Ana içeriğe atla

BASKETBOL AKLI (MINDSET





 Yetenekli oyuncuyu tarif etmek çok kolay, topa hâkim, şut sokabilen, ribaunt alabilen vs...

 

Ancak “basketbol aklı” yüksek olan oyuncuyu tarif etmek o kadar da kolay değil, belki basketbol aklı vasıtası ile yaptığı asistler, sayılar, ribauntlar istatistiklerde gözükür ama takımına yaptığı katkıları anlayabilmeniz için basketbolu iyi bilmeniz gerekir. 

 

Peki, bu özellik geliştirilebilir mi? Bu soruya hayır dediğiniz anda işiniz kolaylaşıyor, sisteminizi ezber üzerine kurarak ve çok çalışarak hallediyorsunuz. 

 

Tüm oyuncularınızı makinenin bir parçası olarak düşünüp basit ve kolayca anlaşılır görevler vereceksiniz. 


“Burada dur çizgiye ayağını bas, kimse geçmesin… Topu alınca, şuna pas ver, sakın şut atma gibi ezberler ile onu “kullanacaksınız”.

 

Peki cevabınız evet ise neler yapmak gerek?

 

Altyapıyı derinden ilgilendiren bu konuda çalışmaya başlamadan her oyuncunun basketbol aklının farklı derecelerde olduğunu ve geliştirmek için ayıracağınız zamanın çok değişken olabileceğini kabul etmeniz gerek. 

 

Hatta bazı oyuncuların altyapı senelerini bitirdikten sonra bile bu konuda hiç gelişmemiş olabilirler.

 

Bizler, “deniz yıldızı hikayesi” misali tüm oyunculara bu fırsatı vermeliyiz. 

 

Ben yeteneği “bireysel olarak” temel tekniklere yatkınlık olarak görüyorum. 

 

Bu da hücumda top ile veya topsuzken karşınızdaki oyuncuya üstünlük kurmak anlamına geliyor.

 

Savunmada ise yine rakibiniz toplu veya topsuzken ona üstünlük kurmak demek.

 

Basketbol aklı ise, tüm teknik eksikliklerinize rağmen aynı üstünlüğü sadece savunduğunuz oyuncu ve sınırlı bir alan içinde değil tüm sahada gösterebilmenizi sağlıyor. 

 

Bu nedenle basketbol aklı fazla olan oyuncular hücumda kendisini tutan oyuncu ve çevresinin ardında gelişen olayları takip edebilmeli. 

 

Basit bir örnek vermek gerekirse, yapılan hücum setinden bağımsız boş arkadaşını görmek basketbol aklının önemli bir parçası.

 

Örnek vermek gerekirse; pick and roll oynayacak olan oyuncuya tam pas verecekken pota altında bir takım arkadaşınızın boş olduğunu görmeniz sizin sahayı iyi gördüğünüzün belirtisidir.

Bu oyuncuya pas vermek için karşınızdaki oyuncuya pas vereceğinizi belli etmeden pası vermek de basketbol aklınızın bireysellik üzerine gelişmiş olduğunu belirler ancak pası vermek temel teknik çalışmasının bir uzantısıdır.

 

Hikâyeyi biraz daha uzatalım. Boş kalan oyuncuya faul yapılma ihtimali varsa ve o oyuncunun faulü değerlendiremeyeceğini düşünürsek pası pick and roll oynayacak oyuncuya vermek ancak basketbolu çok iyi bilenlerin anlayabileceği bir harekettir. Hatta pas vermediğiniz için sizi suçlayanlar çıkacaktır.  

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...