Ana içeriğe atla

GENÇ OYUNCULAR ÜZERİNE ( YORUMLARI İLE BİRLİKTE )





Eski yıllarda Avrupa takımları kolej takımları ile hazırlık maçları oynamak için Amerika'ya giderdi. O şanslı oyunculardan biri de ben oldum ve 17 yaşında Galatasaray takımı ile Amerika'ya gittim. 

Kadromuzda birçok A milli oyuncu olmasın rağmen en büyüğü 22 yaşında olan genç çocuklara yeniliyorduk. 
O zamanlar buna pek anlam verememiştim. 

Daha sonra Avrupa da teknik ve taktik bilginin atletizime tercih edildiğini ,basketbol IQ'su düşük olan oyuncuların ne kadar iyi olsa da tercih edilmediğine şahit oldum.

Ancak Amerika'da atletizim ve mücadele basketbolun olmazsa olmazıydı. 

Daha sonra ki yıllarda Avrupa'da Amerikalılar oyuncular artmaya başlayınca bu gerçek iyice ortaya çıktı ve ....


Amerikalı oyuncuların Avrupa'ya göç etmesiyle bazı gerçekleri görmeye başladık. Günümüz basketbolunu oynamak için yetenek yetmiyor, oyuncuların özelliklerini ortaya koymaları için, ya çok özel bir fiziğe ya da iyi bir atletizme sahip olması gerekiyor. 
Tabii agresif yapıda olmaları da önemli avantaj..

Bugün ligimizde oynamayı başaran Türk oyuncuların atletik ve agresif olduklarını görüyoruz. Bir an geçmişin basketboluna gitsek, yani oyun temposu düşürüp daha pasif bir basketbola dönsek... Bugünkülere göre çok daha yetenekli onlarca oyuncu çıkar.
 

Eski yıllarda koşamayan ancak pota altını domine eden harika tekniğe sahip onlarca pivot ve  sadece uzaktan şut sokan ancak hiç savunma yapamayan forvetler vardı. 

YETENEK, ATLETİZM, AGRESİFLİK BİR ARAYA GELDİĞİNDE

Ancak hem yetenek, hem atletizm, hem de agresiflik bir arada olduğu zaman ortaya gerçek bir yıldız çıkıyor. 








Bir sonraki aşama ise "istikrar" sağlamak... Bu da oyuncuların bireysel disiplini ile alakalı.

 
Bence bu kısım çok önemli, çünkü genç oyunculara artık "oldu" gözüyle bakarken bir anda ortadan kaybolmaları çok sık karşılaşılan bir durum. Sanırım, iyi oyuncuyla çok iyi oyuncuyu arasındaki fark da bu.
 
İSTİKRAR İÇİN İKİ ÖNEMLİ ÖRNEK





Bu tarz oyuncular istikrarı kişisel disiplinleri sayesinde sağlıyorlar. 
Çok uzağa gitmeden iki oyuncuyu örnek verebiliriz; Sinan Güler ve Doğuş Balbay... Yaptıkları iş çok özel... İster ailelerinden kaynaklı olsun, ister çevrelerinden olsun, bir şeklide edindikleri bu disiplin sayesinde başarılı ve uzun basketbol yaşantılarına devam ediyorlar.







KOÇLAR KAZANMAK İSTER 


Tüm koçlar kazanmak ister ancak hepimizin, çoğu koçun geçmişten gelen ön yargıları oluyor. Bu kaçınılmaz bir şey, çünkü geçmişte birçok maçı tecrübesiz, yerli oyuncular yüzünden kaybetmişizdir. Tecrübeli oyuncu, yabancı oyuncu, kuvvetli oyuncu, uzun oyuncular gibi... Bir de bunları destekleyen yönetici faktörü karşınıza çıkınca bu düşünceniz daha da güçlenir. Bunları aşabilen çok fazla koç yok, çünkü bahsettiğim, yönetici faktörü Türkiye'de çok ağır basıyor. 






PİLOT TAKIMLARININ YAPISI


Pilot takım önemli bir proje ama farklı bir organizasyon... Pilot takımlar A takıma oyuncu göndermeye hazır olmalı. Bu takımlar  normal bir lig takımı gibi görülmemeli. Pilot takımlarda yabancı oyuncular lider değil, tamamlayıcı olmalı. (Bir dönem Amerika'da iki üç kulübün ortaklaşa bir pilot takımı kullandıklarını biliyorum) 

Güçlü takımlar Avrupa’nın her hangi bir ülkesinde ileride işlerine yarayacak genç oyuncuları rahatlıkla alabiliyorlar. Örneğin Real Madrid; Carlos Alocen Zaragosa altyapısından..






Ve bazıları ellerindeki oyunculara tecrübe kazandırmak için pilot takımlar yerine yurt dışına yolluyorlar. Örneğin; Panatiskos’un 21 yaşındaki oyuncusu Klaitzakis geçen sene Litvanya Nevezis-Optibet  takımında oynadı. 

TARAFTAR VE YÖNETİCİNİN BAKIŞ AÇISI FARKLI


Bana bir basketbol maçında ne ilgini çeker diye sorduklarında tempolu akışkan oyun ve ümit veren genç yetenekleri seyretmek derim. Ama taraftar ve yönetici için kazanmak her şeyden önemli.
 
Genç oyuncuyu oynatmak ve kazanmak zorundasınız. Önce "küme düşme, sonra play-off'a katılalım ardından şampiyon ol" diye... Bu böylece uzar gider. 
Kimse sizin 16 yaşında oyuncu oynatmanız ile ilgilenmez. 





Bir koç için önemli olan kazanarak bu krediyi elde etmek. 
Eskiden orta seviyede altyapısı olan bir kulüpten, bir veya iki oyuncunun yukarı çıkması normaldi. 

Genelde hücum olarak yetenekli bir oyuncunun peşine bir görev adamı takılır ve çoğunlukla da agresif olan bu oyuncu iyi bir  görev adamı olarak lige çıkardı.  Çevrenize bakın hala böyle oyuncular mevcut.

Fenerbahçe, Efes gibi bazı takımlar çok emek veriyorlar ve kaliteli oyuncu sayısı çok artıyor. Tabii buna kapanan Banvit'i mutlaka eklemeliyiz. Bu takımların altyapı antrenörleri, bölgeleri tarıyor, arıyor buluyor, ciddi emek veriyorlar. 

KARİYER PLANLAMASINDA KULÜPLERİN ROLÜ

Bu oyuncular A takım yaşına geldiklerinde en önemli süreç başlıyor; büyük kulüplerde bu süreçte çok sık karşılaştığımız yanlış, takımların sadece antrenman yapmak için potansiyel yıldızlardan yararlanması. 

Bence bu konuda yöneticilerin daha fazla düşünmesi gerekli. Hem kulübün menfaati, hem de oyuncunun geleceği için çözüm bu kadar palyatif olamamalı. 

GELELİM BEŞİKTAŞ'A...

Beşiktaş'ın gençleşmesinin bütçe sorunları nedeniyle ani ve mecburiyetten geliştiğini sanıyorum. Bandırma'dan gelen çocukları hepimiz biliyoruz, en azından dört senedir ben biliyorum.  

Şehmuz 22 yaşında, dört senedir uzun süreler alıyor.  Ve bence bugüne kadar oynadığı takımlardaki koçlar ona yeterli süreyi verdiler ve o da eline geçen fırsatları iyi değerlendirdi. 




Beşiktaş'ta takımın en genç oyuncusu Alperen takımın hem sayı, hem de ribaund yükünü çekiyor. Bence Furkan Halatlı da çok yetenekli bir oyuncu. Farklı özellikleri olan oyuncular bunlar.

Beşiktaş'ın yaptığı en iyi transfer Ahmet Gürgen, bu çocukları bulan, yetiştiren bir koç. Beşiktaş'ın altyapı konusundaki yaklaşımını önümüzdeki sene daha iyi göreceğiz. Ahmet Gürgen'e gerekli çalışma ortamı hazırlamaları çok önemli. Altyapı çok meşakkatli bir iş. 

Beşiktaş kısa pozisyonunu tecrübeli ve yabancı oyunculara teslim etmiş ki, bu da diğer pozisyonlardaki genç ve Türk oyunculara önemli bir kredi şansını getiriyor. 

Umarım kalıcı bir organizasyon olur. Şimdilik orta seviyede bütçeye sahip kulüpler için çok iyi bir örnek ama önümüzdeki sezon ne gibi gelişmeler olacak.. Bunu daha iyi göreceğiz... 


Okunma: 1326


Sayın hocam söyleyecek birşey bize de bıraksaydınız. Biri Giresun biri Batman değil mi ??? Neden acaba !!! Çünkü küçük yerlerde var olma savaşı var. Nasıl afro Amerikalıların Amerikan rüyası varsa. Anadolu da biz buna yırtma deriz. Vardır. Basketbol artık merkezlere çekildi. Gözden uzak olanda günülden uzak oluyor. İstanbul 16 milyon birçok çeldiriçi var. Küçük yerlerde spordan başka birşey yok... bu genişlemeyi sağlayamazsak dar bir çevrede eski sporcu çoçuklarıyla dönen bir organizasyon dönüşür. Oysa ki Alperen Giresun’un daha sonra Karadeniz ve ülkenin gururu oldu. Şehmuz önce Batman sonra güneydoğunun ve ülkenin gururu oldu. Bu yüzden bu çocuklar önemli bir idol güzel bir örnek... oradaki çoçuklar için sporun bu yönü De gözden kaçırılmamalıdır 

Ali - 2021-02-04 22:21:28

Koç peki Beşiktaş"ın kısa pozisyonunda hem Johnson hem de Berry"den çok daha iyi bir oyuncu olan daf yetenek Ömer Yasir Küçük"ü hiç oynatmamasını nasıl karşılıyorsun ?

Caka - 2021-02-04 22:16:07

Banvitin hocaları sagolsun banvit spor kulup sonsuz tesekkurler. birileri cikip cocuklar adina pirim yapmasin kac oyuncu yetistirmis lerde caka satiyorlar son 10 yıl takimi yapcaz diyorlar baska oyuncu yok nasıl olcakki bu durum emek vermeden hazir elma manavda oluyor

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...