BSL başlamadan önce hazırlık maçlarını seyrederken aklıma garip bir hikâye geldi. Yıllar önce çok sevdiğim bir basketbol idarecisi abiyle yurt dışına seyahate gitmiştik. Milano’da, hiç alakam olmamasına rağmen onun ısrarıyla bir at yarışına gittik. Abi bahis oynamak için gittiğinde ben de çimlerin üzerine uzanmıştım. Yarışacak atlar da yanımdan geçiyordu. Dikkatimi çeken, yarışacak dört attan ikisinin çok iri ve kuvvetli, diğer ikisinin ise oldukça zayıf olmasıydı. Belki bazıları sürpriz olsun diye zayıf atlara oynayabilirdi ama bana göre bu, gerçekleşmesi oldukça zor bir ihtimaldi. Abi kuvvetli atlardan birine oynarken ben de “Neden diğeri olmasın?” diye düşündüm ve diğer kuvvetli ata oynamasını söyledim. Benim tercih ettiğim at kazandı. Böylece çok istediğim Le Coq Sportif ayakkabıları hak etmiş oldum. Şimdi bunun nereden aklıma geldiğini anlatmaya çalışayım. Basketbolda fizik ve kuvvet elbette çok önemli. Ama daha önemlisi, sahip olduğunuz fiziksel özellikleri sahaya yansıtabilmek. ...