Maçın sonunda , sıralı perdeden çıkan SG' ye pas veriyoruz o da, yine ardından aynı sıralı perdeleri kullanarak sol forvete çıkan G' ye veriyor ve setin sonunda G tarafından atılan iki adet üçlük ile rakibi yakalıyoruz.
Son hücumu da basketle neticelendirirsek maçı kazanacağız.
Ve aynı oyunu yapıyoruz . Ancak PG 'nin adamı dengesini kaybederek yere düşüyor ve PG'nin önü açılıyor.
Aslında SG'ye pas verebilme şansı varken , önü boşalınca çembere yöneliyor ve turnikeye giriyor .
Ancak bir aksilik oluyor ve turnikeyi kaçırıyor. Böylece maçı kaybediyorsunuz.
Oyuncunuza neden seti sonuna kadar oynamadın diyerek kızar mıydınız ?
GENERAL, FİLM YAPIMCISI VE BASKETBOL KOÇU
İyi generaller verdikleri komutlara uyulacağını önceden bilen generallerdir.
Yakın bir zamanda okuduğum bir kitaptan aldığım bu cümlenin içindeki Generaller kelimesi yerine "koçlar" kelimesini koyunca, kendi kendime "vay be cuk diye oturdu" diye düşündüm.
Hatta kapasamını genişletmek için yönetici kelimesini kullanabileceğimi fark edince, bu konuda bir yazı yazsam iyi olur dedim.
Ancak biraz düşününce , böyle bir yaklaşımın, yönetilen kişilerden gelecek ekstra katkılara, yolu tamamen kapatmak anlamına geldiğini ve tartışılacak bir konu olduğu ortaya çıktı.
Pozitif bilimlerle alakalı konularda ( gerçi bu yaklaşım da göreceli ama ) bir dereceye kadar katı disiplin kabul edilebilir.
Ancak iş sanata ve spora geldiği zaman, yaratıcılığın önemi artıyor.
Sanat için bir örnek vermek gerekirse ; bazı film yönetmenleri, klasik senaryonun dışına çıkmasına rağmen filme spontane katkıda bulunan aktörleri desteklerken, bazıları da senaryonun birebir uygulanmasını tercih ediyor.
Basketbolda da "sonuna kadar oynayın, benim dediğimi oynayın." şeklindeki komutlar yerine, bu şablonun içinde "en uygun pozisyonda topu kullanın" yaklaşımı….bu durumu gayet iyi açıklıyor.
Birçok koç, oyuncuların özgürlük sınırı konusunda farklı düşünüyor.
Bazıları bu konuda çok rahat davranırken, bazıları da düzen ve disiplin konusunun tartışamaya açık olmadığını söylüyor.
Altyapıda durum daha da karışık, henüz basketbolcu kimlikleri oluşmamış bir grup oyuncunun, belirli bir şablon içinde kalarak ahenk yakalamalarını beklerken, şablonun dışına çıkamaya çalışan oyuncularla karşılaşıyoruz, bence bu oyunculara nasıl yaklaşacağımız çok önemli .
Oyundan çıkarmak akıllı bir çözüm mü olur ?
Ya da, başarılı olduğu zaman "aferin!" başarısız olduğu zaman da " neden düzeni bozuyorsun ? " diyerek mi yaklaşmalıyız.
Bu konudaki fikirlerinizi yorum bölümüne bekliyorum


Eğer takımımı bu oyuna yeterince çalıştırmış isem Eğer önü boşalmış turnikeye gidiyor ise açıkçası ben oyuncunun atışını desteklerdim Fakat eğer önü doluyken sete uymayıp zor pozisyonda zorlamış ise o zaman oyuncuya yaklaşımım daha sert olurdu.
YanıtlaSil