Sakatlıklar hakkında konuşalım. Oyuncu olarak oyunda muhtemelen en çok karşılaşacağınız engel bu olacak: sakatlıklar. Bu oyunun bir parçası. En iyi oyuncular da bunu yaşar, en tecrübesiz oyuncular da. Ve sizin bununla profesyonel gibi başa çıkmayı öğrenmenizi istiyorum.
Andrew Wiggins sezonu kapatan diz ameliyatı olacak. Son 30 dakika içinde yayımlanan açıklamasında şöyle dedi: “Sağlığıma kavuşmaya ve sahaya daha güçlü dönmeye odaklandım. Takım arkadaşlarımı her şekilde desteklemeye devam edeceğim.”
Oyuncuların çoğu sakatlandığında takımdan uzaklaşır. Kenarda otururlar, buz yaparlar, kendilerine acırlar. Motivasyonlarını kaybetmeye başlarlar. Ve bu yüzden sakatlık sürecinde ya da sonrasında takım arkadaşlarına verebilecekleri bir şeyleri kalmaz.
Ben sizin için bakış açısını değiştirmek istiyorum ve sakatlandığınızda önünüze çıkan üç büyük fırsatı paylaşmak istiyorum.
Birincisi: rekabetçiliğinizi geliştirmek için harika bir fırsat.
Her oyuncu, her koç savaşçı bir oyuncu ister. Ama çoğu oyuncu yeterince rekabetçi değildir çünkü yeterince zor şey yaşamamıştır. Zor şeylerden geçen insanlar daha rekabetçi olur. Sakatlık da zor bir şeydir. Bundan kaçmayın. Her gün mental dayanıklılığınızı geliştirin. Sakatlığa karşı savaşma, rehabilitasyon için mücadele etme ve zihninizi güçlü tutma disiplinini oluşturun.
İkinci fırsat: iyi bir takım arkadaşı olmak.
Stephen Curry kısa süre önce sol elini kırdığında, ertesi gün benchte takım arkadaşlarına enerji veriyor ve onların başarılarını kutluyordu. Bu onun karakteri. Her zaman takım odaklı ve alçakgönüllü biri oldu.
“Benim için sürekli kenardan tavsiyeler veriyordu. Harika bir takım arkadaşı. Başarılı olmamızı gerçekten istiyor.”
Sakatlık size sürekli kendinize odaklanmak yerine biraz geri çekilip başkalarına destek olma fırsatı verir.
Üçüncü fırsat: bir beceriyi geliştirmek.
Sakatlık ne olursa olsun geliştirebileceğiniz başka bir alan vardır.
“Sandalyede oturup şut makinesinde çalışıyordum. Sandalyede top sürüyordum. Sağ elim yanana kadar sert dribbling yapıyordum, sonra sola geçiyordum, crossover çalışıyordum. Her gün bunu yaptım çünkü hem meşgul kalıyordum hem de çalışmaya devam ettiğimi hissediyordum.”
Ayak bileğiniz sakatsa üst vücut gücünüzü geliştirebilirsiniz. Şut eliniz sakatsa zayıf el top kontrolü ve bitiriciliği çalışabilirsiniz. Eğer tamamen hareketsiz kalıyorsanız film izleyebilir, büyük oyuncuları inceleyebilir ve basketbol zihninizi geliştirebilirsiniz.
Çünkü sakatlık aslında bir fırsattır. Daha fazla zamanınız ve enerjiniz olur. Normalde güçlü yönlerinize yoğunlaşırken, bu süreçte zayıf yönlerinize yatırım yapabilirsiniz.
Engelleri fırsat olarak görün. Ve sakatken bile bir all-star gibi davranın.
Yorumlar
Yorum Gönder