Altyapı antrenörlerine
Sevgili antrenör arkadaşlarım, bu kitabın ilk baskı-
sında sizlere hitab eden bir bölüm koymadım.
Çünkü kitabın hedefi sizlerin her gün bıkmadan usanmadan
yaptığınız gibi çocuklara basketbolu sevdirmekti.
Ancak aranızda genç ve tecrübesiz antrenörler
olduğunu düşünerek, bu baskıda sizlere de seslenmek
istedim.
Antrenörlüğe on üç senelik aktif basketbolculuk
kariyerimin hemen ardından minik takım antrenörü
olarak başladım.
Basketbolu sakatlanarak bıraktığımda Galatasaray
takımının kaptanıydım ve yirmi altı yaşındaydım.
İlk yıllarımda aklımda başarılı olmaktan başka bir
şey yoktu.
Oyunculuğumun son yıllarında edindiğim
alışkanlıkla ,hep kazanmayı düşündüm.
Ancak bu kazanma hırsı, beni istediklerimi oyun-
cularıma yaptırmaya zorlamak yerine, onların da
kolayca uyglulayabileceği yeni arayışlara itti; sürekli
yeni şeyler keşfetmek ve oyuncularımla birlikte buluş-
larımı uygulayıp rakiplerimizi yenmeye çalıştık.
Hiç bir zaman içimdeki kazanma hırsını oyunculara baskı unsuru olarak yansıtmadım.
Sanıyorum beni o zamanlar farklı yapan en önem-
li özelliğim, oyuncularıma duyduğum sevgiydi.
Herzaman dürüst oldum ve gerçekleri söyledim.
Ailelerine karşı belirli bir mesafeyi korudum.
Çocuklarını her şeyden çok seven ve onların mutlu
olmalarını isteyen ailelerin, hayatını kazanmak için
yeni yola çıkmış genç koçlara masumane de olsa bazı
jestler yapması kaçınılmazdır.
Ben hayatım boyunca bu jestleri kibarca red ettim.
Bazılarının fırsat diye düşündüğü bu tarz teklifleri
kabul etmemem ilerki yıllarda özgür hareket etmemi
sağladı.
Oyuncuya, veliye, hatta yöneticiye bağlı kalma-
dan basketbol adına istediğim her şeyi yaptım.
Sizlere önemli bir tavsiye de bulunmak istiyorum;
eğer başarılı bir antrenör olmak istiyorsanız, basket-
bolu ve oyuncularınızı sevin.
Bakın Jean - Jacques Rousseau çocuk eğitimi için ne diyor ;
Doğa çocukların yetişkin olmadan önce, çocuk olmalarını istiyor. Bu düzeni bozmak istiyorsak o zaman ne tadı olan ne de olgunlaşan meyveler yetiştirebiliriz.
Çocukluğun kendine özgü görme, düşünme,
duyumsama biçimleri vardır.
Onların yerine bizimkini koymak kadar anlamsız hiç bir şey olamaz.
Yorumlar
Yorum Gönder