Ana içeriğe atla

GENÇLER STANDARTINIZI BAŞKALARININ BELİRLEMESİNE İZİN VERMEYİN




Etrafıma bakıp herkes gibi yaşamak istemiyorum.

Herkes gibi düşünmek, herkes gibi çalışmak, herkes gibi hayal kurmak istemiyorum.

Çünkü kalabalığın yaptığı şeyi yapmak sizi kalabalığın bir parçası yapar.

Oysa başarı, kalabalığın önüne çıkabilenlerin ödülüdür.

Bu yüzden amacım sadece ayak uydurmak değil; standardı belirlemek.

Ve sizden de bunu istiyorum.

Standardı çalışma disiplininizle belirleyin.

Antrenman temponuzla belirleyin.

Karakterinizle belirleyin.

Zihniyetinizle belirleyin.

İnsanlar size baktığında farklı bir şey görmeli.

Çünkü siz farklı görünmeye çalıştığınız için değil, farklı yaşadığınız için.

Bir sporcu kendine her gün şunu söyleyebilmelidir:

"Ben farklı çalışıyorum.

Farklı düşünüyorum.

Farklı hazırlanıyorum.

Çünkü hedeflerim sıradan değil."

Ancak bu yolun bir bedeli vardır.

Çoğu sporcu rakiplerine değil, çevresinin beklentilerine yenilir.

Daha çok çalışmak ister ama arkadaşları ne der diye vazgeçer.

Ekstra antrenman yapmak ister ama dışlanmaktan korkar.

Ders çalışmak ister ama grubun dışında kalmaktan çekinir.

Sonra da hayallerini ertelemek için kendine mazeretler üretir.

Gerçek şu ki;

Hayallerinizi yok eden şey çoğu zaman rakipleriniz değildir.

Kendi kendinize anlattığınız bahanelerdir.

Unutmayın:

Herkes tarafından sevilmek isteyenler, çoğu zaman potansiyellerinin altında yaşarlar.

Büyük hedefleri olanlar ise bazen yalnız kalmayı göze alırlar.

Bu yolculukta bazı arkadaşlarınızı kaybedebilirsiniz.

Bazı insanlar neden bu kadar disiplinli olduğunuzu anlamayabilir.

Bazıları değişiminizden rahatsız olabilir.

Bunun nedeni sizin yanlış yolda olmanız değil, sizin ilerliyor olmanızdır.

Hedefiniz büyüdükçe çevreniz değişir.

Bu doğaldır.

Önemli olan herkesin sizi anlaması değil, sizin kendinizi tanımanızdır.

Farklı olmaktan korkmayın.

Vasatlığın sessiz baskısına teslim olmayın.

Her gün kendinize daha güçlü bir hikâye anlatın.

Çalışmaya devam edin.

Sürece güvenin.

Çünkü başarı bir anda gelmez.

Ama disiplinini koruyan, fedakârlık yapabilen ve standardını her gün yükselten insanlar sonunda karşılığını mutlaka alır.

Soru şu:

Hayatınız boyunca başkalarının belirlediği standartlara mı uyacaksınız?

Yoksa kendi standardınızı koyup başkalarına örnek olan kişi mi olacaksınız?

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...