Ana içeriğe atla

SAVUNMADA KAYMAK



Savunmada kaymanın nasıl yapılacağını, vücudun ve bacakların nasıl olması gerektiğini oyunculara öğrettikten sonra, onları karşınıza alıp elinizle ileri, geri ve yana doğru işaretler yaparak çalıştırmak, savunma öğretiminin ilk basamaklarından biri.

Çeşitli isimleri olmasına rağmen bu drill eskiden “Ayna” olarak bilinirdi.

Bu çalışmada koçun karşısında bulunan oyuncular, onun işaret ettiği yöne anında kayarak cevap verirler. Buradaki temel amaç, koçun hareketine mümkün olduğunca çabuk reaksiyon vermek. 

Dolayısıyla bu drill, savunmada yana kaymanın öğrenilmesinin başlangıç noktası olarak kabul edilebilir.

Ancak burada henüz “kazanmak” veya “mücadele etmek” bölümü devreye girmiyor.

Sadece harekete çabuk reaksiyon veren ve hareketi mekanik olarak daha doğru yapan oyuncular öne çıkıyor.

Asıl mücadele ise dripling yapan bir oyuncunun karşısında, aynı savunma hareketlerini kullanarak onun sizi geçmesini engellemeye başladığınızda ortaya çıkar.

Koçun karşısında bu hareketi çok iyi yapan, mekaniğini çok iyi öğrenmiş bazı oyuncuların, gerçek bir hücumcunun karşısında kolayca geçilebildiğini de çok sık görürüz.

Çünkü işin içine artık sadece hareketin mekaniği değil; atletizm, kıvraklık, bacak kuvveti ve reaksiyon sürati gibi birçok özellik girer.

Bunun yanında iki önemli detay daha vardır:

Duruş şekli ve hücumcuyu yönlendirme.
Savunmacı ile hücumcu arasındaki mesafenin doğru ayarlanması.

Hücumcuya göre daha yavaş ayaklara sahip bir oyuncu bile, doğru duruşu ve doğru mesafeyi kullanmayı biliyorsa, rakibinin önünde kalabilir ve onu istediği yöne doğru yönlendirerek yavaşlatabilir.

Ama bunların oyuncuya birileri tarafından öğretilmesi gerekir.

Bu öğretim yalnızca “Daha alçak dur”, “Adamını geçirme” gibi sözlü uyarılarla yapılmaz. Drilllerle, tekrarlarla ve doğru örneklerle öğretilir.

Oyuncuları karşı karşıya koyup “Hadi, birbirinizi geçmeyin” demek herkesin yapabileceği bir şeydir.

Asıl koçluk ise oyuncuya nasıl geçilmeyeceğini anlatmak, göstermek ve bunu çalıştırmaktır.

Çünkü savunma, sadece mücadele etme isteği değil; ne yapacağını bilerek mücadele etme işidir.









Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...