Ana içeriğe atla

İMZA HAREKETİ






Bir oyuncuya hayransınız. Peki hiç düşündünüz mü, onun imza hareketi nedir?


Daha da önemlisi, o hareketi yapabilecek fiziksel özelliklere sahip misiniz? 

Atletik kapasiteniz, koordinasyonunuz ve teknik beceriniz buna uygun mu? 

Eğer uygunsa, neden onu öğrenmek ve geliştirmek için bekliyorsunuz?



Bugün geçmişte üst seviyede basketbol oynamış birçok oyuncu bireysel koçluk yapıyor. 


Oysa şu anda kırk yaşlarına gelmiş olan bu oyuncuların gençlik dönemlerinde bireysel koçluk diye bir kavram neredeyse yoktu. 


Sevgili Yalçın abi (Granit), yazılarında sürekli eski basketbolcuların oyunculuğu bıraktıktan sonra kulüplerde bireysel gelişim koçluğu yapmaları gerektiğinden bahsederdi. 


Ancak o yıllarda böyle bir kültürümüz ve alışkanlığımız yoktu.


O günlere geri dönecek olursak, bir oyuncunun temel tekniğini geliştirmek için nasıl bir yol izlediğine bakalım.


Eğer antrenörler geçmişte basketbol oynamışlarsa, oyuncularına genellikle kendi kullandıkları veya birlikte oynadıkları takım arkadaşlarından öğrendikleri hareketleri öğretirlerdi. Bu hareketler tekrar tekrar çalıştırılırdı.


Eğer basketbol geçmişleri yoksa, maçlarda ve antrenmanlarda gördüklerini, katıldıkları kurslarda öğrendikleri bilgilerle harmanlayarak oyuncularına aktarırlardı.


Aslında öğretilen birçok şey; antrenörün yaşadığı çevreye, hangi kulüpte oynadığına, kimlerle takım arkadaşlığı yaptığına ve basketbol kültürünü nerede edindiğine bağlıydı.


Antrenörlüğe başladığım yıllarda, Galatasaray A Takımı'nda ilk yardımcı antrenörlük yaptığım dönemde genç bir oyuncuya benim kullandığım bir hareketi göstermiştim. 


O oyuncu daha sonra ABD'ye gitti, burslu olarak basketbol oynadı ve yıllar sonra Türkiye'ye dönüp menajerliğe başladı.


Sık sık ziyaret ettiğim ofisinde bir gün bana dönüp şöyle dedi:

“Gösterdiğin o hareket hayatımı kurtardı.”

O güne kadar üzerinde hiç düşünmediğim bu konu beni oldukça etkilemişti.


Sonra kendi oyunculuk yıllarım aklıma geldi.


Eski İTÜ'lü Nuri Tan'ın hızlı hücum sonunda sanki ataktan vazgeçecekmiş gibi yapıp sırtını dönmesi, savunmanın rahatladığı anda ise aniden çembere yönelerek bulduğu sayıları taklit etmeye çalıştığım günleri hatırladım.





Sol elim sağ elim kadar iyi olmadığı için sürekli sağ tarafa gitmek zorunda kaldığım dönemlerde, bir DSİ maçında sevgili Aydın (Örs) abiden gördüğüm bir hareketi öğrenmeye çalışmıştım. 

Sol elimi kullanmadan, savunmacıyı soldan geçip tek dripling ile çembere gitmek...





Bu hareketi imza hareketim haline getirebilmek için Spor Sergi Sarayı'nda farklı tribünler arasında defalarca koşturduğumu bugün gibi hatırlıyorum.


Bir de rahmetli Nur Germen abinin hızlı hücum sonunda stop yapıp şut atacakmış gibi davranması, ardından spin hareketiyle savunmacıyı geçip bomboş şut bulması vardı. Ne kadar uğraşsam da o hareketi onun yaptığı kadar iyi yapamadım.


Bizim öğrenme yöntemimiz çok basitti:

İzle.

Topunu al.

Sahaya git.

Yapmaya çalış.

Tekrar et.

Yüzlerce kez tekrar et.

Daha sonra tek pota maçlarda dene.

Oluyorsa tekrar et.

Defalarca tekrar et.

Ve sonunda resmi maçta uygulamaya çalış.

Eğer bunu iki üç kez başarıyla yapabiliyorsan artık o hareket senin repertuvarına girmiş demektir.

Belki de artık o senin imza hareketindir.


Bugün Alperen'in spin hareketi buna güzel bir örnek. Rakipler ne yapacağını biliyor ama yine de çoğu zaman başarılı oluyor. Çünkü o artık onun imza hareketi.


Geçmişte de bunun sayısız örneği vardı.

Kevin McHale'ın Jump Hook'u...

Manu Ginobili'nin Avrupa adımı...

Tim Duncan'ın bank shot'u...

Kısa boylu Tony Parker'ın Göz yaşı damlası 

Uzun boylu Printezis'in Göz yaşı damlası 

Uun boylu Kaya Peker'in "gözyaşı damlası" ..

Dirk Nowitzki'nin tek ayak üzerinde geriye çekilerek attığı şut...


Hatta sadece hücum değil, savunmada da imza hareketleri vardır.

Rajon Rondo'nun arkadan gelip top çalması...



Aslında bunlar sandığınız kadar uzak değil.

Bunun gibi onlarca hareket var.

Önemli olan onları izlemek, öğrenmek, çalışmak ve kendi oyun portföyünüze eklemek.

Çünkü basketbolda bazen kariyerinizi değiştiren şey yeni bir sistem değil, mükemmelleştirdiğiniz tek bir hareket olabilir. 


Sizin imza hareketi hangisi ?

Oyuncularınıza imza hareketleri olabilecek teknikler gösteriyor musunuz ? 

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...