduğu, temposu yüksek, “nasıl bittiğini anlamadığınız” antrenmanlar ortaya çıkar.

Burada iki kritik nokta var:
Antrenmanın akışı ve yaratıcılık.

Unutmayın, bazen 20 dakikalık bir antrenman çok verimli olabilirken,
bazen 3 saatlik bir çalışma hiçbir şey kazandırmayabilir.


2. Koçun Oyuna Fazla Müdahale Etmesi

İkinci büyük problem ise doğrudan koçla ilgili.

Koçlar çoğu zaman maçın akışına kapılıp:

  • Her hatada oyunu durdurur
  • Her doğruya anında müdahale eder
  • Sürekli yönlendirme yapar

Bu yaklaşımın iyi niyetli olduğu açık, ancak bir yan etkisi var:
Oyuncunun karar verme akışı bozuluyor.

Daha da önemlisi, oyuncu tam maç temposuna girmişken o atmosferden koparılıyor.


İki Problemin Kesiştiği Nokta

Aslında en kritik hata burada ortaya çıkıyor:

Antrenmanda nadiren yakaladığımız o “maç seviyesi” mücadele başladığında,
oyunu durdurarak müdahale ediyoruz.

Oysa yapılması gereken:

  • Oyunun akışını korumak
  • Müdahaleleri doğru zamanlara bırakmak

Tıpkı maçtaki molalar gibi…

Kısa, net ve zamanında geri bildirimler,
oyuncunun hem öğrenmesini hem de oyun içinde kalmasını sağlar.


Temel Oyun Prensipleri (Kısa Hatırlatmalar)

Savunma

  • Riske girmeden rakibi hataya zorlamak
  • Top almayı zorlaştırmak
  • Rakibi yan çizgiye sürmek

Hücum

  • Topu karşı sahaya taşımak
  • Düzen kurmak ve organize olmak

Top Vermek (Pas)

  • Doğru “pencereyi” yaratmak

Top Almak

  • Çabuklukla
  • Öne adım atarak
  • Spin ile
  • Bump ile

Detaylar

  • Seal ile pozisyon almak
    1. adamın koşusunun değerini bilmek
  • Pivot ile savunmadan uzaklaşmak
  • Baskı altında dengeli kalmak
  • Ani duruşlarla mesafe yaratmak
  • Üçgen prensibiyle oyun kurmak
  • Ters tarafta perdeleme kullanmak

Sonuç

Altyapı antrenörlüğünde mesele sadece öğretmek değil,
öğretilenin gerçek oyuna taşınmasını sağlamak.

Bunun yolu ise:

  • Maç gerçekliğini antrenmana taşımak
  • Oyunun akışına saygı duymak
  • Müdahaleyi doğru zamanda yapmak

Çünkü günün sonunda oyuncu,
en çok oyunun içinde öğrenir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...