Tamamı ile ticari bir kuruluşa evrilmeden önce, yakından takip ettiğim bu kamp, hem sahadaki antrenmanları ile hem de toplantılarda yapılan aşağıdaki tarz konuşmalar ile, liseli U18 gençleri, kolej liglerine U22'ye hazırlamaya çalışıyordu.
Maalesef işler büyüdü ve bugün her yaşatan genci kabul eden dev bir ticari organizasyon oldu.
Geçmişte izlediğim ve sayısız yararını gördüğüm konuşmaları burada sizlerle paylaşacağım.
Koçların sürekli bahsettiği bir şey vardır: mental toughness yani zihinsel dayanıklılık.
Bana göre zihinsel dayanıklılık tamamen neye odaklanmayı seçtiğinle ilgilidir. Mental güç dediğimiz şey, dikkatini nereye verdiğindir.
Mental olarak zayıf insanlar genelde “küçük problemler” dediğim şeylere odaklanır.
Salon çok sıcak, ışık kötü, topun havası az, zemin kayıyor… Sürekli bunlarla uğraşırlar.
Ama mental olarak güçlü oyuncular daha farklı düşünür.
Dikkatlerini gerçekten önemli olan şeylere verirler.
Şampiyonluk kazandıracak detaylara, şampiyon takımın özel oyuncusu olmaya götüren şeylere.
Farklı düşünmek; tavrına, yaklaşımına, eforuna, takım arkadaşlarınla nasıl konuştuğuna, ses tonuna dikkat etmektir.
Mental olarak güçlü oyuncular her koşula hazır olmakla gurur duyar. Küçük problemlerden şikayet etmezler, hatta onları severler.
“Sıcak mı? Harika.”
“Topun havası mı az? Süper.”
“Kötü hakemler mi var? Mükemmel.”
Çünkü bilirler ki rakip bunlara takılacak.
Rakip dikkatini kaybedecek, bu bahanelere sığınacak.
Ama mental olarak güçlüysen, şartlar ne olursa olsun en iyini vermeye hazırsındır. Salon sıcakmış, klima yokmuş, top inikmiş… Bunlar seni dağıtamaz.
Peki mental olarak güçlü olup olmadığını nasıl anlarsın?
Hakem kötü bir düdük çaldığında ne yapıyorsun?
Sürekli itiraz mı ediyorsun yoksa oyuna devam mı ediyorsun?
Birisi sana küfür ettiğinde odağını mı kaybediyorsun yoksa daha da motive mi oluyorsun?
Bir de en büyük testlerden biri: Koç sana senin hatan olmayan bir konuda bağırdığında ne yapıyorsun?
Surat mı asıyorsun, sinirleniyor musun, kendine mi acıyorsun?
Yoksa gözünün içine bakıp söylediklerinden faydalı bir şey almaya mı çalışıyorsun?
Kimin hatası olduğu gerçekten önemli değil.
Mental toughness dikkatini nereye verdiğindir.
Küçük problemlere mi odaklanıyorsun yoksa daha asil bir zihne mi sahipsin?
Martin Luther King Jr. bir keresinde şöyle demişti:
“Bir insanın gerçek karakteri rahatlık ve konfor anlarında değil, zorluk ve kriz anlarında ortaya çıkar.”
Bu yüzden Bizim söylediğimiz gibi “sarsılmazlığınla” gurur duy. ,
Küçük problemlerden sürekli yukarı çıkabilme yeteneğinle gurur duy.
Şampiyon bir takımın lideri olmak istiyorsan önemsiz şeyleri büyütemezsin.
Şampiyonluk kazanmak istiyorsan dikkatini küçük problemlere veremezsin.
Mental olarak güçlenip tavrını anlık olarak seçmeyi öğrendiğinde, bu sana basketbolda ve hayatta büyük avantaj sağlar.
Çünkü çoğu insan bunu yapamaz.
Çoğu rakip küçük problemlere takılıp kalır.
Bir koç şampiyonluk kazanmak isterse dağınık, disiplinsiz, detaysız bir guard mı ister; yoksa disiplinli ve detaylara takıntılı derecede önem veren bir guard mı?
Detaylara dikkat etmek seni birçok oyuncudan ayıran görünmez farklardan biridir. Koçlar detaylara önem veren oyuncuları sever.
Yorumlar
Yorum Gönder