Ana içeriğe atla

ÖNCE ÖĞRET, SONRA YARIŞTIR / KENDİNE SOR: NEDEN?/ OYUNCU NE GÖRDÜ?/ KONUŞMUYORLAR ÇÜNKÜ.../ HER ŞEYİ BİLMEK ZORUNDA DEĞİLSİN



ÖNCE ÖĞRET, SONRA YARIŞTIR


Bir şeyi öğretmeden önce çalıştırmak, çalıştırmadan önce yarıştırmak...

Altyapıda sık yaptığımız hatalardan biri bu.

Bence sıra basit:

Önce öğretilir.
Sonra çalıştırılır.
Daha sonra yarışma içinde denenir.

Şut örneğin.

Önce yakın mesafeden doğru tekniği öğrenirsin.

Sonra tekrar tekrar çalışırsın.

Sonra süre koyarsın.

“Bir dakikada kaç tane?”

“Kaçta kaç?”

İstatistik tutarsın.

Ve en sonunda bunu maçın içinde kullanmasını beklersin.

Çünkü yarışma, öğretimin başlangıcı değil, sonucunu görme yeridir.



KENDİNE SOR: NEDEN?

Antrenör olarak kendimize daha fazla sormamız gereken bir soru var:

“Bunu neden çalışıyoruz?”

Bir drill yaptırıyoruz.

Neden?

Bir şut çalışması hazırlıyoruz.

Neden?

Bir set öğretiyoruz.

Neden?

Eğer cevabımız “Çünkü hep böyle yaptık” ise biraz durup düşünmek gerekiyor.

Antrenmanda zaman en değerli şey.

Bu nedenle her çalışmanın oyuncuya yakın zamanda bir faydası olmalı.

Less is more.

Çok şey çalıştırmak değil, doğru şeyi çalıştırmak önemli.

Bazen bir drill'i çıkarmak, yeni bir drill eklemekten daha iyi bir antrenörlük kararıdır.


OYUNCU NE GÖRDÜ?

Oyuncuya “İçeri gir” demek kolay.

Ama asıl soru şu:

İçeri girme kararını vermeden önce ne gördün?

Bazen cevap geliyor:

“Hocam, oynuyorum işte…”

İşte tam burada eğitim başlıyor.

Savunmacı seni baseline'a yönlendirmiş olabilir.

Şutörün savunmacısı yanında ama biraz gömülüdür.

Ani ve doğru bir pasla kolay bir atış çıkabilir.

Bunların hiçbirisi tesadüf değildir.

Basketbol sadece hareket etmek değil, gördüğünü doğru yorumlayıp karar vermektir.

Bu nedenle antrenmanda oyuncuya sadece ne yapacağını değil, neden yaptığını da sormak gerekir.


KONUŞMUYORLAR ÇÜNKÜ...

Bir 4x4 hızlı hücum çalışması düşünün.

Oyuncular koşuyor.

Top dolaşıyor.

Ama kimse konuşmuyor.

“Niye konuşmuyorsunuz?” diye soruyorsunuz.

Aslında cevap basit:

Ne konuşacaklarını bilmiyorlar.

“Topu aldım.”

“Solum boş.”

“Arkandayım.”

“Şut.”

“Switch.”

Basketbolda iletişim de öğretilen bir beceri.

Aynı pas vermeyi, closeout yapmayı, boxout etmeyi öğrettiğimiz gibi.

Oyuncudan iletişim bekliyorsak önce ona hangi durumda ne söylemesi gerektiğini öğretmeliyiz.

Sessiz oyuncu her zaman iletişimsiz oyuncu değildir.

Belki de sadece kelimeleri öğretilmemiştir.


HER ŞEYİ BİLMEK ZORUNDA DEĞİLSİN


Genç bir koça söylemek istediğim şeylerden biri şu:

Her şeyi bilmek zorunda değilsin.

Ama her şeyi öğrenmeye çalış.

Bir konuda çok iyi olabilirsin.

Şut konusunda.

Geçiş hücumunda.

Princeton'da.

Savunmada...

Fakat koşmayan bir takıma geçiş hücumu oynatamazsın.

Oyuncularını tanımıyorsan bildiğin en iyi sistemi de doğru kullanamazsın.

Ekibini tanı.

Oyuncuyu tanı.

Ailesini, karakterini, neye nasıl tepki verdiğini anlamaya çalış.

Ve kendini de tanı.

Çünkü iyi koç, her şeyi en iyi bilen kişi değil; doğru şeyi doğru zamanda bilen ve kullanan kişidir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...