Ana içeriğe atla

SİSTEM VE TAKTİK




Öncelikle taktik ile sistem arasındaki farkı vurgulamakta yarar var sanırım. 
Maçlara göre değişen hücum setleri veya savunma düzenleri, bu düzenlerin içindeki kurallar, oyuncu rotasyonları, oyunun ritmi, bunları hepsi taktik sayılabilir, molada çizilen bir oyun da bir taktiktir. Sistem ise bir felsefedir.
Eğer sezon başında sisteminize uygun oyuncuları seçerek hazırlık yapma imkanınız varsa rahatlıkla seçtiğiniz sistemi uygulayabilirsiniz. Ancak böyle bir imkanınız yoksa sisteminizi zaman zaman taktik olarak kullanmaktan başka çareniz kalmaz.
Oyunun temposuna bağlı olan iki ana sistem vardır, bunları iyi uyguladığınız takdirde, sahada iki değişik spor yapılıyormuş kadar fark yaratırlar. Yine de felsefe tanımına uygun olabilmesi için, süreklilik en önemli unsurdur.


FREEZE


 İngilizceden tercümesi oyunu dondurmak anlamına gelen bu sistem, Türkiye’de, kontrol basketbolu olarak geçmektedir. 
Genellikle zayıf ve kısıtlı kadrolarla, kendinizden daha güçlü takımlara karşı mücadele ederken taktik olarak uygulanır. Ancak bunu sistem olarak kullanan birçok antrenör vardır. Bu sistemde hücum eden takım, yirmi dört saniyeyi sonuna kadar kullanır, ardından hızlı hücumdan sayı yememek için oyuncular erkenden geriye koşar, bazı antrenörler kolay sayı yememek için oyuncularını hücum ribaunduna bile sokmazlar. 
Maç ve periyot sonlarında rakibe süre kalmaması için yirmi dört saniyenin sonuna kadar beklemek ve topu son saniyede kullanmak bir taktik hücumdur ancak her maçta ve her hücumda topu bu kadar geç kullanmak bir oyun sistemidir
Bu sistemi uygulamak için kadro yapısı çok önemli olmamakla birlikte, genelde kuvvetli bir Post oyuncusuna ve şutör oyunculara ihtiyaç vardır. Bazen Pivot oyuncusu olmayan ve eşleşme problemi yaratacak dış oyuncular ile bu sistem uygulanabilir. Uzun zaman önce, ünlü koç Çetin Yılmaz’ın çalıştırdığı ve oldukça yaşlı oyunculardan kurulu Sümer Bank Beykoz takımı bu sistem ile başarılı bir sezon geçirmişti. Yine beş altı yıl önce Türkiye’ye gelen ünlü NBA koçu Mike Fratello verdiği seminer sırasında, bir dönem Cleveland takımına bu sistemi uygulattığını ve o sezon elindeki zayıf kadroya rağmen başarılı sonuç aldığını anlatmıştı. Ancak bu sistemi uygularken, oyunu çirkinleştirdiği için basketbol kamuoyundan tepki gördüğünü özellikle belirtmişti. Bu sistem daha çok yaşlı ve tecrübeli oyuncular ile uygulanır  maalesef çok özel olmadıktan sonra genç oyunculardaki potansiyelin dışarı çıkmasına izin vermez.





RUN AND GUN


Diğer sistem ise Run And Gun, Transition,Fast break basketbolu olarak anılan, yüksek tempolu basketboldur. Eminim, özellikle kontrol basketbolu oynamayan takımlar, uygun bulduğu her pozisyonda hızlı hücumu dener ancak bu bir sistem değil, bir taktiktir. 
Eğer tüm hazırlıklarınızı bu yönde yaparsanız ve her maçta tempoyu yükseltmek için özel bir çaba sarf ederseniz ancak o zaman bir sistemden bahsedebilirsiniz.
Bu sıra dışı sistemi uygulayabilmeniz için, her şeyden önce bir koç olarak sizin inanmanız ve bu konuda çok kararlı olmanız gerekir. Sistemi uygularken özellikle oyuncularınızın ciddi bir motivasyona ihtiyacı olacaktır.
Bu sistemin en önemli avantajlarından biri tecrübeli tecrübesiz tüm oyunculardan yararlanma şansınızın olmasıdır. Bu sistemde genç oyuncular yeteneklerini kolayca gösterebilirken önceki sezonlarda vasat performans gösteren bazı oyuncular aniden yıldız statüsüne yükselebilirler.
Bu sistemin dezavantajlarından biri de, fazla atış yapıldığı için savunmaya yeteri kadar önem verilmediği izlenimi vermesidir.Ancak ülkemizde yapılan dünya şampiyonasında kupayı alan ve maç başına 90-95 top kullanan A.B.D takımının savunma yapmadığını kimse söyleyemez. 



Yorumlar

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...