Ana içeriğe atla

TEMPO, SAVUNMA, SKOR


                                                                       SİNAN GÜLER
Geride kalan maçlara baktığımızda Euroleague’e katılan takımlarımızın bu yıl yüksek tempoyla basketbol oynadığını görüyoruz. Çoğu kişi bol skorlu maçlarda savunma yapılmadığını düşünür, ancak bu bir yanılgıdır. Kullanılan top miktarı yükseldikçe, iyi savunmaya rağmen skorun artması çok normaldir.

ABD MİLLİ TAKIMI SAVUNMA YAPMIYOR MU?

Öncelikle çok açık bir örnekle bu konun altını çizmek istiyorum. Kabaca baktığımızda Euroleague takımları, rakip potaya en çok 85 en az 55 şut atmaktadır. Ancak ülkemizde yapılan Dünya Şampiyonası’nda A.B.D her maç 94-95 civarında top kullanarak şampiyon oldu ve şampiyona sırasında çok sayı yemelerine karşın kimse A.B.D takımının savunmasını eleştiremedi.
Bu nedenle skor boarda baktığınızda her zamankinden daha yüksek rakamlar görüyorsanız, bunun yapılan kötü savunmadan kaynaklanmadığını, sadece yükselen temponun sonucu olduğunu düşünmenizde yarar var.
                                                                                         DERRIC ROSE

 
İKİ VE ÜÇÜNCÜ PERİYOTLARDA OLUŞAN BÜYÜK FARKLARIN KAPANMASI OLAĞANDIR

Daha önceki yazımda bahsettiğim gibi çoğumuz yüksek tempolu basketbolun yabancısıyız. Kontrol basketbolunda oluşan 10 sayılık bir farkı maçın sonuna kadar korumak mümkünken, son günlerde sıkça karşılaştığımız gibi tempo yükseldiğinde 10 değil, 20 sayılık farkların erimesi artık bizi şaşırtmamalı.



Basketbolda takımlarının her maç kullandığı top miktarı belirli bir sayı aralığında olsa da, bu miktar periyotlara göre farklılık gösterebilir. Eğer dikkatli izlerseniz geride olan takımların devre ve periyot başlarında savunmaya daha fazla yoğunlaştıklarını ve bu nedenle maçın temposunun düştüğünü görürsünüz.




Eğer hızlı basketbolu bir sistem olarak seçtiyseniz, maçın ortasında oluşan farkı korumak amacıyla tempoyu düşürmek sanıldığı kadar kolay değildir. Bu tarz tempo değişiklikleri sadece periyot veya maç sonlarına doğru uygulanabilir.
                                                                                                                                   JORDAN FARMAR
 
Geçtiğimiz hafta bunun örneğini Anadolu Efes –Caja Laboral maçında gördük. Özellikle Caja Laboral takımının açık farkla öndeyken tempoyu  düşürmemesi ve Anadolu Efes’in ikinci yarının başında yaptığı sert savunma sonrası hızlı hücumlarla aradaki farkı kapatması bunun güzel bir örneğiydi.




RİBAUND ALAN, YARI SAHAYI HIZLI GEÇEN, ÜÇLÜKÇÜ VE ÇEMBERE GİDEN KISALAR
                                                                                                BO MCCALEBB
 



Bununla birlikte Bo McCalebb, Emir Preldzic, Bojan Bogdanovic, Jordan Farmar Sinan Güler ve Sasha Vujacic gibi bu sisteme uygun oyunculara sahipseniz, yavaş giden maçın temposunu yükseltmek çok daha kolaydır.



 

Yüksek yüzdeyle top kullandığınız tempo sizin için en uygun olanıdır. Eğer kilit oyuncularınız yüksek tempoda daha başarılı oluyorsa, bu sistemi seçmek akıllıca bir yaklaşımdır.
 
Ve görünüşe göre Anadolu Efes ve Fenerbahçe Ülker takımları daha çok bu tarz oyunculara sahipler.



HIZLI VEYA YAVAŞ HÜCUMU ŞUT YÜZDESİ BELİRLER
Bir takımın yüksek tempoda oynaması demek her maçta aynı miktarda top kullanacağı ve sürekli kolay sayı atabileceği anlamına gelmez. Bu durum deplasman maçlarında değişebildiği gibi, rakip takımın yaptığı savunma ve sizin şut yüzdeniz ile ilgilidir. Ancak hızlı hücum aniden ortaya çıkarıp rakibi perişan edebileceğiniz çok önemli bir silahtır.

EMİR PRELDZIC
 




Yüksek temponun bize yabancı gelen diğer bir tarafı da, top paylaşımının alıştığımızdan daha az olmasıdır. Ancak bu sene takımlarımız bu sistemi tercih ettilerse, bize sıfır pasla atılan şutları ve birinci pas sonrası yapılan erken atışları kabullenmek düşer.



                                                                                   BOJAN BOGDANOVIC










Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...