Basketbolda kesin cevabı olmayan bazı sorular var.
Bunların başında da şut geliyor.
Amerikalı bilim insanlarının bu sorunu aslında çoktan çözdüğünü ama basketbol artık milyarlarca dolarlık bir sektör olduğu için ekonomiye zarar vermemek adına açıklamadıklarını söylesem...
Tabii ki şaka yapıyorum.
Gerçek şu ki, yıllardır yüzlerce şut kampı düzenleniyor, sayısız antrenman yöntemi geliştiriliyor, yeni cihazlar ve farklı teknikler ortaya çıkıyor.
Buna rağmen şut konusunda herkesin kabul ettiği tek ve kesin bir yöntem hâlâ yok.
Belki de işin güzelliği burada. Eğer şut atmanın kusursuz formülü bulunsaydı, basketbol bugünkü kadar keyifli bir oyun olmayabilirdi.
Benzer bir durum ribaund için de geçerli.
Bazı oyuncular topun nereye düşeceğini adeta hissediyorlar.
Elbette doğru pozisyon almak, rakibi box-out yapmak ve zamanlamayı iyi ayarlamak ribaundun temeli.
Bunlar çalışılarak geliştirilebilir.
Ancak sadece bunlarla, sıçrama özelliği sınırlı bir oyuncuyu çok iyi bir ribaundcu yapmak da kolay değil.
Burada birçok basketbol seyircisinin ve hatta bazı velilerin gözden kaçırdığı önemli bir ayrıntı var.
Kısa boylu bir oyuncunun uzunların arasından ribaund alması ya da onların üzerinden şut atabilmesini her zaman sadece sezgiyle
Bunun en önemli nedenlerinden biri kulaç uzunluğu.
Kulaç uzunluğu; iki kolunuzu iki yana tamamen açtığınızda bir parmak ucundan diğer parmak ucuna kadar olan mesafeye denir.
Çoğu insanda kulaç uzunluğu yaklaşık olarak boyuna eşit oluyor.
örneğin boyunuz 180 cm ise kulaç uzunluğunuz da yaklaşık 180 cm oluyor. Üç-beş santimetrelik farklar tamamen normal.
Ancak kulaç uzunluğu boyundan 10 santimetre veya daha fazlaysa, bu basketbolda önemli bir avantaj sağlıyor.
Böyle bir oyuncu topa daha erken uzanabiliyor, ribauntlarda daha geniş bir alanı kontrol edebiliyor ve şut atarken topu savunmacının üzerinden daha rahat atabiliyor.
Bu nedenle bazen 1.90 boyundaki bir oyuncu, 1.95 boyundaki rakibine karşı ribauntlarda üstünlük kurduğunu görüyoruz.
Tersi durumda, yani kulaç uzunluğu boyundan belirgin şekilde kısa olduğundaysa, oyuncunun bu dezavantajı; daha iyi sıçrama, zamanlama, teknik ve oyun bilgisiyle telafi etmesi gerekiyor.
Kısacası basketbolda sadece boya bakarak oyuncu değerlendirmek doğru değil.
Boy önemlidir ama tek başına yeterli değil. Başta IQ Kulaç uzunluğu, atletizm, sezgi, zamanlama ve çalışma alışkanlığı da en az boy kadar oyunu etkileyen özellikler.
BİR KAÇ ÇARPICI ÖRNEK
NBA'de oyuncuların sadece boyları değil, kulaç uzunlukları (wingspan) da büyük önem taşıyor.
Hatta birçok kulüp, oyuncu seçerken bunu en az boy kadar dikkatle ölçüyor.
- Donovan Mitchell 1.91 m boyunda olmasına rağmen yaklaşık 2.08 m kulaç uzunluğuna sahip.
- Bu sayede kendisinden daha uzun oyuncuların üzerinden rahat şut atıyor ve savunmada çok daha fazla alanı kapatabiliyor.
- Victor Wembanyama 2.21 m boyunda olmasının yanında yaklaşık 2.44 m kulaç uzunluğuyla adeta bir dev.
- Blok ve ribaund istatistiklerinin önemli nedenlerinden biri de bu.
- Rudy Gobert yaklaşık 2.16 m boyunda ve 2.36 cm kulaç uzunluğuna sahip.
- Uzun yıllardır NBA'in en iyi savunmacıları arasında yer almasının nedenlerinden biri de bu fiziksel avantajdır.
Ancak bunun tersi örnekler de var.
Kulaç uzunluğu ortalamanın altında olan oyuncular, bunu daha iyi sıçrayarak, doğru zamanda hareket ederek, güçlü temel tekniklere sahip olarak ve oyunu iyi okuyarak telafi ediyorlar.
Sonuç olarak basketbolda başarı tek bir özelliğe bağlı değil.
Boy, kulaç, atletizm, teknik, çalışma alışkanlığı ve oyun zekâsı birbirini tamamlayan parçalardır. Bir oyuncuyu değerlendirirken sadece boyuna bakmak, kitabın yalnızca kapağına bakarak içeriği hakkında karar vermeye benzer.
Yorumlar
Yorum Gönder