Antrenman
drilleri ,hücum setleri ,savunma düzenleri, kenar ve dip oyunları... zaten
bunları bilmiyorsanız A takım seviyesinde koçluk yapmanız çok zor.
Eskiden bu
bilgiler için seminerlere gitmek , drill kitapları bulmak hatta duayen koçların
tavsiyelerini dinlemek için kapılarında beklemek gerekirdi. Ancak günümüzde tüm bu teknik bilgilere internet
vasıtası ile kolayca ulaşabiliyoruz.
Ancak sizi temin ederim ki, başarılı olan tüm bu koçların sezonun başından sonuna kadar herkesi kandırarak kolayca sayı bulduğu sihirli setleri veya rakiplerine potayı göstermeyen özel savunma sistemleri yok.
Belki sezonun
bir bölümünde, bir taktik savunma veya bir taktik hücum sayesinde, belirli bir
süre galibiyet serisini sürdürenler vardır ancak yardımcı koçların bilgi düzeyi
,günümüzün teknik imkanları ile birleşince tüm bir sezon tek bir stratejiyi sürdürmek neredeyse imkansız hale geliyor.


Peki nedir?
aynı koçu ve aynı takımı ,bir sene şampiyon yapan ancak ertesi sene play-off’a
dahi sokamayan şeyler..


Bu soruyu,
böyle inişler çıkışlar yaşamış koçlara sorduğunuzda, aldığınız cevap hep aynı
oluyor ; saha dışında organizasyonun kurumsallığı,
saha içinde ise oyuncularla ilişkiler ,kurallar, disiplin, otorite vs.. gibi konular..
saha içinde ise oyuncularla ilişkiler ,kurallar, disiplin, otorite vs.. gibi konular..
Aslında bu tarz
konularda, medyada ve kendi aramızda bol bol tahminler ve yorumlar yapıyoruz .
Örneğin, kulüp başkanlarını koç seçiminden dolayı kolayca eleştirirken ,oyundan çıkarken suratında memnun bir ifade olmayan oyuncunun takımdan hemen kovulması gerektiğini iddia ediyoruz.

Transfer edilen agresif bir oyuncunun takımın koçuyla bir aydan fazla çalışmayacağına dair arkadaşlarımızla bahse giriyoruz.
Bazen koçun takımını motive etmek için çok fazla bağırdığını veya bir başka koçun yerinden bile kalkmadan maçı idare etmesini tenkit ediyoruz.

Maç kaybeden takımların sorununun tamamen lider eksikliğinden kaynaklandığını aslında bizim işaret ettiğimiz oyuncunun liderlik etmesi gerektiğini rahatlıkla söylüyoruz.

Örneğin, kulüp başkanlarını koç seçiminden dolayı kolayca eleştirirken ,oyundan çıkarken suratında memnun bir ifade olmayan oyuncunun takımdan hemen kovulması gerektiğini iddia ediyoruz.

Transfer edilen agresif bir oyuncunun takımın koçuyla bir aydan fazla çalışmayacağına dair arkadaşlarımızla bahse giriyoruz.
Bazen koçun takımını motive etmek için çok fazla bağırdığını veya bir başka koçun yerinden bile kalkmadan maçı idare etmesini tenkit ediyoruz.

Maç kaybeden takımların sorununun tamamen lider eksikliğinden kaynaklandığını aslında bizim işaret ettiğimiz oyuncunun liderlik etmesi gerektiğini rahatlıkla söylüyoruz.

Peki dünyanın sayılı kocalarından Gregg Popovich'in bu konularla ilgili fikirleri ne ?
Pop karakterle
ilgili konuya direkt giriyor, “egoist oyuncular belki belirli bir süre takıma
uyum sağlayabilirler ancak er veya geç, hatta maçın veya sezonun en kritik
anında sorun çıkaracaklardır. ”
Bizim anladığımız dilden tercüme edecek olursak ,“huylu huyundan vaz geçmez” diyor ve böyle bir oyuncu eğer yanlışlıkla! benim takımıma girmeyi başarmışsa, hemen yolarım diyor.
Bizim anladığımız dilden tercüme edecek olursak ,“huylu huyundan vaz geçmez” diyor ve böyle bir oyuncu eğer yanlışlıkla! benim takımıma girmeyi başarmışsa, hemen yolarım diyor.
NBA liginde
5 şampiyonluk yaşamış ve NBA tarihinde Pat Rilley, Phil Jackson ve Jerry Sloan ile birlikte 15 yıl üst üste en çok maç kazanan bu ünlü koçun başarısının altında yatan gerçek, seçtiği oyuncuların karakteri olmuş.
Hatta bunun için transfer edeceği genç oyuncuların maçlarına özel olarak yolladığı idareciler var.

Hatta bunun için transfer edeceği genç oyuncuların maçlarına özel olarak yolladığı idareciler var.

Bu idareciler hedef oyuncunun molalarda takım arkadaşlarına nasıl davrandığını ,koçlarına nasıl tepkiler verdiğini ,takımı maçı kaybederken kenara köşeye saklanıp saklanmadığını, kazanılan maçlarda sevinicini nasıl gösterdiğini izliyorlar.

Eğer böyle bir lüksünüz yoksa oyuncunun karakterini anlamak için daha önce oynadığı takımların koçlarına sormak ,ileriki aşamada da ise antrenmanlarda nasıl çalıştığı, arkadaşlarına ve size karşı nasıl davrandığı önemli göstergelerden biri.
Şimdi diyeceksiniz ki oyuncuyu aldıktan sonra çok geç değil mi ? Hayır hiç geç değil, Pop, bu tarz oyuncuları hemen yollamanız gerektiğini söylüyor. Ve ilave ediyor;

“Bazı koçlar çok yetenekli, çok potansiyelli olan bu oyuncular ile aralarını iyi tutarlar ancak başarısızlık halinde bu “potansiyel” koçun işini kaybetmesine neden olur.”

Takımınızı nasıl motive ediyorsunuz ?
Bu sorusuya Pop ‘un cevabı ,benim de uzun süre aklımı kurcalayan “ Sezon çok uzun” cümlesiyle başlıyor.
Gerçekten
sezonunun ilk yarısında oyuncularınızı motive etmek için zekice planlanmış motivasyon taktikleri kullanabilirsiniz.
Ancak sezon sonuna doğru yıpranan oyuncuların yüzlerindeki ifadeler daha farklı olacaktır.
Peki ne yapmak lazım?

Ancak sezon sonuna doğru yıpranan oyuncuların yüzlerindeki ifadeler daha farklı olacaktır.
Peki ne yapmak lazım?

”Bu kadar uzun bir süreçte, muhakkak inişler ve çıkışlar olacaktır. Eğer takımınızda iyi karakterli oyuncuları biraraya getirmeyi başardıysanız , zor zamanlar için motivasyon konusunda işiniz daha kolay” diyor Pop.

Ve “ben bazı maçlarda kenarda oturan oyunculara şans vermenin
önemli bir motivasyon kaynağı olduğunu düşünüyorum,” bu sayede hem as
oyuncularını dinlendiriyorum ve play-off lara hazır giriyorum

hem de gözden kaçan bazı yedek oyuncuları keşfetme şansını ele geçiriyorum. "
( Eğer dikkat ederseniz, Spurs ligin son maçlarına doğru bazı majör oyuncularını oynatmıyor)

Ve bu durumu da tatlı bir sürpriz olarak kabul ediyor.


hem de gözden kaçan bazı yedek oyuncuları keşfetme şansını ele geçiriyorum. "
( Eğer dikkat ederseniz, Spurs ligin son maçlarına doğru bazı majör oyuncularını oynatmıyor)

Ve bu durumu da tatlı bir sürpriz olarak kabul ediyor.

Son şampiyon olduğu senenin sonunda, bu uygulama yüzünden kendisine kızan bir as oyuncunun “kurallar gereği” 250.000 dolarlık bir ceza aldığını da söylemeyi ihmal etmiyor.

Yedek oyuncular ile oynama konusunda ise , bazı koçların maç kaybetmekten korktukları için bunu uygulayamadıklarını ancak aslında önemli olanın önlerindeki 5 maçın 3 tanesini kazanmak değil büyük resmi görmek olduğunu söylüyor.

Disiplin için öncelikle oyuncuların koça saygı duyması gerekiyor. Bunu sağlamak için de tek şart oyunculara yalan söylememek, açık sözlü olmak.



Yorumlar
Yorum Gönder