Sene 1971 Spor Sergi Sarayı Aydan Siyavuş'un koçluğunu yaptığı Galatasaray ile İTÜ Genç erkekler finali oynuyor . Pick and Roll oynayan ( şutu atan bendeniz ) perdeyi koyan Efe Aydan benim içeri girmemi bekleyen rahmetli Engin Domaniç ve perdeye takılan Sami arkadaşımız.
BANA GÖRE PICK AND ROLL
Bu yazıyı, oyuncu yetiştirme anlayışı arasındaki farkı anlatabilmek için yazdım.
Elbette hem pick and roll oynayan hem de topsuz oyun oynayan takımlardaki oyuncular adam adama savunmayı da öğreniyor, zona hücum etmeyi de.
Ben sadece konuyu daha net anlatabilmek için uç örneklerden yola çıktım.
Bugün bir basketbol maçı izlediğinizde pick and roll oynamayan bir takıma rastlamak neredeyse imkânsız.
Hatta günümüzde hâlâ Triangle Offense ile dikkat çeken takımlar var. Yakın zamanda böyle bir takımı izlerken, "Demek ki pick and roll olmadan da hücum edilebiliyor." diye düşündüm. Fakat maçın en kritik anlarından birinde onlar da pick and roll oynadılar.
Çünkü açık konuşmak gerekirse, özellikle altyapıda savunmada zone yapmak işleri nasıl kolaylaştırıyorsa, hücumda da pick and roll en pratik ve en güvenilir çözümlerden biri.
Zone savunması yaptığınızda; top aldırmama, topa ve adama göre pozisyon alma, yardımlaşma gibi öğretilmesi uzun zaman alan birçok savunma prensibini tam anlamıyla öğretmeden de maça çıkabilirsiniz.
Benzer şekilde, hücumun merkezine sürekli pick and roll koyduğunuzda da topsuz perde, seal, arkası dönük oyun, cut çeşitleri, pas açıları ve topsuz hareket gibi birçok temel hücum becerisini oyuncularınıza yeterince öğretmeden maç oynayabilirsiniz.
Konuya farklı bir açıdan bakarsak, genç oyuncuların ileride büyük ihtimalle pick and roll oynayan takımlarda forma giyecekleri de bir gerçek.
O zaman şu soru akla geliyor:
"Neden pick and roll'ü küçük yaşlarda öğrenmesinler?"
Bu noktada genç antrenörlerle önemli bir gözlem paylaşmak istiyorum.
Dikkatli izlerseniz, üst düzey koçların pick and roll'ü aynı şekilde kullanmadıklarını görürsünüz.
Bu, birinin doğru diğerinin yanlış olduğu anlamına gelmez. Sadece farklı hücum felsefelerini gösterir.
Genel olarak üç farklı kullanım biçimi vardır:
- Hücumun doğrudan pick and roll ile başlaması.
- Önce başka hücumların denenmesi, sonuç alınamayınca pick and roll'e gidilmesi.
- Başka aksiyonlarla savunmanın dengesi bozulduktan sonra doğru anda pick and roll oynanması.
Bana göre üçüncü yaklaşım en gelişmiş olanıdır. Çünkü bunu uygulayabilmek için pick and roll dışındaki bütün hücum prensiplerini de oyuncularınıza öğretmeniz gerekir.
Ben koçluk dönemimde ilk seçeneği hiç tercih etmedim. Bunun önemli nedenlerinden biri, erken oynanan pick and roll'ün uzun oyuncular için karşı potaya tam hız koşmamanın bahanesine dönüşebileceğini düşünmemdi.
Bu nedenle önce hızlı hücumu sonuna kadar zorladım. Hızlı hücumdan sonuç alamazsak oyunu durdurup tepeden pick and roll oynadık. Daha sonra ise giderek üçüncü modele geçerek, savunmayı farklı aksiyonlarla bozduktan sonra pick and roll kullanan bir anlayışı benimsedim.
Peki altyapıda çocuklar takım oyununu nasıl öğrenecek?
Benim kişisel görüşüm şu:
14 yaşına kadar pick and roll yerine hand-off üzerinden ilerlemek çok daha doğru bir tercih olabilir.
Çünkü hand-off, özünde bir paslaşmadır.
Paslaşmak ise paylaşmayı, birlikte oynamayı ve doğru karar vermeyi öğretir. Takım oyununun temellerini atmak için bundan daha doğal bir başlangıç düşünemiyorum.
Bu yaştan sonra ise elbette pick and roll öğretilmelidir.
Ancak hücumun sürekli pick and roll ile başladığı bir anlayış yerine, önce diğer hücum prensiplerini geliştiren, pick and roll'ü ise gerektiğinde kullanan ikinci ve özellikle üçüncü yaklaşımın oyuncu gelişimi açısından çok daha değerli olduğuna inanıyorum.
Yorumlar
Yorum Gönder