FİNAL MAÇININ SON BASKETİ VE SİSTEMİN ÖZETİ
"KOLLEKTİF ZEKA" isimli kitabımda neden temel hücum sistemi olarak Princeton Hücumu'nu tercih ettiğimi sık sık soruyorlar.
Bu soruya açıklık getirebilmek için, Amerika'da Princeton Hücumu üzerine yayımlanan çok sayıdaki makaleden birinin kısa bir özetini sizlerle paylaşmak istedim.
Bugün altyapılarda çalışan çok sayıda gelecek vadeden genç antrenörümüz var. Umarım onlar da bu kitabı okur ve benim yıllardır üzerinde ısrarla durduğum, dört sezon boyunca BGL ve TB2L seviyelerinde uyguladığım bu sistemden yararlanırlar.
Aşağıda göreceğiniz video, yazıda bahsedilen ve basketbol tarihine geçen ünlü şampiyonluk maçına aittir.
Bu karşılaşmadan birkaç bölüm izlemeniz, Princeton Hücumu'nun neyi amaçladığını ve neden bu sistemi tercih ettiğimi daha iyi anlamanızı sağlayacaktır.
MAKALENİN ÖZETİ
Princeton hücumu, yıldız oyunculara bağımlı olmayan bir sistemdir.
Temelinde sürekli hareket, paslaşma, topsuz katlar ve savunmanın yaptığı hataları cezalandırma vardır.
Oyuncular topu ellerinde uzun süre tutmazlar, top ve oyuncular hareket eder.
Bu sayede savunma dengesini kaybeder ve kolay sayılar ortaya çıkar.
Georgetown ve Princeton koçu olan John Thompson III; “Princeton hücumunu düşündüğümde aklıma birlikte oynayan, topu paylaşan ve bencil olmayan oyuncular gelir.” diyor.
Pete Carill’in ( bu oyunu bulan ünlü koç ) en büyük başarısı üstün atletlere sahip olmadan büyük takımları yenebilmesidir.
Princeton 1996 NCAA Turnuvası’nda güçlü UCLA takımını elemesi bunun en ünlü örneğidir.
Sistemin özü, rakipten daha atletik olmak değil, daha akıl oynamaktır.
Princeton hücumu sadece bir taktik dizisi değil bir basketbol felsefesidir.
Bu oyunu oynayabilmek için oyuncuların;
Oyunu okuyabilmesi
Pas verebilmesi
Topsuz hareket edebilmesi
Takım arkadaşları için oynayabilmesi gerekir.
Bu nedenle Princeton hücumu yıllarca koçlar tarafından “takım basketbolunun en saf örneklerinden biri “olarak görülmüştür.
Yorumlar
Yorum Gönder