Bugün altyapı antrenörlerine "Nasıl hücum ediyorsunuz?" diye sorduğumda, aldığım en yaygın cevaplardan biri şu oluyor:
"Motion Offense oynuyoruz."
Peki gerçekten Motion Offense nedir?
Öncelikle Türkçeye "Hareketli Hücum" olarak çevrilen bu kavramı yalnızca hareket etmekle açıklamak mümkün değil.
Sonuçta bir oyuncunun topla potaya gidip turnike atması da bir harekettir. İki oyuncunun oynadığı bir ikili oyun sonunda gelen basket de hareket içerir.
Ancak bunların hiçbiri tek başına Motion Offense anlamına gelmez.
Bugün Avrupa basketbolunda yaygın olarak kullanılan "Euro Motion" sistemleri bile isminde motion kelimesi geçmesine rağmen klasik anlamda Motion Offense değildir.
Aynı şekilde NBA'in en başarılı hücumlarını da doğrudan hareketli hücum olarak tanımlamak doğru olmaz.
Örneğin Gregg Popovich dönemindeki San Antonio Spurs veya Steve Kerr yönetimindeki Golden State Warriors hücumlarına baktığımızda başlangıçta belirli bir yapı ve organizasyon görürüz. Ancak birkaç pas sonrasında oyuncular okumaya dayalı kararlar vermeye başlarlar.
Bu yönüyle motion prensipleri kullanılır; fakat oyuncuların hareketleri yine de tamamen özgür değildir. Pozisyonlar, roller ve takım yapısı belirli sınırlar çizer.
İşte burada altyapı basketbolu ile üst düzey basketbolun yolları ayrılır.
Üst düzey takımların temel amacı maç kazanmaktır. Altyapı basketbolunun temel amacı ise oyuncu yetiştirmektir.
Bu nedenle altyapılarda oyuncuların sadece kendi pozisyonlarının görevlerini öğrenmeleri değil, oyunun tamamını anlayabilmeleri gerekir.
Bir uzun oyuncunun pas verebilmesi, bir guardın sırtı dönük oynayabilmesi veya her oyuncunun boş alanı okuyabilmesi gelişim açısından büyük önem taşır.
Bu yüzden altyapılarda mümkün olduğunca beş oyuncunun da oyunun içinde olduğu, herkesin karar vermek zorunda kaldığı hücum sistemleri tercih edilmelidir.
Motion Offense'in tarihinde önemli bir problem vardır.
Kümelenme Problemi
Motion Offense ilk ortaya çıktığında birçok antrenör oyunculara geniş bir hareket özgürlüğü verdi. Teoride bu mükemmel görünüyordu.
Fakat uygulamada farklı bir sorun ortaya çıktı:
Oyuncular sürekli hareket ediyor ancak aynı alanlara gidiyorlardı.
Bugün "clustering" yani kümelenme olarak tanımlanan bu problem, hücumun akıcılığını bozuyor, spacing'i yok ediyor ve savunmanın işini kolaylaştırıyordu.
Bu sorunu çözmeye çalışan antrenörlerden biri de Bob Knight oldu.
Knight'ın motion hücumu tamamen özgür değildi. Tam tersine belirli kurallara dayanıyordu:
- Pas ver ve kat et.
- Boş alanı doldur.
- Belirli mesafeleri koru.
- Top tarafı ve zayıf taraf dengesini koru.
- Yardım savunmasını cezalandıracak hareketler yap.
Yani Motion Offense aslında "herkes istediği yere gitsin" anlayışı değildir.
Daha doğru bir ifadeyle:
Kurallarla yönetilen özgürlüktür.
Oyuncular ne yapacaklarını ezberlemezler; ancak hangi prensipler içinde hareket edeceklerini bilirler.
Avrupa'nın Motion Tecrübesi
1970'li ve 1980'li yıllarda İtalya başta olmak üzere Avrupa basketbolunda da benzer denemeler yapıldı.
Birçok antrenör şu gerçeği fark etti:
Hareket arttıkça karar verme yükü de artıyordu.
Oyuncular yeterli oyun bilgisine sahip değilse, doğru zamanlama ve spacing alışkanlıkları gelişmemişse, hareket hücumu bazen üretkenliği artırmak yerine azaltabiliyordu.
Bu nedenle birçok takım tekrar daha organize set hücumlarına yöneldi.
Fakat ilginç olan şu ki, hiç kimse tamamen eski sisteme dönmedi.
Valerio Bianchini, Ettore Messina ve onları takip eden birçok Avrupa antrenörü motion hücumun bazı temel ilkelerini korumaya devam etti:
- İyi spacing
- Topsuz hareket
- Pas sonrası aksiyon
- Oyun okuma
- Oyuncular arası rol paylaşımı
Ancak bunları daha organize yapıların içine yerleştirdiler.
O Halde Motion Offense Nedir?
Klasik anlamda Motion Offense;
- Beş oyuncunun da tehdit oluşturduğu,
- Pas sonrası hareketin zorunlu olduğu,
- Topsuz oyuncuların sürekli aksiyon ürettiği,
- Oyuncuların boş alanları doldurduğu,
- Perdeleme ve katların doğal şekilde oluştuğu,
- Rollerinin pozisyona göre değil, oyunun gerektirdiği duruma göre değişebildiği,
- Kararların ezberden değil okumalardan üretildiği
bir hücum anlayışıdır.
Bu nedenle altyapılarda Motion Offense'i sadece bir hücum sistemi olarak değil, oyunculara basketbolu öğretmenin bir aracı olarak görmek gerekir.
Çünkü iyi bir Motion Offense'in amacı yalnızca sayı üretmek değil, düşünebilen basketbolcular yetiştirmektir.
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Yorumlar
Yorum Gönder