Ana içeriğe atla

YABANCI OYUNCU SAYISI İSTATİSTİKLERE NASIL YANSIDI




2013-2014 sezonu üç yabancının sahada yer alabildiği son sezon olmuştu, artık eski diyebileceğimiz bu kural, gençleri ve Türk oyuncuları korumak için düşünülmüştü, hatta dördüncü yabancı oyuncu hakkınızı kullanmadığınız takdirde Basketbol Federasyonu size küçümsenmeyecek bir ücret ödüyordu.

Ancak tüm bu iyi niyetli çabalara rağmen, her yıl farklı nedenlerle devşirme oyuncuların sayılarının artması bazı takımların yabancı kuralını adeta 4+ 1 kuralı gibi kullanmasına neden oluyor, düşük bütçeli takımlar yine mağdur durumda kalıyordu.

  

Kural değişikliği yapıldıktan sonra bu konu ile ilgili birçok yorum yapıldı. Türk oyuncuların artık yeteri kadar süre almaması ,genç oyuncuların tamamen önünün kapanacağı ve milli takımın bu kuraldan kötü etkileneceği gibi olumsuz yorumların dışında,


ligde rekabetin artmasının ve şampiyon olacak takımın önceden tahmin edilememesinin basketbolumuza heyecan getireceği bu sayede medyanın ve sponsorların ilgisini çekeceği gibi olumlu görüşler de ortaya sürüldü.


Tüm bu idari konular dışında, yapılan bu radikal değişikliğin teknik anlamda ligimizde oynanan basketbolu nasıl etkilediği ile ilgili her hangi bir görüş ortaya sürülmedi.
Eskiden, iki Türk oyuncu sahadayken oynanan basketbolun kalitesi nasıldı ? şimdi neler değişti ?


Aslında her takımın ve her koçun kendine göre bir tarzı olduğu için genelleme yapmak çok zor ancak bu sene maçları seyrederken eskisine nazaran daha kaliteli maçlar izlediğimizi düşünüyordum, 
Geçtiğimiz sene ise düzensiz temposuz bir basketbol..
Bir fikir edinmek için bu konuda küçük bir çalışma yaptım.


Ancak, yeni kuralın uygulanmaya başladığı ilk sezon, bazı takımlarımızın çok tecrübesiz olduğunu, daha önce Avrupa liginde oynamamış kadrolarında diğerleri gibi beş altı yabancı oyuncuyu bulundurmamış takımların, transferde ciddi hatalar yaptıklarını düşününce, araştırmama bu iki sezonun yanı sıra şu anda oynanmakta olan 2015-2016 sezonunun ilk yarısını da dâhil ettim.


Araştırma 2013- 2014 / 2014-2015 normal sezonlarını ve 2015-2016 sezonunun ilk yarısını ilk beş içinde bitiren takımların bazı istatistiklerini içeriyor.


Bunlar, çembere atılan şut sayısı, atılan toplam sayı , üçlük yüzdesi, ribaunt ve asist miktarı.  
Bu istatistikleri seçmemdeki amaç çembere atılan top ve atılan toplam sayının bize maçların temposu ile ilgili bilgi vereceğini , üçlük yüzdesinin saha yerleşimi konusu için bir ip ucu olduğunu, ribaunt ile çember altındaki mücadeleyi ve son olarak da asist ile top paylaşımının ne seviyede olduğunu görebileceğimi düşündüm.




Aşağıda ilk iki gurupta normal sezonu ilk beş sırada bitiren takımları ve son sırada ise bu yıl ilk devreyi ilk beş ,içinde bitiren takımları görüyorsunuz .

Banvit                     Fenerbahçe            Efes
Fenerbahçe             Efes                        Fenerbahçe
Efes                        Darüşşafaka           Karşıyaka
Galatasaray            Karşıyaka               Banvit
Beşiktaş                 Banvit                     Darüşşafaka

                 


* Bu çalışma sırasında dikkatimi çeken diğer bir konuyu belirtmem gerekiyor ;  2014-2015 sezonunda Darüşşafaka toplamda attığı 58.3 sayıya mukabil, üçlük yüzdesinde  42.8 ulaşarak, genel ortalamaları büyük oranda etkiliyor.






2013 – 2014

Çembere atılan top      T.sayı   3 yüzdesi    Ribaunt     Asist

  69.4                                 78.8           36.7           32.5           16.8

2014-2015

  66.5                                71.1          33.7           30.9           14.8

2015-2016

  71.6                                 82.5         38.3            35.5          17.3

Yukarıda ki tabloyu yorumlamak gerekirse ; Bir sezon öncesi ile kıyasladığımızda kural değiştikten sonra her ne kadar heyecan artsa bile takımların bir kaos yaşadığını ve bunun da istatistiklere yansıdığını görüyoruz .


Bu sene ise ilk yarı sonunda inanılmaz bir gelişme görüyoruz. 
Yükselen tempo, atılan sayı miktarı, pota altı mücadelesi ve top paylaşımı çok yukarılarda .

Not : Umarım sezon sonuna doğru bu ortalamalar değişmez. 


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...