Ne zaman bir yıldız oyuncunun hayat hikayesini dinlesek , yaşadığı zorluklar karşısında gösterdiği çabaya hayranlık duyarız.
Ancak o, bizim için geçmişin imkansızlıkları içinde yaşanmış bir hikayeden başka bir şey değildir.
Zaman geçtikçe tabii ki şartlar
değişecek ve imkanlar artacaktır ancak asırlar geçse de insanların yaşadığı
duygular hiç bir zaman değişmez.
Zamana ve şartlara bağlı olan bu
zorluklar olsa olsa duyguların daha da güçlenmesine yol açar.
Melih,Azmi, Mehmet, Şadi, Aytek, Cem, Sami, Levent , Cevat, Ömürden , Kemal, Efe .
Geçmişte yaşanılan başarılardan ilham alabilmek için biraz olsun o zamanki şartları hatırlamakta yarar var.
Geçmişte yaşanılan başarılardan ilham alabilmek için biraz olsun o zamanki şartları hatırlamakta yarar var.
SPOR SERGİ SARAYI GÜNEY SANAYİ - GALATASARAY
O yıllarda Türkiye birinci liginde şampiyonluğa oynayan çoğu takımın salonu yoktu, benim oynadığım takım ise önemli bir ayrıcalığa sahipti nizami ölçülerde olmayan, neredeyse yarı saha boyunda bir salonda antrenman yapardık. Size, yardımcı koçun, doktorun, masörün, kondisyonerin olmadığı, başkaları için beş sene önce dikilmiş formaların giyildiği bir dönemden bahsediyorum..
Ve bu şartların sadece a takımlar
için olduğunu belirtmeme gerek yok
sanırım ... Varın alt yapının halini siz hayal etmeye çalışın.....


İŞİN SIRRI ,YETENEK, ZEKA,
KARARLILIK VE İNATÇILIK
Tüm bu
imkansızlıklara rağmen koçun zeki olması oyuncunun yetenekli olması ve hepsinden
önemlisi her ikisinin de kararlı olması
halinde başarı bir şekilde geliyor.


MELİH AYDAN SİYAVUŞ KEMAL EFE CEVAT
SADECE ÜÇ SENE YETER Mİ?
SADECE ÜÇ SENE YETER Mİ?
Konu ,basketbola
oldukça geç başlayan, neredeyse yıldız kategorisinde hiç resmi maça çıkmayan takım arkadaşım Efe Aydan'ın genç takımdaki ilk senesinde duayen koç Aydan Siyavuş ile tanışması ve
ardından üç sene gibi kısa bir sürede birinci ligi kasıp kavuran bir oyuncu haline
gelmesi.
TEMEL BİLGİLER DEĞİŞMEZ
Bu süratli
gelişiminin nasıl başladığını ve ilk senesini biraz olsun hatırlayabiliyorum ancak
bu kadar kısa süren gözlemimin, bugün tüm alt yapı koçlarına ve oyuncularına ilham
verecek ve örnek olacak temel bilgiler verebileceğini düşünüyorum.

OYUNCU SEÇİMİ
Bulunduğunuz dönemde oyunu
domine eden pozisyon ne ise, o pozisyona uygun bir fizik, uygun bir yetenek
bularak başlangıç yapmak gerekli .
1970 ‘li
yılların basketbolunu, hiç dripling yapamayan sadece pota altında oynayabilen Pivot pozisyonundaki oyuncular domine ediyordu...
Oyuncuya temel teknik verirken
yetenekli olduğu konuların üzerine gitmeli, gerektiğinden fazla bilgi
yüklememeli.
Siz
kısalar ile bir potada çalışırken, diğer potada, en fazla iki ya da üç
oyuncuyla yapılan temel teknik çalışmalarını özetlemek çok da zor değil.
Alçak
post bölgesinden topu almak ,dönerek ve zıplayarak şut atmak, yine alçak post
bölgesinden topu aldıktan sonra çengel atış ve ona benzer bir iki farklı atış yapmak.
Yüksek post bölgesinden zıplayarak yakın mesafe atışları.
Ve bitmek bilmeyen box ,ribaunt ,ilk pas çalışmaları .
Ve bitmek bilmeyen box ,ribaunt ,ilk pas çalışmaları .
Belki bunlar size her antrenörün yaptırabileceği çalışmalar gibi gelebilir.
Ancak az ve öz olan bu hareketlerin özenle seçilmiş olması ve bundan da önemlisi bu hareketleri, oyuncuyu sıkmadan defalarca
tekrar ettirecek motivasyonun sağlanması işin zor kısmıdır.
BESLENME
Günümüzde
artık diyetisyenler var, özel beslenme programları ve ilave vitaminler ile
oyuncuların gelişimine katkıda bulunuyorlar. Ancak eğer kendinizi bir diyetisyene teslim
etmediyseniz, sokağa çıktığınızda fast food ve sentetik gıdalardan başka yiyecek bulmakta zorlanıyorsunuz.
Bu
nedenle eğer alt yapı ile ilgilenen diyetisyeniniz yoksa, tüm basketbolcu
adaylarına bu konun ne denli önemli olduğunu anlatmak ve adeta bir diyetisyen
gibi onları yönlendirmek yine koçun işi oluyor.


O
zamanlar her hangi bir oyuncu için çok özel bir diyet uygulandığını
hatırlayamıyorum.
Ancak o
yıllarda tüm çocukların tercih ettiği kaşarlı
ve sosisli tosttan kaçınılarak çocuklara ev yemeği yenmesi tembih edildiğini özellikle Anadolu’dan
gelen oyuncular için lokantalar ile anlaşmalar yapıldığını duyuyordum.
Daha sonra yıldız olan Efe Aydan'a , Aydan abinin akşamları yemekten sonra elindeki kocaman kavanozun içinden fındık ,fıstık, kuru üzüm yedirdiğini bugün bile gayet iyi hatırlıyorum.
Daha sonra yıldız olan Efe Aydan'a , Aydan abinin akşamları yemekten sonra elindeki kocaman kavanozun içinden fındık ,fıstık, kuru üzüm yedirdiğini bugün bile gayet iyi hatırlıyorum.
KONDİSYON VE AĞIRLIK
Artık günümüzde
her takımın bir kondisyoneri var. Hatta birçok profesyonel, yaz aylarında özel
kondisyoner ile çalışıyor. Büyük ihtimalle burada anlatacaklarım size pek ilginç gelmeyebilir.
Ancak geçmişte basketbol koçları tarafından yaptırılan bu çalışmaların, o
zamanki kısıtlı bilgilerin ışığında çok başarılı çalışmalar
olduğunu unutmamak gerek.
Eskiden
takım antrenmanlarında, önceleri yabancı kitaplardan tercüme edilmiş, daha sonra
ise Almanya’da ( basketbol değil ) takım sporları konusunda eğitim almış
kondisyonerlerin tavsiye ettikleri programlardan yararlanılıyordu.
Bu
konuda hatırladıklarım biraz sınırlı : Programlar on gün sürüyordu ve kısa
mesafe deparları çok fazlaydı.
Ağırlık çalışmalarında ise, halter
barlarının boynumuza gelecek olan kısmına havlu sararak yumuşatmaya çalışır ,çıplak halterler ile, tam
squat, yarım squat , omuz ve kol çalışmaları yapardık.
Hatta yanılmıyorsam Efe bu çalışmalar sırasında halteri sırtlarken,
boyun kemiği zarar gördüğü için uzun süre boyunluk takmak zorunda kalmıştı.
Burada bahsetmeden geçemeyeceğim, duayen antrenörlerin hocası Cavit Altunay, o yıllarda bizi günümüzde önemli bir yeri olan izometrik çalışma ile tanıştırmıştı.

Burada bahsetmeden geçemeyeceğim, duayen antrenörlerin hocası Cavit Altunay, o yıllarda bizi günümüzde önemli bir yeri olan izometrik çalışma ile tanıştırmıştı.

EĞİTİM
Oyuncunun
eğitimine yardımcı olmak, onun hayatına olumlu anlamda yön vermek koçun görevi
gibi gözükmese de, özel yeteneklerin ebeveynler tarafından yıpratılmasına izin
vermemek için bu konuda da yardımcı olmak gerekebilir.
Aydan abinin Efe'nin derslerinde yardım ettiğini ve yüksek okuldan mezun
olması konusunda yardımcı olduğunu çok iyi hatırlıyorum.


İHTİSASLAŞMA VE PSİKOLOJİ
Her
konuda olduğu gibi, sporda da teknik gelişmeler kaçınılmaz olarak
ihtisaslaşmalara yol açıyor. Günümüzde üst düzey takımlar, ekiplerinde, kondisyoner
,doktor, diyetisyen ,mentörler hatta psikologları istihdam ediyorlar.
Ancak
tüm sporlarda olduğu gibi basketbolda da oyuncunun kendine bilgi veren veya
yöneten kişilere inanması şart.
Günümüzde,
yardımcı antrenörüne ,istatistikçisine, kondisyonerine, inanmadığı
için performansı düşen yüzlerce oyuncu var.


Bilmiyorum, o zaman ki koçlar ile
oyuncuların arasındaki ilişkiler bu güne taşınabilir mi ?
Ancak gerçek olan bir şey var ki, o zamanlar takım koçluğu yapanlar aynı zamanda bugün kişisel koç ve yaşam koçu
başta olmak üzere tüm ekibin işini yapıyorlardı.
Belki de bu sayede koç , oyuncu ve
takım hep birlikte başarılı sonuçlara ulaşıyorlardı.





sayın hocam, ülkenin %90'ı hala bu şekilde çalışıyor :)
YanıtlaSilbir çoğumuz hem antrenör hem kondisyoner hem masör hem mentör hem fizyoterapist hem de malzemiciyiz :))
Ama hala yukarıdakine benzeyen bir hikaye duymadım. Üzücü olan da bu.
YanıtlaSil