Ana içeriğe atla

BASKETBOLUMUZ ( 1951 ) YAZAN DR. ALİ URAS




( Bu yazı tahminen 1951 senesinde kaleme alınmıştır. Yazıyı noktasına virgülüne dokunmadan ,aslına sadık kalarak kopya ettim.)

YAZAN DR. ALİ URAS

TÜRK MİLLİ BASKETBOL TAKIM KAPTANI

Bana basketbolumuzun geçmişi , hali ve istikbali hakkında bir yazı yazmamı söyledikleri zaman , gayri ihtiyari 12 sene evvel Kabataş Lisesinde sayın hocalarım Hamdi Saver ve Hayri beylerin teşviki ile ilk başladığım basketbolu hatırladım. 10 kişi arasında, herkesin gelişi güzel topu atıp tutması ve eğer becerebilirse sepete geçirilmesi ile kazanılan bu oyunun, şimdiki anlamı ile ne büyük bir iptidailik olduğunu benim gibi olanlar daha iyi anlayabiliyorlar.

Amerikada bir problem haline getirilen bu oyunun, biz de son gelişmesi daha basit olmakla beraber o tarafa doğru bir ciğer açılmış olması memnuniyet vericidir.





Basketbolun bu basit anlayışı içinde geçen seneler bu sporumuz için çok büyük bir kayıp olmuştur.
Bunun sebebini türlü zaviyelerden aramak gerekir .

Bir defa 1936 olimpiyatlarına giden arkadaşlar memlekete döndükleri zaman yeni bilgiler getirmemişler , yalnız gezintiye gitmişlerdi.

Saniyen ; Anti basketbolist bir zihniyet taşıyan spor idaresi , memlekette bu sporun mevcudiyetini unutmuş ve beynelmilel müsabakalara iştiraktan men etmişti.




Salisen araya giren harp seneleri bu sporun bizde tamamen unutulmasına sebep olmuş ve böylelikle canım spor can çekişme devresine girmişti. 

Nihayet 3 sene evvel bir Çek takımının gelişi ve akabinde türlü mücadelelerden sonra gidilen Mısır’daki müsabakalar , onlardan öğrendiğimiz tecrübe, ve çok değişik bilgiler basketbolun tamamile ölümden kurtulmasına ve onun bugünkü şerefli duruma erişmesine sebep olmuştur.

1938 senesinde bizi kolaylıkla yenen Mısır takımını 1949 Avrupa şampiyonasında , karşımızda nasıl zor bir duruma düşürdüğümüzü ancak görenler takdir edebilir.


O zaman bir sene sonra bizi Napolide yenen Fransa takımının 1951 Avrupa şampiyonasında karşımızda mağlubiyetten kurtulamamış olması bu muazzam terakkinin en güzel örnekleridir.

Memleket sporunda çok kısa zamanda ve herkesin hayret nazarları karşısında en ön safhaya geçen basketbolun daha fazla inkişafını ümit ediyor ve canu gönülden diliyorum.

Yalnız alınan bu kıymetli galabelerden şımarmamak, daha iyi dereceler almak için şimdikinden daha fazla çalışmak mecburiyeti vardır.

Kantite ve Kalite bakımından daha verimli bir hale gelmek için, Basketbolu bir orta ve lise sporu haline getirmek , üniversite çevresinde daha ileri seviyelere eriştirmek, bunlar için İstanbul Ankara ve İzmir’de ( Şimdilik ) kapalı salonlar yapmak ve nihayet takımı milli müsabakalardan alıkoymamak lazımdır.



Bu spor üzerinde biraz daha gayret eder ve emek sarfederek ,pek kısa zaman sonra güreş gibi ; bir spor şubemiz daha , bütün dünyada memleketimizin haklı propagandasını yapabilir, ve spor sahasında kıymetli zaferle kazandırabilir.




Yazımı bitirirken; Basketbolumuzun bu seviyeye erişmesinde , senelerdir titiz, yorulmak bilmez gayretiyle çalışan , bir takım kötü niyetli kimselerin düşünceleri hilafına , basketbolumuzun kurtarıcısı ve ta kendisi olan “Turgut ağabeyimize” “Atakol’a” bitmek ve usanmak bilmeyen gayretle bütün imkansızlıklara ve çekemeyenlerin muhalefetine rağmen, basketbolun bugünkü teknik kabiliyeti ve aşırı terakkisini sırf kendi arzu irade, bilgisiyle başaran ve hiç bir maddi menfaat gözetmeden feragatle çalışma arkadaşım “Samim Göreç’e” bütün sporcu arkadaşlarım namına teşekkür etmeği bir borç bilirim






Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...